Maraş, ya vezir edecek, ya rezil…

Kapalı Maraş’ın durumu ne olacak?

Kimse kaderci bir yaklaşımla, “Ne olacaksa olacak” demesin.

Politikada zemin kayganlığı bizim buralarda had düzeydedir. Her konuda ayağı yere basan, geleceğe yön veren politikaların olduğu yerde zemin kayganlığı, yok sayılacak kadardır. O yerlerde kadercilik yoktur.

***

Kapalı Maraş için pek çok tanımlama yapılır.

En popülerlerinden biri “Hayalet şehirdir”.

Hayalet şehir olarak kalmasının nedeni Türk tarafıdır. 1974 Barış Harekatı tamamlandığı zaman Türk askeri, Maraş’ın güneyinde sınır belirlemişti. Türk askeri sınırı beklerken yüzü Güney’e bakıyordu hâlâ da öyle… Arkasında, Türk bölgesi vardır. Kapalı Maraş da Türk bölgesi, ya da 15 Kasım 1983 sonrası adıyla KKTC sınırları içindedir.  Öteki yerleşim yerleriyle birlikte Kapalı Maraş da yerleşime açılsaydı, 47 senedir, “Kapalı Maraş’ın iadesi” konuşulmayacaktı.

Tıpkı Girne’nin, Maraş’ın açık bölgesinin, Güzelyurt’un, Akdoğan’ın, Yeni İskele’nin ve daha nice yerin konuşulmadığı gibi.

***

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 6 Ekim 2020’de Ankara’ya yaptığı resmi ziyaret sırasında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la bir araya geldi ve 8 Ekim’de Kapalı Maraş’ın açılacağını duyurdu.

15 Kasım 2020’de adaya gelen Erdoğan, yaptığı açıklamada şu vurguyu da yaptı.

“Artık kendi göbeğimizi kendimiz kesmek durumundayız. Onun için de bugünkü kapalı Maraş bölgesine attığımız bu adım, 15 gün önce Kapalı Maraş bölgesiyle ilgili buraya atılan adım ve süratle buradaki yapılan çalışmalarla yeni bir süreç başlamıştır. Buranın gerçek sahipleri aslında bellidir ve şimdi de burası gerçek sahiplerine kavuşacağı günü beklemektedir. Ben sizlerin bu ilgisini de bu anlayışla değerlendiriyorum."

***

Türkiye’nin resmi haber ajansı olan Anadolu Ajansı, 12 Ekim’de yayınladığı, Maraş’la ilgili analizde konuya bir anlamda açıklık getirirken şunları da yazdı:

“Maraş’ın yeniden kısmi olarak kullanıma açılması konusunda herhangi bir mülke el konulma durumu söz konusu olmadığı gibi, henüz iskân ve yerleşime de izin verilmemiştir. Ayrıca kritik bir husus olarak, bölge kademeli şekilde açılırken, KKTC Taşınmaz Mal Komisyonu’nun eski hak sahiplerine haklarının iade edilmesi ya da bunun yerine takas yapılması ve tazminat ödenmesi gibi kararlar verebileceğini de belirtmek gerekiyor.”

***

Her fırsatta yazar ve söylerim.

Söylemlerde istikrar olacak.

Söylerseniz yapacaksınız, yapamayacaksınız söylemeyeceksiniz.

Bir taraftan “Maraş’ı açtık” dedik. Öte yanda 15 Kasım 2020’deki Erdoğan ziyaretinde kumsala yakın, küçük bir betonarme platformun nereye döküleceğinin ince hesapları günlerce sürdü. Korku, özel mülke dokunmamasıydı.

O günlerden beri Maraş’ta açılımlardan bahsederiz ama her defasında, BM’nin kabul ettiği sınırları bir santim bile aşmayız.

“Maraş, KKTC toprağıdır” deriz, ama “bize ait Kapalı Maraş topraklarında” tek başımıza adım atamıyoruz. Asfalt yenilemesi yapılırken, dökülen taşları bile temizleyip, yolu düz asfaltlayamadık.

***

Bu satırların yazarı olarak Anastasiadis ve onun temsil ettiği siyaseti adada çözüme engel görürüm.

Engel gördüğüm için de o politikanın, “çantada keklik gördüğü” Maraş gibi konularda kaybedebileceğini görmesini, “Pozitif muzırlık” olarak nitelerim.

Bu ayrı bir konu elbette.

***

Mesele bizim tarafın Maraş konusunda ne denli istikrarlı politika izleyip izlemediğidir.

Maraş’ı açtık… Taşımaz Mal Komisyonu (TMK) üzerinden, uluslararası hukuka da saygılı çözümü her fırsatta yineleriz.

Bazıları eski hak sahipleri diyerek Rumları ve üçüncü ülkelerden mal sahiplerini işaret eder.

Bazıları ise “Maraş, Vakıf malıdır” der.

***

Aslında, “Maraş açıldı” denilen günden Maraş’ın açılmasına dönük adım atılmadı. Atılacak olsa ilk adım askeri yasak bölge statüsünün kaldırılması olacaktı. O adım atılmadı.

Konuşuluyor o kadar.

Tekrardan, söylem zehirlenmesi olduğu için, kulaklara faklı konular da fısıldanıyor.

Eski sahiplerin başvuruları değerlendirilecek ve devamında, “Tamam gelin mallarınızı geri alın. Ancak mallarınızı geri alırken esas mal sahibinin vakıflar olduğunu da kabul eden bir belge imzalayın” denecekmiş.

Bu konuda görüşümü soran oldu.

“Şaka olsa gerek” dedim.

Ve ekledim. “Maraş ya vezir edecek, ya rezil.”

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75