Lidere saygı bu mudur?

Özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük’ün kabrinin bulunduğu Anıttepe günlerdir karanlıkta…

Bu haberi dün KIBRIS Gazetesi’nde okudunuz…

Sıradan bir haber değildir bu, önemlidir.

Hayatını ülkesine ve halkına adamış, bir büyük insanın, “toplum lideri” payesi almış bir insanın kabrinin bulunduğu Anıttepe karanlıkta…

Neden? Oraya verilen elektrik sisteminde bir arıza varmış…

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) yetkilileri o arızayı tamir edememiş.

Bir de basına diyorlar ki; “Arızayı tamir etmek birkaç gün daha sürebilir…”

Oh ne âlâ… O kadar basit yani…

Toplum liderinin kabrinin yer aldığı Anıttepe karanlığa gömülecek ama oradaki arızayı tamir etmek için kurum ekstra bir efor sarf etmeyecek.

“Ne yapalım, uyduğunda hallederiz” mantığı…

Çok merak ediyoruz, Türkiye’de Anıtkabir karanlığa bürünse ne olur?

Ya da olabilir mi öyle bir şey? Olamaz tabii ki… Değil bakanlık, hükümet bile sallanır… Bizde ise olur…

Anıttepe’den hangi bakanlığın sorumlu olduğu da bilinmiyor, karışmış, ortaya yetki karmaşasına benzer bir durum çıkmış…

Yok eskiden Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanlığı’na aitmiş ama şimdi Turizm ve Çevre Bakanlığı’na geçmiş…

Yok Anıtlar ve Müzeler Dairesi daha önce başka bakanlıktaymış da şimdi Turizm ve Çevre Bakanlığı’na geçtiği için elektrik aboneliği bu bakanlığa geçmiş de…

Bir hayli hikaye… Burasının sorumlusu kim isterse olsun bizi ilgilendirmez.

Bildiğimiz bir tek şey var ki toplum lideri Dr. Fazıl Küçük’e saygısızlık yapılıyor.

Ne ölüye saygımız kaldı ne diriye...

Ramazan Bayramı’nın içine denk geldiği için mi ilgilenmiyorlar, yoksa genel bir ilgisizlik mi bu?

Bu genel bir ilgisizliktir biliyoruz üzülüyoruz… Bayramı mazeret göstereceklerse de kabul edemeyiz.

Toplum liderinin yattığı Anıttepe’deki elektrik arızası ne yapılıp edilecek, bir şekilde arıza giderilecek.

Bunun başka bir izahı yoktur, ayıptır, lidere karşı saygısızlıktır.

Maalesef Anıttepe, çeşitli defalar, çeşitli nedenlerden dolayı gazetelere konu oluyor.

Anıttepe, genel çevre bakımsızlığı nedeniyle defalarca haber yapıldı…

Yıpranan, dökülen yerleri tamir edilmediği için haberlere konu oldu.

Işıklandırmasındaki sorunlar nedeniyle basında gündeme geldi.

Kimi zaman otlar bürüdü oralarını, kimi zaman içki içenlerin, ayyaşların toplandığı mekana dönüştü, bira şişeleri bırakıldı gitti.

İlla ki bir şeylerin yapılması için gazetelerde haber mi yapılması gerekiyor?

Hiç mi bir yetkili yoktur buraları kontrol ettirsin, ortaya böyle fiyaskolar çıkmasın.

Yok işte… Bir Allah’ın kulu Anıttepe ile ilgilenmiyor.

Anıttepe’yi bile koruyamıyor, bakımını yapamıyoruz, gerçekten üzüntü verici.

Hatta utanç verici bir olay…

Geçmişte Anıttepe’de asker nöbet bekliyordu onu da kaldırdılar.

Ne gündüz bakımı yapılıyor, ne de gece birileri ilgileniyor orasıyla.

Hani biz tarihimize, değerlerimize, insanlarımıza sahip çıkıyorduk?

Biz toplum liderinin kabrinin yer aldığı Anıttepe’yi bile koruyamıyoruz.

Alın size kapkaranlık bir Anıttepe.

Bir yabancı, bir turist, bir akşam vakti; “Bu ülkenin liderinin kabrini ziyaret etmek istiyorum” dese onu o karanlığa mı götürecekler?

O karanlığa tanık olan bir turist bizi ayıplamayacak mı?

Lidere saygı böyle mi gösterilir?

Liderin ölüm yıldönümünde anıtta söylediğiniz o güzel sözlerle, bu ilgisizlik çelişiyor, yazıklar ol

YORUM EKLE