Marketlerdeki fiyatlar ve gıda yardımlarında son durum

   Son zamanlarda, bazı marketlerdeki bazı temel gıda ve temizlik malzemeleri ürünlerinin fiyatlarında artışlar olduğuna dair, vatandaşlardan şikâyetler gelmektedir. Bunun nedeninin, özellikle ithal edilen ürünlerle ilgili olarak, kur artışlarından kaynaklandığı ileri sürülmektedir. Ancak, birçok ürünün de Türkiye’den geldiğini ve daha az kur artışına maruz kaldığını, ayrıca, daha önceden stoklarda da olduğunu biliyoruz. Ayrıca, yurtdışından gelen süt ürünleri ve işlenmiş et ürünlerine konan fonlar da, bu ürünlerin fiyatlarını artıracaktır.

   Öte yandan, yerli üretimi olan bazı ürünlerde de (gıda, temizlik ürünü) fiyat artışları olduğu bilgisi gelmektedir. Gümrüğü, fonu, ithalde alınan KDV’si olmayan yerli ürünlerin fiyatlarının artması insanlarımızı üzmektedir. Böylesine olağanüstü dönemlerde, üreticilerin, ithalatçıların ve marketlerin kâr marjları makul düzeylerde olmalıdır.

   Toplumdaki çoğunluğun gelirinin düştüğü, satın alma gücünün azaldığı bir dönemde özellikle temel gıda, temizlik ürünleri ve ilaç fiyatları artmamalıdır. Devlet, bu ürünlerin fiyatlarının artmaması için gerekli vergi ve fon indirimlerini sağlamalıdır.

   Ticaret Dairesi de fiyatların fahiş düzeyde artmaması için gerekli denetimleri yapmalı ve tespit ettiği aşırı fiyat uygulayan işletmelere gerekli caydırıcı cezaları kesmeli ve bu işletmeleri deşifre etmelidir. Gün, toplumsal dayanışma günüdür. Fırsatçılığa müsaade edilmemelidir.

   Vatandaşlar da, yüksek fiyat artışı olan ürünleri ve bunları satan işletmeleri mutlaka Ticaret Dairesine şikâyet etmelidirler. Bu konuda sorumlu kimse, ister ithalatçı, ister tüccar, ister market olsun mutlaka tespit edilip, eğer haksız kazanç ve yüksek kâr marjları varsa gerekli cezalar ve yaptırımlar uygulanmalıdır.

   Tüketiciler, eğer tespit ettikleri aşırı fiyat artışlarını şikâyet etmezlerse ve sadece kendi aralarındaki konuşmalarda dile getirirlerse, bu işler düzelmeyecek ve sonuçta yine kaybeden tüketiciler olacaktır.

   Dolayısıyla, şikâyetler söylemde kalmamalı ve eyleme de geçmelidir. Ancak, o zaman istenilen sonuç alınacaktır.

   Son dönemde, benzer şikâyetler et ürünlerinden de gelmektedir. Özellikle marketlerin kasap reyonlarındaki fiyatlar da artmış durumdadır. Temizlenmiş olan şişlik kuzu etinin kilosu 120 TL ye çıkmıştır. Bunun yanında dana ve diğer etlerin de fiyatları artmıştır. Gelirlerin bu denli düştüğü, insanların işsiz kaldığı böyle bir dönemde bu kadar yüksek fiyatla vatandaşların çoğu et alamayacaktır.

   Öte yandan, devlet de et fiyatlarının daha fazla artmaması için, et üzerindeki vergileri kaldırmalı ve hayvan üreticilerine girdi maliyetlerinin düşmesine yönelik olarak, yem, mazot desteği ve doğrudan gelir desteğini artırmalıdır.

   Hayvan üreticilerinin, kasapların ve marketlerin daha ucuza et satılması için kar oranlarında fedekarlık yapmaları gerekmektedir. İçinden geçtiğimiz bu kriz günlerinde, mutlaka halka destek olmalıdırlar. Böylece, tüketicilerin de daha uygun fiyata et tüketmeleri ve bağışıklık sisteminin güçlü olmasını sağlayan et gibi protein bakımından zengin bir gıdayı almaları sağlanacaktır.

   Değinmek istediğim bir diğer konu da, ihtiyaçlı olan insanlara yapılan gıda yardımlarında hâlâ sıkıntı yaşanmasıdır. Bu konuda birçok yerden şikâyetler gelmektedir.

   Köyümüzde, mahallemizde, sokağımızda veya apartmanımızda yardıma ihtiyacı olan kişiler varsa, onlara yardım etmeli ve yetkili mercileri yardım için bilgilendirmeliyiz. Gün, dayanışma, yardımlaşma ve paylaşma günüdür.

   Birçok duyarlı, yardımsever vatandaşımızın ihtiyacı olan insanlara sessiz ve duyurmadan yardım ettiğini biliyoruz. İnsanımıza yakışan davranış da budur. Yardım etmek, bir vicdan işidir ve reklamı, gösterişi, olmaz.

   Koordinasyonsuzluk nedeniyle, bazı evlere gıda yardımları farklı kaynaklardan fazladan yapılırken, bazı evlere düzenli ulaşmadığı bilgileri geliyor. İhtiyaçlı olan ailelere gıda ve temizlik malzemeleri yardımları düzenli yapılmalıdır. Bir defa yardım paketi götürmek yetmez, bunun devamı sağlanmalıdır. Bu işlerde ahbap, arkadaş ilişkileri, hele hele de siyasi amaç güdülmemelidir. Bu davranışlar, vicdanlarda büyük yaralar açar ve kapanması imkânsızdır.

   Özellikle gündelikçi olup, gün işleyip gün harcayan insanlarımızın durumu çok kötüdür. Düzenli bir işleri ve işverenleri olmadığı için perişan haldedirler. Bu insanların aileleri, çocukları var. Aç kalmamaları ve temizlik ihtiyaçları için, mutlaka düzenli yardım yapılması gerekiyor. Çaresiz kalan insan, herşeyi göze alabilir ve sosyal patlamalar, istenmeyen olaylar çıkabilir.

   Bu bağlamda, yapılacak yardımlar, Kızılay, Belediyeler, Muhtarlıklar, Kaymakamlıklar ve geç de olsa geçtiğimiz günlerde kurulan, Başbakanlık bünyesindeki Gıda Yardım ve Koordinasyon Merkezi ile koordineli bir şekilde yapılmalıdır. Dağınık yürütülen çalışmalar, başarısız olmakta, ihtiyaçlı kişilere ulaşmak zorlaşmaktadır. Yardım yapmak isteyen hayırseverler, mutlaka yukarıda işaret ettiğim kurum ve kuruluşlara ulaşarak destekte bulunmalıdırlar.

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104