Maraş konusunda uluslararası diplomasi kaçınılmaz

Son bir aydır müthiş bir Maraş yoğunluğu var. Son kırk beş yıldır adeta koma hayatı yaşayan Maraş (Varosha) tekrardan suni teneffüs ile hayata döndürülmeye çalışılıyor…

Bu aşamada olanlar tek kelime ile suni teneffüs… Hayata dönme ihtimali çok yüksek ama Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devleti olarak ivedilikle oluşturulması gereken komiteler, atılması elzem olan adımların bir an önce şekillendirilmesi gerekli…

Biz Anavatan Türkiye’miz ile birlikte oluşturulacak olan diplomasi hareketliliği bizleri bundan sonraki süreç içerisinde çok daha sürdürülebilir bir yapıya oturtacağı kesin. Şimdiki oluşturulan komiteler (envanter çalışması vs ) gibi resmin büyük çerçevesini ana hatları ile belirleyen ilk adımlar, bundan sonraki ileri süreçler için şüphesiz yeterli olmayacak. Başlatılan suni teneffüsün, yaşam ünitesinden çıkacak ve gerçek hayata kavuşması için Maraş’ın hayat bulması ile organize bir hareketin içerisinde olunmalı…

Siyasi beklenti ve ihtiraslardan uzak, burasının haklı davasının uluslararası diplomasi anlamında lobi ve savunuculuğunu yapacak uzman ve bilirkişilerin oluşturulması için geç kalınmamalı…

Tarihin çarpıtılmayacak gerçekleri…

Varoş, Varosha’nın, kasabanın dışında, fakir halkın yaşadığı, Osmanlı döneminde Abdullah Paşa Vakfı ve Lala Mustafa Paşa vakıflarının koçanlı malı ait olduğu gerçekliği üzerine bütün tezlerimizi dayandırarak içini doldurmadan bugünkü siyasi platformda bunu ulusal ve uluslararası kamuoyu nezdinde savunmamız çok kolay değil…

Mağusa şehrinde yaşayan yerleşik nüfusa dokunmak istemeyen Osmanlı hoşgörüsü, o dönemlerde; şehrin dışına yani varoşlarına Türk nüfusu yerleştirmiş ve bu bölgeleri dediğimiz Vakıfların tapulu malı haline dönüştürmüştü. Şimdi bu topraklar üzerine birçok siyasi satranç hamleleri oynanıyor ve Rumlar 74 savaşı ile bu toprakların üzerindeki tüm yatırımların ve alanın Türk idaresinde ama BM gözetiminde kapalı olduğunu, mal sahiplerinin ve yerleşiklerin evlerine, mallarına dönme hakkının ellerinden alındığını, kırk beş yıldır bu mallarını kullanamadıklarını dünyaya haykırıyorlar.

Döneme ait sorulması gerekli olan sorular ve beklenen cevaplar…

Bir Kıbrıslı Türk olarak sürekli zihnimi meşgul eden konular var. Bunları kamuoyu nezdinde de sormam gerekli.

1-Yıllardır özellikle son beş yüz yıldır adamızda hüküm süren farklı uygarlık ve onların getirdiği egemenliklere karşı olarak; Osmanlı “Ahkamü’l Evkaf” olarak bilinen kanunlar, uluslararası siyasi platformda gerçekten ne kadar geçerlidir?

2-Bu oteller gerçekten veya tüm kapalı Maraş arazileri İngiliz Yönetiminde illegal olarak mülk yapıları değiştirildi ise nasıl değiştirildi?

3- Bu illegaliteye kimler müsaade etti, siyasi davamızda neden bunlar çok daha önceden 74 öncesi ve (savaş sonrası KTFD- Kıbrıs Türk Federe Devleti ) ilan edilince ortaya atılmadı?

4-Dönemin siyasetçileri, özellikle İngiliz Kanunlarını iyi bilen tecrübeli dava adamları, bu oteller ve yerleşim alanları yapılırken, Tüm Maraş parselasyonu bizim Evkaf arazileri üzerine yasadışı olarak yapıldı diye hakkımızı neden siyasi platforma taşımadılar?

5- Mademki Maraş bizimdi niye savaşla, kanla aldığımız bu ata topraklarını siyasi bir koz olarak kapalı tuttuk?

6-Mademki vakıf arazileri, vakfiyeler elden çıkarılamayacaktı ve kanunlar bu malların değiştirilmesine müsaade etmiyordu o zaman Kıbrıs Türk halkının vakfiye mallarının elden nasıl çıkarıldı?

7- O yıllarda bile değeri milyon dolarlık olan yatırımları yapanlar ve yaptıranlara nasıl müsaade edildi?

8- Anavatan Türkiye’miz neden bu yatırımları yapan kişilerce AIHM de mahkûm edilerek, mallarını kullanamıyorlar diye mahkûm edildi veya ediliyor?

9- Yoksa biz her zamanki gibi hakkımızı masa başında kaybediyor muyuz?

Bu soruların cevabını bilmek öncelikle bir Kıbrıs Türkü olarak ve daha sonra hayatını Turizm dünyasına ve Eğitim sektörüne adamış bir kişi olarak hakkım diye düşünüyorum.

Rum -Yunan ikilisinin kurnazlıklarına çanak tutmayın..

Son günlerde basınımızın bazı kesimlerinin, çok haklı bilgi ve belgeye dayanmadan, çok doğru araştırmadan bazı belgeleri yayınlamaya başladığını okuyoruz. Bunlar çok ciddi bizleri uluslararası platformlarda zorlayıcı açıklamalar olabilir o yüzden kullanılan her kelimeye, açıklanan her belgeye son derece titizlikle önem verilmesi gerekli…

Nedir bunlar? İşte dönemin İngiliz valisi, Dr. Küçük ve Denktaş’ın ortak hesabına para yatırmış da, bu sebeple, Maraş’taki vakıf mallarından feragat edilmiş vs vs.. Çok basit ve yüzeysel suçlamalar.. Halkımızı manipülasyona sokacak hamleler. Bir Rum avukat çıkmış, adını biliyorum ama reklam olmasın diye yazmıyorum, bunları örnek göstererek, geçmişte imzalanan bu protokol ve anlaşma gereği Türkiye AİHM’de Mahkûm edildi diyor. Bu insanlar, yıllardır Kıbrıs Türkünü cahil sanarak, dünya siyaset arenasında istedikleri gibi at koşturdular ama artık öyle bir dünya yok.. Sen istediğin gibi Kıbrıs Türkünü adada yok sayacaksın, Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki haklarını gasp edeceksin, dilediğin gibi dünyayı aldatacaksın ve biz de sessiz kalacağız. Garantörlük anlaşmalarını, modern dünyada bunların yeri yok diye ucuz siyaset yapacaksın ve maalesef dünya buna haklı bir zemin ve kılıf bulmaya çalışacak…

Gerçek Belgeler…

http://www.kypros.org/Constitution/English/appendix_u.htm...

Bu sayfaya girdiğiniz zaman tüm gerçekler açıkça ortadadır. Dönemin İngiliz Valisinin Dr. Küçük ve Denktaş’a gönderdiği iyi niyet mektubu ve anlaşması ( imzalanması halinde ) tümü ile belirtilmiştir..

İngilizce metinde Appendix U da kelimesi kelimesine haklılığımızı tesis edecek gerçekler yazılı. Maraş konusuna hassasiyet gösteren ve gerçekleri bilmek isteyenler bütünü ile okusun lütfen. Sadece bir kısmını okursanız dönemin Kıbrıs Türk Cemaat liderleri Dr. Küçük ve Rauf Raif Denktaş’ın sanki bir buçuk milyon pound alıp bu haklardan vazgeçtiği yanılgısına düşebilirsiniz. Tüm maddeleri okuduğunuzda ise, tamamen tablonun çok farklı olduğunu anlarsınız… Burada özetle açıkça belirtilen; Türk Cemaatine yapılan Finansal yardımlardan bahsedilmektedir. Bu draft mektupta İngiliz Valisi ve Türk cemaat liderlerinin imzalaması üzerine İngiliz Valinin Kıbrıs Türk toplumuna Kıbrıs cumhuriyeti kurulduktan sonra atacağı adımlardan söz edilmektedir. Şöyle ki bu mektupta bir buçuk milyon pound hibenin ( Grant) Kıbrıs Toplumuna eğitim, vakıf mallarının geliştirilmesi ve diğer benzer kültürel faaliyetlerde kullanılmak üzere, Kıbrıs Türk Ticaret odası kanalı ile Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduktan sonra kullanılmasına karar verilmiştir denmektedir. Bir milyon pound taksitlerle Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduktan sonra Kıbrıs Türk Ticaret odasına yatırılacak, beş yüz bin pound ise, Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmadan önce Lefkoşa Türk Bankası müşterek hesaplarına yatırılacaktır denmektedir. İkinci maddenin devamında, Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve Vakıf yönetim kurulunun onay vermesi ile yapılacak olan harcamaların nasıl şekilleneceği açıkça yazı ile ifade edilmektedir.

Esas bizleri yanıltmaya yönelik olan hareket noktası ise üçüncü maddededir. ( Sizlere aşağıda orijinal 3. maddeyi paylaşıyorum. ) Rum avukatın iddia etiği maddede açıkça, bundan sonra tamamı ile bu maddenin yanlış yorumlanması ve bizleri aldatmasına yöneliktir. Bu maddede, sizlerin onayına getirmek isterim ki; Türk toplumu ve Evkaf Yüksek İdaresi bundan böyle, kabul etmeniz halinde; Birleşik Krallık Hükümeti ve Kıbrıs İngiliz Sömürge hükümetine, hem Kıbrıs İdaresi ve bundan sonra doğacak veya oluşturulacak olan Kıbrıs Cumhuriyeti’ne karşı Kıbrıs Türk toplumu herhangi bir maddi talepte bulunulmayacak denmektedir. Yapılan bu anlaşma kabul edilmesi halinde hiçbir şekilde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulması ile ilgili kanun hükmünde kararname olarak etki etmeyecektir denilmektedir.

Rumlar açıkça, bu paragrafta ve mektubun tümü ile yazılan maddeleri çarptırmaktadırlar. Bunu pervasızca ve haklı olduklarının yalanı ile bütün dünyayı ve bizleri yanıltmaya çalışmaktadırlar. Mektubun devamında ise, bir takvime bağlanarak, hibe edilen bu paranın nerelerde ve hangi amaçlar ile kullanılacağı da açıkça belirtilmiştir.

Bunlardan bazıları, kiralama döneminde bazı vakıf mallarının zarar görenlerinin tamiri, Lefkoşa’da kız ortaokulunun yanına yeni bir bina yapılması, Lefkoşa’ da Girne Kapısı yanındaki Vakıf mallarının geliştirilmesi için harcanacak olan bedel, Lefkoşa Türk Ticaret odasının kurulmasına yönelik olan ve temelleri atılacak olan yeni bina, Girne’de yeni bir ortaokulun kurulması için kullanılacak olan miktar, Girne’de yeni yapılacak olan bir otelin arazisi için kullanılacak olan ücret vs gibi maddeler bulunmaktadır.

Bilinçli ve alanında uzman kişiler ile bir bütün olarak bu haklı davamızı uluslararası mecrada savunabilir ve dünya kamuoyuna bunları anlatabiliriz.. Sadece Kıbrıs Türk insanının daha fazla zarar görmemesi adına çok sistematik oluşumların içerisinde olunmalı ve zaman kaybetmemeliyiz.

Draft Exchange of Letters between the Governor and Dr. Kutchuk and

Mr. Denktash

3. I also have to request your confirmation that the Turkish community, including the High Council of Evcaf, have no financial claims against the Government of the United Kingdom, or against the Government of the Colony of Cyprus, arising or purporting to arise out of or in connexion with either the administration of Cyprus or the establishment of the Republic of Cyprus or otherwise, and that no such claims will be made hereafter by or on behalf of the Turkish community. It is understood that this paragraph shall not affect the provisions, on its entry into force, of the Treaty concerning the Establishment of the Republic of Cyprus initialled at Nicosia on the of July, 1960, and in particular the provisions of Annex E thereto.

Draft Exchange of Letters on Grant to Turkish Community

SCHEDULE

(l) General repairs to and renovation of Vakf buildings which suffered damage owing to rent control.

(2) Towards the cost of a new school building for Turkish Secondary Girls School in Nicosia.

(3) Towards the development of Vakf property at Kyrenia Gate. Nicosia.

(4) Construction of a new building in Nicosia for Turkish Communal Chamber, with necessary offices.

(5) Advance for the building of new Secondary School at Kyrenia.

YORUM EKLE

banner108

banner107

banner88

banner96