Mahkemeler, cezalar, dev cezaevi suçları engelleyebilir mi?

Bir ülkede insanlar, cezaların suçları engelleyemeyeceğini, yeni yapılan cezaevinin de yetersiz kalacağını düşünüyorsa, şartlar insanları böyle düşünmeye itiyorsa, gerçekten alınması gereken ciddi tedbirler var demektir.

Yasalar yaparsınız, bu yasalar bazı cezaları öngörebilir, mahkemelerde bu cezalar uygulanabilir, bu cezalar çerçevesinde kişileri hapse gönderebilirsiniz ama bunların hiçbiri “suçları engellemeye” yetmeyebilir.

Evet yetmiyor, şu anda ülkemizde bunların hiçbiri suçları engellemek için yeterli değil.

Ne cezalar, ne mahkemeler ne de cezaevi yeterli gelebiliyor bize.

Demek ki yapmamız gereken şeyler, almamız gereken tedbirler var.

Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı da suçları önlemek adına sadece ceza vermenin yeterli olmadığını belirterek, devletin alması gereken önlemler olduğunu söylüyor.

Esendağlı, “Özellikle şiddet ve cinsel şiddet içerikli suçların işlenmesi, sadece yüksek cezalar vermekle önlenemez. Bu net. Devletin suçun cezalandırılmasından önce, ortaya çıkışının engellenmesi için etkin tedbirler alması ve bu yönde politika geliştirmesi gerekir” diyor.

Esendağlı, ‘müebbet’ hapis cezası öngören ‘cinayet’, ‘tecavüz’, ‘çocuğa karşı cinsel saldırı’ gibi suçları önleme konusunda tek sorumlunun mahkemeler olmadığına dikkat çekiyor.

Evet, suçun ortaya çıkışının engellenmesi gerekiyor.

Suçun çıkışı engellenemiyorsa, bunu daha sonra cezayla, mahkemeyle, cezaeviyle durdurmak çok kolay değildir.

Böyle olmadığını da zaten yaşayarak görüyoruz.

Mesela 175 kişilik ‘Merkezi Cezaevi’nde şu sırada 550’ye yakın mahkum var.

Mevcut cezaevi yetersiz kaldığı için Minareliköy'e 500 yetişkin erkek, 100 yetişkin kadın, 65 çocuk ve 100 kişilik açık cezaevi olacak şekilde, 765 kişilik kapasiteye sahip yeni cezaevi yapılıyor.

Ancak uzmanlar diyor ki, ülkemizdeki suç oranları ve tutuklu sayısı bu hızla artmaya devam ederse, yeni cezaevi de ihtiyacı karşılamayacak.

Merkezi Cezaevi’nde örgütlü KTAMS’ın Başkanı Güven Bengihan, yürürlükte olan Muhaceret Yasası ve Yurttaşlık Yasası’nın değişmemesi halinde yeni yapılan cezaevinin de yetersiz kalacağını söylüyor.

Ülkeye girişlerde yeterli denetim olmadığı için suçluların arttığını ifade eden Bengihan, artan suçlu sayısıyla birlikte yeni yapılan cezaevinin de yetersiz kalacağını vurguluyor.

Yine cezaevinde örgütlü HAK-SEN’in Başkanı İzzet Türkmen de benzer şeyleri söylüyor.

Türkmen, şu andaki cezaevinde 550 civarı mahkûm olduğuna dikkat çekerek, yeni binanın da kapasite olarak artık ihtiyaca cevap vermeyeceğini, bu yüzden şimdiki cezaevinin revize edilip hükümsüz mahkûmların kalabileceği bir yer olarak açık kalması gerektiğini belirtiyor.

Türkmen, “Yeni binada en az 80 yeni personelin daha istihdam edilmesi gerekiyor. Aksi takdirde büyük umutlarla yapılan bu bina çok büyük hayal kırıklığı ve mevcut kaosun büyüyerek devam etmesine yol açacaktır” diyor.

Zaten biz bu köşede defalarca söyledik, bize büyük, dev gibi cezaevleri gerekmiyor, istediğimiz bu değil.

Biz bu ülkede suçların, suçluların azalmasını istiyoruz, zaten suçlar azalırsa büyük cezaevine de gerek kalmaz.

Tamam, daha modern, insan sağlığı açısından daha elverişli bir cezaevi binası olsun tabii ki, ancak durmaksızın artan suçlular için dev gibi cezaevi istemeyelim.

Yani suçlar ve suçluların artacağını kabullenmiş olmayalım.

Polis, mahkemeler, cezalar, büyük cezaevi suçları azaltmayacak, bizi daha huzurlu yapmayacaktır.

Bunu anlamak ve suçları önleyici tedbirleri artırmalıyız, ilk olarak da ülkeye girişleri ciddi şekilde denetleyerek işe başlamalıyız.

YORUM EKLE