Küresel salgına karşı alınacak ekonomik tedbirler paketi

Yaşanılan küresel salgından dolayı, birkaç işkolu dışında ekonomik hayatımız da durma noktasına gelmiştir. Ekonomide işler pek iyi gitmemektedir. İşyerleri çalışmamakta, çalışanlar ücret alamamaktadırlar. Kriz uzadığı takdirde işsiz kalacakların sayısı daha da artacaktır. Hükümetin Daha fazla gecikmeden ekonomide acil önlemler paketini açıklaması gerekmektedir. Dünyadaki birçok ülke alacağı tedbirleri ilk günlerden açıklamıştır. Aldığımız bilgiye göre, tedbirlerin bugün veya yarın açıklanacağıdır.

Gelen haberlere göre, hükümetin paketi içinde başta kamu çalışanlarının maaş ve maaş benzeri haklarında ve belediyelerin gelirlerinden yüzde 25 kesinti bulunduğudur. Bu durum, büyük bir olasılıkla çalışanlar, sendikalar ve toplumun büyük bir kesimi tarafından kabul edilmeyecek ve tepkilere yol açacaktır.

Bilinmesi gereken, bu kadar yüksek oranlı kesintilerin, zaten daralan ekonomiyi daha da daraltacağıdır. Ekonomimizde oldukça ağırlığı olan ücretli maaşlı kesimin gelirinin de bu derece azalması piyasaya akacak kaynağı da oldukça düşürecek ve ekonomik çarkları durma noktasına getirecektir.

Umarım bu yola başvurulmaz. Unutulmamalıdır ki, Türkiye dahil dünyada tedbir açıklayan ülkelerde piyasaya para pompalanırken, maaş ve benzeri ödemelerde kesinti yoluna gidilmemiştir. Bizde de, sadece, bütçe dengelemeye yönelik tedbirler alınmamalıdır.

Ana Muhalefet partisi CTP, krize karşı alınacak ekonomik tedbirlerle ilgili hazırladığı detaylı paketi(raporu)geçtiğimiz gün hükümete sunmuş ve kamuoyuna açıklamıştır. Rapor, içerik anlamında değerli ve doyurucu somut önerileri barındıran başarılı bir çalışmadır.

Bugünkü yazımda, sizlere CTP Ekonomi ve Maliye komitesi tarafından hazırlanan bu raporun temel içeriğini aktaran bir derleme yapmaya çalışacağım. Raporun detaylarını bir köşe yazısı içine sığdırmak elbette mümkün görünmemektedir.

Hazırlanan raporun en önemli yönü,  yaratılacak kaynakların nerelerden sağlanacağı ve bu sınırlı kaynakların(destek, kredi ve muafiyetlerin) en çok ihtiyaç duyulacak kesim ve sektörlere ulaşacak şekilde planlanması gerektiğinin vurgulanmasıdır.

Raporun içeriğinde, ekonomide yaşanan ve yaşanabilecek sorunların çözülmesine yönelik öneriler bulunmaktadır. Bu öneriler şöyle sıralanmaktadır.

Gündelikçi olarak çalışanlara ve işletmelerde bordrolu çalışanlara maaş ve ücret desteğisağlanması

işten çıkarmaların yaşanmaması maksadıyle, her bir çalışanı için işletmelere işsizlik ödeneği desteği sağlanması,

işsiz kalacak olanların, hayatlarını asgari seviyede sürdürebilmeleri için İşsizlik Sigortası Fonu’nun desteklenmesi,

Ekonomik faaliyetlerin durdurulduğu süre boyuncamikro işletmeler ve esnaf başta olmak üzere, KOBİ’lerin gelir vergisi, KDV, sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı prim yatırımlarının ertelenmesi,

Gelir ve Kurumlar Vergisi mükellefi olan işletmelerin Mayıs ve Haziran aylarında tahsil edilecek ilk vergi taksitlerinin yılın son çeyreğine ertelenmesi,

Ambarlarda tutulan ve gümrük işlemleri geciken mallar için öngörülemeyenilave ambar kirası ödemesi ya da gemilerin bekleme sürelerindeki muhtemel artıştan doğacak rıhtım harcı gibi ilave maliyetlerin pahalılığa yolaçmaması için limanda uygulanan vergilerde gerekli muafiyetlerin düzenlenmesi gerekmektedir.

Çalışma sermayesi ihtiyacı doğacak esnaf, mikro işletme ve KOBİ’lere, devlet destekli bir program çerçevesinde miktarı, yöntemi, süresi ve faiz oranları belirlendikten sonra Merkez Bankası reeskont kredisi ve/veya Kalkınma Bankası işletme kredisi kullandırılması, Kalkınma Bankası ve/veya özel bankalar aracılığıyla “Özel Destek Finansmanı”/ “KOBİ Finansman Paketi” sağlanması,

Bakanlar Kurulu kararı ile faaliyetleri durdurulan esnaf, mikro işletmeler ve KOBİ borçlularına, TSMF (Tasarruf Sigortası Mevduat Fonu) katkı priminden karşılanmak üzere, geliştirilecek bir faiz destek programından yararlanma imkânı sunulması,

Turizm sektörünün bu dönemde nakit imkânlarının çok daralacağı öngörüsünden hareketle Kalkınma Bankası kaynaklarından işletme kredisi destek paketlerinin hazırlanması.

Halkın gıda, ilaç, temizlik malzemeleri, barınma vd. temel ihtiyaçlarını sağlayacak tedarik (arz) zincirini sekteye uğratmamak amacıyla Hammadde, ithal ürünler, tedarikçi, üretici ve imalatçı, dağıtıcılar, perakendeciler ve nihayetinde tüketicilerden oluşan tedarik zinciri halkaları göz önünde bulundurularak alınacak tedbirlerin somutlaştırılması sağlanmalı ve bu amaçla devlet kurumları ve ilgili ekonomik örgütlerin katılımıyla bir Tedarik Zinciri Komisyonu oluşturulmalıdır.

Salgınla mücadelede kullanılan ve yerel imkânlarla üretilmesi muhtemel her türlü malzemenin (maske, dezenfektan, vb.)ülkedeüretilmesi için KTSO ile çalışılmalıdır.

İçinde bulunduğumuz dönemde kamuya istihdamların durdurulması, acil olmayan kamu harcamalarından kaçınılması ve kamunun finansmanının öncelikli olarak sağlık harcamalarına yönlendirilmesi şarttır.

Yapılacak bağış kampanyalarının sağlık harcamalarına yönlendirilmesi sağlanmalıdır.

Akaryakıt fiyatlarının düşmüş olması KIB-TEK’in azami akaryakıt stoklaması ile maliyetlerini azaltma imkânını doğurmuştur. Bu düşüşün elektrik tarifelerine yansıtılarak sosyal ve ekonomik yönlerden avantaja dönüştürülmesi gerekmektedir.

Piyasaya kesilmiş olan çeklerinden kaynaklanan ödeme güçlüklerini gidermek için Kalkınma Bankası ve ticari bankalar tarafından “İşletme Sermayesi Kredisi” destek paketi uygulanmalıdır.

İşletmelerin ticari bankalara olan kredi borç vadelerinin uzatılması ve faiz kolaylıkları sağlanması için girişim yapılmalıdır.

Bu dönemde ticari bankalarda ödenemeyen veya vadesi genişletilen krediler neticesinde oluşabilecek likidite sorunlarının engellenmesi için Merkez Bankası’nın gerekli tedbirleri alması sağlanmalıdır.

KKTC üniversitelerinin öğrenci kaybetmemesi için, Milli Eğitim Bakanlığı, YÖDAK ve Üniversiteler “uzaktan eğitim” uygulamalarının nitelik yönünden sürekli geliştirilmesini sağlayacak bir mekanizma kurmalıdır.

Sosyal ve Ekonomik Konsey çatısı altında tüm ilgili paydaşların katılımının ve katkısının sağlanacağı bir hazırlık süreci öngörülmelidir.

Olağan dışı durumdan kaynaklanan dönemsel ihtiyaç da değerlendirilerek, Türkiye ile mali ve ekonomik ilişkilerin yeni ve sağlıklı bir düzleme oturtulması, netliğe ve istikrara kavuşması için gerekli girişimler yapılmalıdır.

Mali Yardım Tüzüğünün kapsamının yaşanan kriz sonrasında AB üyesi ülkelere yapılacak desteklere paralel şekilde genişletilmesi için girişim yapılmalıdır.

Turizm ve yükseköğretim sektörlerinde “Dış talep Destek Paketi” hazırlanmalıdır.

Turizm sektörünün devletten alacağı olan ve halen ödenmeyen geçmiş yıllara ait turizm teşvikleri ivedilikle ödenmelidir.

İç talebi artırmaya katkı sağlayacak şekilde kısa vadeli yenileme yatırımları ile özel sabit sermaye yatırımları için finansman kolaylıkları sağlanmalı, kamu sabit sermaye yatırımlarının finansmanına yönelik kapsamlı programlar hazırlanmalıdır.

İstihdam Destek Merkezinin sadece maddi katkıyla sınırlı olacak şekilde değil, nitelik yönünden de piyasaların ihtiyaç duyduğu işgücünün yerelden karşılanabilmesi amacıyla organize edilmesi gerekmektedir.

Raporda sunulan tedbir ve önerilerle ilgili konularda sizlere özet bir derleme yaptım. Raporun bütününü herkesin okumasını tavsiye ediyorum. Raporun ruhu, halkın ve iş dünyasının bu krizi en az hasarla atlatılmasına yönelik tedbirleri ve önerileri barındırmasıdır. Ekonominin daha da daraltılmasına yönelik herhangi bir öneri bulunmamaktadır. Öneriler, piyasanın genişlemesi ve canlı tutulmasına yöneliktir.

Son söz olarak şunu söylemek istiyorum. Piyasanın daralmaması için, İhtiyaç duyulan kaynaklar, ülke içindeki fonlardan ve Bankacılık sisteminden sağlanabilecektir. Ekonomide uzun süreli istikrar sağlanmasının yegane yolu budur.

YORUM EKLE

banner107

banner75

banner108