Lobi ve Lobicilik  - 1 (lobby and lobbying)

 Belirli bir konuda;

- Çıkarlarına uygun sonuçlar elde etmek amacı ile bir araya gelmiş,

- Bu amaçla hükümet, medya vb. araçlar üzerinden siyasi ve/veya ticari çıkarlar yaratmak adına,

- Çeşitli çıkar gruplarının temsilcilerinden oluşan topluluğa lobi,

- Bu topluluğun yaptığına da lobicilik,   denilmektedir.

   Bir diğer anlatımla lobicilik; siyasal karar alma süreçlerini etkilemek ve kendi istedikleri kararların alınmasını sağlamak amacıyla bireylerin ve çıkar gruplarının yaptıkları her türlü girişim olarak da tanımlanmaktadır.

Lobiciliğin kökeni

   İngilizce kökenli ve bir kamu binasındaki lobiye atıfta bulunan lobi sözcüğü; hükümet kararlarını etkileme ve inandırma konusunda belirli bir ilgiyi temsil eden bir grup insan anlayışını içermektedir.

   Lobici, İngilizce lobbyist sözcüğünden gelmektedir.

   Lobici bir lobinin yöneticiliğini yapan, lobicilik görevini üstlenen kişiyi de ifade ettiği gibi; lobi işiyle uğraşan, ücret karşılığı çalışan ve yasama kademesindeki görevlilere etki etmeye çalışan kişiler olarak da anlaşılmaktadır.

   Lobicilik, tartışmalı ve bazen de yanlış anlaşılan bir çalışmadır.

Lobiciliğin önemi ve konumu

   Küreselleşmenin etkisiyle ülkelerin ve siyasi düzenlerin gün geçtikçe birbiri ile bütünleştiği günümüzde, karar süreçlerini etkilemek çok daha önemli bir duruma gelmiştir.

   Lobicilik, günümüzde ciddi bir çalışma olarak değerlendirilmektedir.

   Lobiciliğin öneminin artmasına koşut olarak bu alanda çalışma yapan profesyonel baskı grupları ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu nedenle lobiciliğin yapılmakta olduğu alan giderek genişlemiştir.

   Tarihteki örnekler incelendiğinde en güçlü lobilerin genel olarak kendi görüşlerine yakın insanları finanse ettiği ve sonrasında kilit noktalara geldiğinde işlerine gelmediği bir kararı etkiledikleri, zaman içerisinde birçok kez gözlemlenmiştir.

   Lobicilik denildiğinde ilk anda akla uluslararası çalışmalar gelmektedir.

   Günümüzde uluslararası boyutta halkla ilişkiler uygulaması şeklinde lobicilik de yapılmaktadır.

   Fayda sağlamak amacıyla belli insan gruplarıyla ilişkiler kuran halkla ilişkilerin, bu bağlamda lobicilik ile yakınlaştığı söylenebilir.

   Lobicilik ve halkla ilişkiler birbirinden ayrı düşünülemeyecek hatta iç içe geçmiş iki çalışma alanıdır.

   Lobicilikte birçok halkla ilişkiler yöntemi kullanılırken, halkla ilişkiler de kamuoyu baskısı oluşturarak siyasi karar düzeneklerini etkileme gibi lobicilik yöntemleri kullanılmaya başlamıştır.

   Bu durum halka dayalı lobicilik ya da dolaylı lobicilik olarak adlandırılmaktadır.

   Son dönemlerde ve özellikle uluslararası alanda Türkiye aleyhine olumsuz gelişmeler ortaya çıktığında lobi ve lobicilik biz Türkler açısından daha sık gündeme gelmektedir.

Lobiciliğin geçmişi

   Lobicilik ilk kez XVI. Louis döneminde, Fransa'nın ABD'ye sattığı silahların ödenmesi için uğraşan ünlü Fransız devlet adamı ve diplomat Vergennes Kontu Charles Gravier'i olduğu söylenmektedir.

   1755 - 1768 yılları arasında İstanbul da Fransa Büyükelçisi olarak da görev yaptığı on üç yıl boyunca Osmanlı Devleti ile ülkesi Fransa arasında ticaretin artması ve bu iki ülke arasındaki ilişkinin daha da iyileştirilmesi için çalışmıştır.

   Tarihsel olarak, lobi sözcüğünden bahseden ilk ya da ilklerden biri İngiltere'de bulunan 1820 tarihli belgedir.

   Ancak lobi uygulamasının kökeni Amerika Birleşik Devletleri'ne atıfta bulunmaktadır.

   Lobicilik ilk kez 1946 yılında Amerika'da çıkarılan Federal Lobi Yasası (Federal Regulation of Lobbying Act) ile yasal bir çerçeveye kavuşturulmuştur.

   Federal hükûmetler; lobicilik çalışmalarını modern devlet dizgesi ve hükûmet anlayışının önemli ve vazgeçilmez bir ögesi olduğunu kabul etmişlerdir.

   Birleşik Krallık’ta ise parlamento tarafından 1995 yılında yayımlanan bir rapora göre; yasa koyucuları ve devlet yetkililerini etkilemek üzere anlaşılan ve en az altı aylık bir süre içerisinde zamanının en az yüzde 20’sini müşterilerini temsil etmek için kullanan kişi lobici olarak tanımlanmaktadır.

Çıkar grupları ve baskı grupları arasındaki ayrım

   Demokratik hukuk devletinde, uyumlu çıkar ve hedeflere sahip kişiler, toplumun çeşitli kesimlerinde o grup için ortak olan ülkülerin savunmasında güç kazanmaya çalışarak, düzenleyici kurumlar ya da kuruluşlar olsun, çeşitli devlet kurumlarını, inandırma yöntemi ile etkilemeye çalışırlar.

   Bu noktada; çıkar grubu (interest group) ve baskı grubu (pressure group) kavramlarını farklılaştırmak gerekir.

   Çünkü bunlar genellikle benzer anlamları benimseyerek kullanılırlar.

   Bu da bir hataya neden olur ve devletin çeşitli kesimlerinde lobiciliğin nasıl işlediğini anlamayı güçleştirir.

   Çıkar grubu sözcüğünün baskı grubu sözcüğünün benzeri olmadığını unutulmamak gerekir.

   Farklı sosyal kesimlerden insanlar tarafından oluşturulmuş bir çıkar grubuna sahip olmanın olası olduğu düşünüldüğünde, örneğin bir grubun yararına kesimsel bir düzenleme yapılması sosyal sınıflarda çağrışım yapar.

   Çıkar grubu ile baskı grubu arasındaki temel fark; iki grup tarafından benimsenen duruşun geçiciliğindendir.

   Herhangi bir durum, davranış değişikliğini tetikleyebilir.

   Çıkar grubu tanımından başlayarak, bir kesimin düzenlenmesi ile ilgili olsun ya da olmasın, ortak çıkarları paylaşarak, hükümet politikalarını kendi yararlarına etkilemeye çalışan, örgütlenen ve bir araya gelen bireyler grubudur.

   Çıkar grupları ile baskı grupları arasındaki ayrımı özetleyecek olursa bunu üç temel başlık altında toplayabiliriz.

Amaç ayrımı

  Çıkar grupları, bir tür ortak çıkara sahip kişiler tarafından oluşturulan gruplardır.

   Bu ortak çıkar, spordan siyasete kadar her konuda olabilir. Çoğu insan siyasi lobicilik örgütleri olarak çıkar gruplarına tanıdıktırlar. Ancak siyaset ile ilgilenmek zorunda değildirler.

   Baskı grupları da çıkar gruplarıdır. Ancak bunlar siyaset ya da siyasi konuları ele almak için özel olarak oluşturulmuştur.

   Çıkar gruplarının yalnızca kendi gruplarına ya da daha geniş bir topluluğa olan çıkarlarını özendirme isteyebilecekleri durumlarda, baskı grupları, politika yapıcıları ya da devlet kurumları üzerinde baskı grubunun çıkarları doğrultusunda siyaset benimsemeye yönelik baskı yapmak için oluşturulmuştur.

Düzenleme ayrımı

   Çıkar grupları farklı düzey ve düzenleme türlerine sahiptir.

   Bununla birlikte, çıkar gruplarının genellikle bir tür resmi örgütlenmeleri vardır.  Bir sıralanım ya da en azından belirlenmiş görevleri bulunur.

   Çıkar grupları genellikle kâr amacı gütmeyen kuruluşlar olduğundan, yasalar tarafından istenen bazı resmi yapıları vardır.

   Baskı gruplarının çalışmaları resmi ve katı bir şekilde düzenlenmiştir. Genellikle şirketler halinde çalışırlar ya da sivil toplum kuruluşu olarak yapılandırılırlar.

   Temelde lobicilik yapanlar şirket konumunda oldukları için, baskı grupları genellikle sağlam bir şirket düzeni ve sıralanımına sahiptirler.

   ABD’de, siyaset ve lobicilikle ilgisi olmayan çıkar gruplarının federal hükumet tarafından özel olarak bir yönetmeliğe bağlı tutulmasına gerek yoktur.

   Taraflara ya da politika yapıcılarına bağış yapmayan ve lobi çalışmalarına katılmayan büyük bir futbol çıkar grubu, devlete kayıt yaptırmak zorunda değildir.

   Bununla birlikte, lobicilik yapan ve fon sağlayan çıkar grupları yasalara bağlı tutulur.

   Baskı grupları, doğalarından ötürü yasal düzenlemeye bağlıdır.

   Baskı grupları siyaseti etkilemeye çalıştıklarından, politika yapıcılar ile çalışmaları ve iletişimleri kesinlikle bir düzenlemeye bağlıdır.

   Bir politika yapıcı ile bir lobicinin eşi arasındaki ilişkilerin kısıtlanmasının yanı sıra politika yapıcılara diğer çalışmaları bağlamında, seyahat ya da hediye alma ve ödeme konusunda katı sınırlamalar getiren ve yasaklayan düzenlemeler vardır.

   Baskı gruplarının parasal durumu hükumet tarafından izlenmektedir.

   Baskı grupları siyasetle ilgili parasal çalışmalarının çoğunu açıklamak zorundadır. Ayrıca adaylara ne kadar bağış yapacakları da sınırlıdır.

Yöntem ayrımı

   Çıkar grubu geniş bir ulama sahip olduğu için,  fikirlerini geliştirmek için çok çeşitli yönlemleri kullanabilirler.

   Baskı yönlemine göre yaygın olarak hitabet sanatını ya da duygusal inandırıcı yönlemleri kullanırlar.

   Çıkar grupları, bir pazarlık aracı olarak parayı kullanabilirler. Ancak açıkça siyasi bir durum sergileyemezler.

   Baskı grupları ise tanımlamaya uygun olarak baskı yönlemleri kullanırlar.

   Bir öneriyi kabul ettirmek için inatçı ve zorlayıcı baskıya başvururlar.

   Bir bütün olarak iş dünyasında baskı yönlemleri; tehdit, korkutma ve rüşvet gibi yasa dışı yöntemlerini de içerecek bir biçimde kötü bir üne sahiptir.

   Bununla birlikte, baskı gruplarının çalışmaları etkin bir şekilde izlendiğinden, yasa dışı baskı yönlemlerine başvurmamaları gerekir.

   Bunun yerine, sürekli iletişim, bilgi toplama, toplantı, reklam, tanıtım, fon toplama ve bağış etkinliklerinde sürekli konuşarak baskı yöntemleri kullanabilirler.

   Baskı grupları, bir politika yapıcısı grubun konumunu kabul etmeye, inandırmaya ya da zorlayana kadar politika yapıcıları ya da şirketlerle sürekli olarak ilişki içindedirler.

(devam edecek)

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75