Küresel ekonomik kriz korkusu

Birçok uzman 2019’da küresel ekonomik kriz bekliyor.

Küresel krizin, 2019’un ilk yarısında gerçekleşeceği öngörüsü var.

2008’dekine benzer bir kriz ancak ondan daha fazla sarsıcı olacağı söyleniyor.

Bu iddialar henüz 2018 yılındayken de ortaya atılmıştı, şimdilerde daha fazla dillendirilir oldu.

Dünya basınında bu yönde çokça haber çıkıyor.

The Economist Intelligence Unit 2018’ın sonuna doğru yayınladığı raporunda, dünya ticaretinin büyüme hızının 2017'de yüzde 5,2'den 2018’de yüzde 4'e düştükten sonra bu eğilimi koruyarak, 2019'da yüzde 3,4'e gerilemesini bekliyor.

Uluslararası kurye şirketi DHL de küresel ticaretin büyüme hızında, 2019 başında bir yavaşlama tahmin ediyor.

Küresel fon yönetim şirketi Schroders gibi, 2019'da dünya ekonomisinde büyüme hızının, yüzde 2,5-3 olarak düşünülen resesyon sınırına dayanmasını bekleyen kötümserler de var.

Schroders baş ekonomisti Keith Wade, Outlook 2019: Global Economy notunda, küresel ekonomik büyümenin 2018'de 3,3'ten 2019'da 2,9'a gerileyeceğini düşünüyor.

Bu beklentilerin şekillenmesinde, olası ticaret savaşlarının kısıtlayıcı etkilerinin yanı sıra, dünyanın önde gelen ekonomilerinin hız kesmeye başlaması önemli bir rol oynuyor.

BBC, “Ekonomik tartışmalarda, borsalardaki sallantının arkasında, dünya ekonomisinde faizlerin yükselmeye ve likidite bolluğu döneminin sonuna gelindiğine ilişkin algıların yanı sıra, ‘ticaret savaşlarının’ ekonomilerin performansları üzerindeki olası olumsuz etkilerine ilişkin kaygılar öne çıkıyor” diyor. Yani, dünya mali piyasaları oldukça tedirgin...

Türkiye’deki uzmanlar da diğer ülkelerdekiler gibi kötümser.

Türkiye’de yaşanan ekonomik krizin asıl etkisini 2019’da göstereceğini belirten Türkiyeli uzmanlar, krizin yoksulları sert bir biçimde vuracağını, çok sayıda işten çıkarma yaşanacağını öne sürüyor.

2019’un Mart’ına, Nisan’ına hatta Haziran’a kadar sert bir kriz bekleniyor.

Bu kötü senaryo, bu sevimsiz öngörü gerçekleşirse, 2019 çok ağır geçecek.

Bunlara benzer çok sayıda öngörü var.

Tabii az sayıda olsa da bunların tam tersini düşünen, bir kriz olmayacağını öngörenler olduğunu da görüyoruz.

Temennimiz, bir küresel krizin olmamasıdır.

Gerçi dünyada kriz yokken de bizim krizimiz vardı, zaten krizlerimiz hiç bitmedi ama bir küresel krizin bizi etkilemeyeceğini kim söyleyebilir ki?

Uzmanlar, küresel krizden Türkiye’nin nasıl etkileneceğinin önemli olduğunu, çünkü onun etkilendiği ölçüde Kuzey Kıbrıs’ın da zarar göreceğini söylüyor.

Yani Türkiye, küresel krizden ciddi şekilde etkilenirse, KKTC’nin etkilenmemesi imkansızdır.

Zaten Türk Lirası’nın döviz karşısında sıkça değer kaybetmesi genel bir krize neden oluyor, buna bir de küresel krizden kaynaklanan sıkıntılar yaşamamız muhtemel.

2018’in ortasından beridir, bazı uzmanlar vatandaşları “harcamalarında dikkatli olmaya” çağırıyor.

Uzmanlar, vatandaşları önünü görebilecek kadar bir borcun altına yatmaya, gereksiz harcama yapmamaya, tasarruf yapmaya, zor günler için para biriktirmeye çağırıyor.

Tabii yalnızca vatandaşlara değil, hükümete de “tedbirli ol” çağrıları var.

Paraya dayalı, yani Türk Lirası’nın değer kaybetmesi şeklindeki krizlerde KKTC Hükümeti’nin yapabileceği şeyler çok kısıtlı…

Bunu kısa süre önce yaşayarak gördük ama kriz yine de hükümet edenlere bazı tecrübeler kazandırdı. Bu tecrübelerle şimdiden olası krizler için bazı tedbirler alınabileceğini düşünüyoruz.

Bazı ekonomistler, kamu reformu, yerel yönetimler reformu ve vergi reformunun uygulamaya geçmesinin rahatlama getireceğine inanıyor.

Bütçe açığının, krizler vurmadan Türkiye’den yapılacak destekle kapatılması gerektiğini belirten ekonomistler, ekonomik hayatın her alanında tedbirler alıp hazırlıklı olduğumuzda krizin KKTC’yi daha düşük düzeyde etkileyebileceğini belirtiyor.

Aksi durumda yine çok zor günler yaşayabiliriz... Temennimiz krizin hiç olmamasıdır ama olacakmış gibi davranıp hazırlıklı olmak zorundayız.

YORUM EKLE