Yiğit Küçük “ Sahne kurulurken gözyaşlarımı tutamadım”

banner37

Yiğit Küçük “ Sahne kurulurken gözyaşlarımı tutamadım”
banner90
banner99

Orhan İSMAİLOĞLU

Ülkemizin yetenekli sanatçılarından birisi olan ve son olarak “Bir Zamanlar Kıbrıs” dizisinde  Yorgo karakteri ile herkesi kendine hayran bırakan oyuncu Yiğit Küçük ile çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Bize biraz kendinizden ve yaptığınız işlerden bahseder misiniz? Nasıl başladı tiyatro maceranız?

2015 yılında Amerikan bir video oyunu şirketinde tercüman olarak çalışmak üzere İspanya’ya gittim. Orada yaşarken tiyatro eğitimi almaya başladım. Böylece hep yapmak isteyip de bir türlü fırsat bulamadığım oyunculuğa ilk adımı atmış oldum. Daha sonra yine Madrid’de “The Madrid Players” adlı bir amatör tiyatro grubuna katıldım. İngilizce ve İspanyolca dillerinde çeşitli oyunlarda sahne aldım. Daha sonra Google’da çalışmak üzere İrlanda’ya gittim. Dublin’deyken The Gaiety School of Acting’de kamera önü oyunculuğu dersleri almaya başladım. Daha sonra özel nedenlerden dolayı Kıbrıs’a dönüş yapmam gerekti. O yüzden oradaki eğitimim maalesef yarıda kaldı. O yüzden ben de Kıbrıs’a döndüğümde kamera önü oyunculuk eğitimime duayen Alya Algan’ın vermiş olduğu atölyede devam ettim. Daha sonra yine Kıbrıs’ta özel bir kurum tarafından verilen sahne eğitimlerine katıldım ve aynı kurumun sahnesinde çeşitli komedi skeçlerinde ve oyunlarda sahne aldım.

Bir Zamanlar Kıbrıs Dizisine nasıl katıldınız? 

Diziyi çeken film şirketindeki yan kasttan sorumlu yetkililer Kıbrıs’da sahne eğitimi aldığım kurumda seçmeler düzenlediler. Ben de o seçmelere katıldım ve orada İzli Yorgos karakterini oynamak üzere seçildim.

Bir Zamanlar Kıbrıs adlı dizide 24 Aralık olaylarında yer alan Kumsal’daki Banyo sahnesinde ürkütücü bir performansınız var. Bu role nasıl hazırlandınız, zorlandığınız yerler oldu mu ?

Dizide bir EOKA örgütü üyesini canlandıracağım kesinleştikten sonra 1963 Kanlı Noel olayları ve EOKA hakkında mümkün olduğu kadar kitap ve materyal okumaya başladım. YouTube’da konu hakkında sayısız röportaj ve video izledim. Nikos Sampson, Grivas, Makarios ve genel olarak EOKA hakkında bulduğum sayısız dökümanı 1-2 hafta içinde oynadığım karakteri inşa etmek için kullandım. EOKA’nın kulakları tırmalayan marşını bile kadar defalarca dinledim. Zaten önceki mesleğimden ötürü belli bir seviyede Yunanca konuşabiliyorum, bu da bana hazırlık aşamasında oldukça yardımcı oldu. Banyo sahnesine gelince ise yine aynı yaklaşımla 3-4 gün boyunca konu hakkında mümkün olduğu kadar bilgi edinip video izledim. Özellikle banyo katliamında hayatta kalanların röportajlarını izlemek bana çok yardımcı oldu. En çok zorlandığım kısım ise oynadığım Yorgos karakteriyle empati kurmak oldu. Bir bebeğe, savunmasız kadın ve çocuklara ateş ettiğinizi kendinizi inandırmak ruhsal olarak gerçekten zorlu bir süreçtir. Örneğin bebek sahnesini çekmeye gittiğimde sahne kurulurken göz yaşlarımı tutamadım. O sahne rüyalarıma bile girmişti. Banyo sahnesinde zaten neredeyse tüm Kıbrıslı Türkler gibi benimde çocukluktan gelen bir travmam vardı. O nedenle kendimi olayın gerçekliğine kaptırmak çok da zor olmadı. Tek yapmam gereken sahneye yüzde iki yüz kendimi inandırmaktı. Yorgos olarak motivasyon ve amaçlarımı düşündüm. Böyle bir katliamı ancak gerçek bir psikopatın gerçekleştirebileceğini biliyordum ve oyunumu ona göre çıkardım. Bölüm yayınlandığında en az izleyiciler kadar ben de şok içinde kaldım. Ekranda kendimi tanıyamadım.

  Tiyatronun diziye göre çok daha zor olduğu kesin. Oynadığınız rolü seyirciye birebir anında yansıtabilmeniz çok önemli. Sahnedeki konsantrasyonu bozmamak ve yapmacık olmadan oynamak için ne gibi püf noktaları var, nasıl başarıyorsunuz bu kadar doğal olmayı?

 İkisi de kolay değil. Tiyatro ve kamera önü oyunculuğunun kendine özgü zorlukları vardır. Tiyatro canlı seyirciye oynanır. Genelde mimikler, ses ve vücut dili en arkada oturan seyirciye ulaşılabilmesi adına büyütülür. Tiyatroda etkileyici bir performans göstermek için doğaçlama becerinizin de gelişmiş olması gerekir. Kamera önü oyunculuğu ise tamamen teknik bir performanstır. Mikro oyunculuk da denilir. Işık ve kamera açıları daima göz önünde bulundurulur. Vücut dili ve ses biraz daha arka plandadır. Odak daha çok gözlerde ve tamamen doğal olması gereken yüz mimiklerindedir. Kamerada doğal görünmek katiyen “mış gibi” yapmamaktan geçer. Sinirliymiş gibi davranmak yerine gerçekten sinirlenmek, ağlarmış gibi yapmak yerine kendinizi sahneye kaptırıp gerçekten ağlamanızı gerektirebilir. Oyuncu olarak siz ne hissederseniz seyirci de aynısını hisseder. Yapmacık duygulara kapılırsanız bunu seyirci anında farkeder ve zayıf bir performans sergilemiş olursunuz. Tabii tüm bunları yaparken oynadığınız karaktere derinlik katmak adına biraz da enteresan olmanız da gerekiyor.

Peki Hedefleriniz arasında neler var?

Gerçekten hedeflerim büyük ama hedeflerin fazla dillendirilmesinin insanda yapay bir tatmin duygu oluşturduğuna inanıyorum. Sessiz kalıp hedefe odaklanmanın daha etkili olduğu düşüncesindeyim. Hedefler hakkında diğer insanlardan gelen olumsuz yorumlar bazen insanın motivasyonunu kırabiliyor. O yüzden asıl hedeflerim konusunda şu an sessiz kalmayı tercih ediyorum fakat bir sonraki adımımın Türk sineması olmasını ümit ediyorum.

 "Bir Zamanlar Kıbrıs"ta, Kıbrıs Adası'nı Yunanistan'a bağlamak için kurulan EOKA-B.'nin liderlerinden Nikos Sampson'u canlandıran Tayanç Ayaydın’la birlikte rol almak nasıl bir duygu?

Tayanç Ayayadın gerçekten hayranı olduğum bir sanatçı. Onunla aynı sahnelerde rol alma şansı elde etmiş olmak oldukça onur verici. Normal hayatta gerçek bir beyefendi olan bir kimsenin kamera karşısında acımasız bir terör örgütü liderine dönüşmesini seyretmek gerçekten benim için bir önemli bir oyunculuk dersi. Ayrıca sette bana teknik konularda çok yardımcı oluyor ve rolümü oynarken ondan büyük cesaret alıyorum. Daha önce hayranları tarafından çok sevilen bir Türk askeri olan Osman Kanat’ı canlandırdıktan sonra Türk düşmanı Nicos Sampson’u canladırmak takdire şayan bir cesaret. Tayanç beyi takdir ediyorum.

Beğendiğiniz oyuncular kimlerdir ?

Ahmet Kural’ın dizideki performansına tek kelimeyle hayranım. Her sahnede birbirinden farklı yüz mimikleriyle karşımıza çıkıyor. Hem komedide hem de drama da bu kadar başarılı olmak üstün bir yetenek. Yabancı oyunculara gelince ise listem inanılmaz derece uzun fakat Marlon Brando, Anthony Hopkins, Gary Oldman ve Joaquin Phonenix diyebilirim.

Güncelleme Tarihi: 08 Mayıs 2021, 16:28
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75