Meclis, kendi kendini yıpratıyor

Cumhuriyet Meclisi, KKTC’nin en yüksek kurumsal yapısıdır.

Temsili demokrasiyle, genel seçimde seçmen kullandığı oylarıyla, vekillerini belirleyip, Meclis’e gönderir.

Meclis öncelikle yasama organıdır.

Anayasa’ya ters düşmeyen içerikle yasalar yapar.

Meclis, Anayasa’nın bekçisidir.

Cumhuriyet Meclisi, demokrasimizin vitrinidir. Meclis çalışmalarına bakarak, ülke demokrasisinin, siyasetin, hukukun üstünlüğünün kalitesiyle ilgili kanaat sahibi olmak mümkündür.

CTP-HP-DP-TDP dörtlü koalisyonunun bozulmasının ardından UBP-DP-YDP azınlık hükümeti kuruldu.

HP’den istifa eden üç milletvekili, üçlü koalisyona kritik oylamalarda destek veriyor. Azınlık hükümetinin, milletvekili sayısı 24. UBP’nin son genel seçimden bugüne bir resmi bir de “dolaylı” firesi var.

Ersin Tatar, Cumhurbaşkanı seçilince, 21 vekil sayısı 20’ye indi. Hüseyin Özgürgün ise dokunulmazlığı kaldırılınca ailesiyle İstanbul’a uçtu. Zaman zaman dönüş pazarlığı yapsa da gelemedi. İstifa etti. İstifası da hassas Meclis aritmetiği nedeniyle kabul edilmedi. Hüseyin Özgürgün, UBP’nin dolaylı firesi.

YDP milletvekili Bertan Zaroğlu’nun partisinden istifa kararı alması, YDP’den çok üçlü koalisyon hükümetinin sorunu oldu.

Başbakan Saner’e göre üçlü koalisyonun, çoğunluğu var. Ancak o çoğunluk Meclis’te nisap sorununun aşılmasına bile, zamanında yetmiyor.

Bu durum hükümetin azınlık hükümeti olduğunu teşhir ediyor bir anlamda.

Dün de Meclis Genel Kurulu, açılış için yeter sayısı olmadığı için saatlerce toplanamadı.

Bu durum sadece koalisyon hükümetini değil, Meclis’in bütünlüklü kurumsal yapısını da yıpratıyor.

Haziran ayında Ersin Tatar’dan boşalan sandalye için ara seçim yapılması yasal zorunluluk. Ancak tüm partilerin ortak yaklaşımı, bir milletvekilliği için sandıkların kurulmaması. Uzlaşıyla erken seçim tarihi belirlenirse, ara seçim zorunluluğu ortadan kalkar.

Üçlü koalisyon kurulurken, ortaklar Ekim 2021’de erken seçim için uzlaştı. Hatta Meclis Başkanlığı seçim sürecince Resmiye Canaltay seçilemeyince Başbakan Saner kürsüye çıkıp, muhalefete “Hodri meydan” der gibi, erken seçim tarihi belirlemelerini söyledi.

Şimdi hükümet, 2021 yılında erken seçim yapılması kararından vazgeçti.

Nisan 2022’yi istiyor.

Muhalefet ise Ağustos 2021 diyor.

Uzlaşı denemeleri başarısız oldu.

“Meclis Genel Kurulu’nda dün UBP Grubu, erken seçim tarihinin belirlenmesine yönelik kurulan özel komitedeki parti temsiliyet sayılarını belirlemek üzere Ad-Hoc komite kurulmasına ilişkin bir öneri sundu ve oyçokluğuyla kabul edildi. Tansiyonu yüksek toplantıda, oylama yapıldığı esnada muhalefet tepkisini ortaya koydu “Meclis İç Tüzüğü’ne aykırı” dedi. Meclis Başkanı da, hukukçularla yapılan değerlendirmede yanlış bir uygulama olmadığı neticesinin çıktığını söyledi.”

Dünün özeti bu.

UBP’nin önerisiyle sorun aşılmış oldu mu?

Elbette aşılmadı.

Muhalefete göre UBP’nin önerisinin kabul edilmesi, Meclis İç Tüzüğü’ne aykırı.

UBP ısrar ederse ne olacak?

Meclis’teki uzlaşılamayan konuda son sözü Anayasa Mahkemesi söyleyecek.

Hükümet, azınlık hükümeti olmaktan kaynaklanan sorunlar yaşıyor. Görünen o ki bu sorunlar daha da artacak.

Meclis toplanamayacak noktaya geldi.

Kısacası hem hükümet hem Meclis sıkıntılı. Bu sıkıntılı durum, en başta KKTC’nin hukuk devleti niteliğine, demokrasisine zarar veriyor.

Demokrasi, Anayasal düzen zorlanmamalı.

Hiç gecikmeden tüm partilerin uzlaşısı sağlanmalı, Meclis’in yıpranmasına neden olan kaotik ortam sonlanmalıdır.

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75