Mabut vermeyince

   * Gerçekleri söyleyenlerden hoşlanmasak da, gerçekler yine de gerçektir...
   * Hırsız, arsız ve gaddar döviz TL'yi boyuna kemiriyor. Ne zaman doyacak?!..
   * Okullara hademe diye aldıklarına sekreterlik yaptırırlar. Bu düzen hiç değişmez vesselam!..
   * KKTC'deki boşanmalar 14 yıl içinde Yüzde 92 oranında arttı... Yüzde yüze ramak kaldı!..
   *  Faturalar geldikten sonra, Pamuk Prenses’in arkasından, KIB TEK'in reklam kampanyasında rol alacak yeni kahramanlar belirlendi: Drakula, Frankeştayn ve Gulyabani...
   * Define arayanların, kumarhaneyi mekân tutanların, piyangoya yumulanların sayısında patlama var. Ne olacak yani, para suyunu çektikçe!..
   * Derviş Zaim Kıbrıs konulu filmlerin neden çekilmediğini soran üniversite öğrencilerine "Kıbrıs temalı filmler Türkiye'de ilgi görmüyor" dedi. En sonunda Türkiye'dekilerin antipatisini kazanmayı başardık demek ki!..
   * Türkiye'de 2023'e dek seçimsiz bir döneme girildiğine sevinenler düş kırıklığına uğradılar... Şu İstanbul Belediye Başkanlığı seçimi herhalde 2023'e dek uzar!..
   * Anadolu'dan gelen ve yeraltı kaynaklarımızı da zenginleştiren o aziz suyu iflastan kurtulabilmenin çaresi olarak algılayan belediyelerimiz suya okkalı zam yapıyorlar... "Sudan ucuz" lafı sayelerinde tarih oldu...
   * Herkes elini taşın altına koyarsa iş yapacak el mi kalır?!..
    * Yağışların getirdiği bol suyu tutamadık, şimdi de yağışların nimeti olan bol arpa ürününü saklayabilecek ambarları bulamıyoruz…
   * Vermeyince mabut, ne yapsın Sultan Mahmut!..
   * Başka ülkelerin siyasetçileri fabrika ve iş yerleri açılışları yaparlar, bizimkiler ise boyuna festival açılışı yaparlar…
   *  İstanbul'da geveze papağanını işkenceyle öldüren adam tutuklandı... Herhalde papağandan küfürler yerdi... Ama işte besbelli ki, o küfürleri hak eden biri...
   * Siyasilerimiz o bilişim yasasını niye inatla geçirmezler ama?.. Sosyal medyada hem kendilerinin, hem de başkalarının boyuna rencide edilmesinden keyif mi alırlar?..
   * Kişi yazarken ve konuşurken kendini tarif eder. Sosyal medya ortamı da günümüzde bu gerçeği çok iyi kanıtlıyor...
   * Hayatımızda ne varsa özümüz de o olmalı, sözümüz de...
   * Eleştiriye tahammülsüz siyasetçi siyasette her konuma gelebilir, ama tarih önünde "devlet adamı" konumuna asla gelemez...
   * Pahalı soğana yumruk daha büyük bir hırsla vuruluyor… Alimallah ezici yumruklar bunlar!..
   * Başarı öykülerinin kahramanı olmaya kendilerini adamış olanlar baş tacımızdırlar… Bu ülkenin başarı öykülerine öylesine susamışlığı ve gereksinimi var ki...
   * Eski basındaki roman tefrikalarının yerini şimdilerde televizyon dizileri aldı… Bunlar da modern medyanın görsel tefrikaları…
   * Ruhen ayrı dünyaların insanları birbirlerinin dünyalarına vizeyle bile giremezler...
   * Marifet yorgan yerine pireyi yakalayıp yakabilmektedir…
   * Haftanın öğüdü Frida Kahlo’dan: “Uğraşarak düzeltemediğinden ancak vazgeçerek kurtulursun.”
   * Demiş ki; “Kişi düşündüğünü söylemekten korkmaya başlarsa, düşünmekten de korkmaya başlar…” Vedat Türkali.
   * Büyük harflerle yazılması gereken: YAĞMURA HASRET GÜNLERİ BAŞLIYOR…
   * Temel’in dünyası: Zengin aile, düğün davetiyelerinin dağıtılmasında Temel’i de görevlendirir… Kendini beğenmişin biri davetiyesini alırken “Davetiyeleri dağıtacak daha iyi birini bulamadılar mı?” diye söylenir. Temel yanıt verir: “Buldular tabii… Ama o buldukları daha iyi adamların davetiyelerini dağıtmakla meşgul…” * Ve dizeler… Cemal Süreya’dan: "Unuturum diye uyudum / Yine seninle uyandım / Belli ki uyurken de sevmişim seni…”

 

 

YORUM EKLE