“Bir liderin torunu olmak onur verici”

banner37

“Bir liderin torunu olmak onur verici”
banner90
banner8

Orhan İSMAİLOĞLU


Ülkemizin Kurucu Cumhurbaşkanı büyük lider Rauf Raif Denktaş'ın ismini taşıma onuruna erişen ve aynı zamanda torunu olan Rauf Denktaşın siyaset dışındaki hayatını kısa bir özetle hep beraber tanıyalım

1-) Rauf Denktaş özel hayatında nasıl biridir? Siyaset dışında kendinizi nasıl tanıtmak istersiniz?

Ben siyaset yoğrulmuş bir ailenin üçüncü jenerasyona mensup birisiyim o nedenle siyasetin dedem Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Babam Serdar Denktaş’ın aktif siyaset yaptığı dönemde, ben hem yaşım hem de ailedeki yerim nedeniyle biraz da siyasi çırak gibi yetiştim. Bir taraftan dedemin öğütleriyle büyürken, öte yandan babamın bu öğütleri aktif siyasette tatbik etmesini hem izledim hem de parçası olmaya çalıştım. Bütün bunlar yaşanırken ve genetiğime işlemiş olduğunu düşündüğüm bir siyasi yaşam biçimi varken siyaset dışı bir hayattan çok da söz etme şansımız pek olamıyor.  Ancak haliyle siyasetle yatan siyasetle kalkan birisi de değilim. Özel hayatımı siyasi hayatımdan ayırma çabası hep en üst seviyededir. Eşim ve kızlarım ile zaman geçirmek en büyük tutkum ve keyfim. İyi bir aile babası olmaya çalışırken aynı çabayı iyi bir evlat ve torun olmak için de gösteriyorum. Motor sporları sevgimden bahsetmeye zaten gerek yok sanırım. 
Diğer taraftan ise birtakım başarılar elde etmiş ve daha da başarılı olmaya çalışan bir iş insanıyım. Şirketlerimde çalışan arkadaşlarıma iyi ve adaletli bir patron olmak için ise ayrı bir çaba gösteriyorum.   


2-) Kimliğinizin ülkedeki avantajları ve dezavantajları nelerdir?


Siyasi görüşü ne olursa olsun bu ülkedeki insanların büyük saygı duyduğu bir liderin torunu olmak bir yana onun hem adını hem de soyadını aynı anda taşımak hem büyük bir onur hem de büyük bir sorumluluk oldu benim için. Kimliğim bana birçok kapıyı açmış, adım sayesinde belki de hiç tanışamayacağım kişilerle tanışma hatta işbirliği yapma şansını verdi. Kime adımı söylesem, dedemle ilgili  bir anekdot anlatır, akabinde sıcak bir ilişki doğar. Bunu avantajını çok yaşadım. Bunun mali ve siyasi karşılığından çok, en basitinden kendimi çok iyi hissetmeme neden oldu. 
Bu ismin sorumluluğunun büyüklüğünden söz etmiştim. Rauf Denktaş adını taşımak sizi birçok noktada kısıtlıyor. Yaptığınız her şey, attığınız her adım, her girişiminiz siyasi bir neden sonuç ilişkisi içerisinde değerlendiriyor. Bu da beni elbette ki üzüyor. Kimliğimin dezavantajları ile avantajlarını tartıp hesaplayacak olursak dezavantajları avantajlarını hep götürmüş ve bir denge oluşmuştur. 

banner134
   

3-) Başka bir ülkede tekrar doğacak olsanız ve yaşam biçiminizi kendiniz seçecek olsanız şimdiki hayatınız haricinde nasıl bir hayat yaşamak istediniz?

Bu soru bana daha öncede soruldu. Her insan hayatının belli dönemlerinde, ‘Keşke şurada değil de burada doğmuş olsaydım’ diye hayıflandığını bilirim. Ben de elbette hayatımın belli dönemlerinde bu düşünceler içerisine girmişliğim vardır. Ancak  şöyle bir etrafıma baktığımda Kıbrıs’tan başka yerde yaşamayacağımı biliyorum. Kıbrıs’ta yaşamayan Kıbrıslı Türklerin ise burada yaşama hasreti ile yanıp tutuştuğunu da biliyorum. O nedenle buradan başka yerde yaşayamayacağımı biliyorum. 

4-) Kıbrısı sihirli bir değnekle baştan aşağı değiştirmek mümkün olsaydı neler yapmak isterdiniz?

Sihirli bir değnek elbette ki yok ancak Kıbrıs Türk halkı doğru politikaları istikrarlı bir şekilde uygulamak suretiyle, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ekonomik, sosyal ve siyasal yaşamını sihirli değnek değmiş gibi olumlu anlamda değiştirebilir.  KKTC’nin sihirli değneği, ülke ekonomisini hareketlendirecek, sürdürebilir projelere yeşil ışık yakarak desteklemek ve küçücük ülkemizi kaynak fakiri olmaktan çıkarıp, kaynaklarını hangi alanlara yatırılması tartışmalarının yaşandığı bir ülke haline getirmek şeklinde görürüm. Bunu başardığımız anda sihirli değnek ihtiyaç da olmaz kendi sihrimizi kendimiz yaratmış oluruz. 
   
5-) Son olarak gençlere vermek istediğiniz tavsiyeler nelerdir?

Kıbrıs Türk gençliği, belli istisnalar dışında kendilerini ülkemizde ispat edemediler pek. Ama Kıbrıs Türk gençliğinin yurtdışındaki başarılarını gördüğüm zaman toplum olarak mayamızın sağlam ve imkan olduğu takdirde harikalar yaratabilecek yetenek ve zekaya sahip olduğunu görüyorum. Yaşım çok ilerlemiş değil dolayısıyla gençlere yaşlı başlı birisi olarak tavsiyede bulunmak haddim değil belki ancak benden daha genç kardeşlerime şunu söyleyebilirim. 

Ülkelerinden umutlarımı hiçbir zaman kesmesinler. Zaman zaman karşılaştıkları haksızlıklar ya da zorluklar karşısında yılmasınlar, çünkü bu ülkenin gençleri bu ülkenin geleceğine sahip çıkmak gibi bir de ödevleri vardır. 
Girişimcilik olgusu dünyada gençler arasında çok yaygın. Özellikle bizden sonraki kuşağın teknoloji ile haşır neşir bir şekilde büyümüş olması onlar için önemli bir avantaj.  Kıbrıs bu anlamda çok bakir ve birçok fırsatı barındıran bir ülke olduğuna inanıyorum. Gençler ülkelerine bu gözle bakmalarını ve ona göre davranmalarını isterim.  

Zaman içerisinde kendilerine haksızlık yaptıklarına inandıkları ya da fırsat eşitliği tanımadığını düşündükleri jenerasyonun yerine geçecek ve bu kararları verecek olanların kendilerinin olacağının bilinci ile hareket etmelerini söyleyebilirim. Bu çerçevede ise gençlerin siyaset, iş dünyası, sendikal yaşam, sivil toplum gibi toplumun her alanında kaçınılmaz olarak yaşanacak olan gençleşme süreçlerinin içinde bıkmadan usanmadan yer almaları ve bu ülkenin geleceğine sahip çıkmalarını onlardan rica ederim.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner75