Merkez Bankası yine faiz düşürdü

TC Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun dünkü toplantısı öncesinde, kurlardaki yükseliş devam etti. Çünkü, piyasa uzmanları bu toplantıda da 100 baz puan( yüzde 1) faiz indirimi bekliyorlardı. Nitekim, karar açıklanınca bu beklenti gerçeğe dönüştü ve döviz kurları yeni rekorlar kırmaya devam etti. Politika faizi yüzde 14 oldu.
Bu arada, döviz rezervleri azalırken, kurlarda beklenen düşüş de sağlanamıyor. Faiz indirimi sonrasında kurlar, dolarda 15.65,  Euro da 17, 70 ve sterlinde 20.90  düzeylerine ulaştı maalesef.
MB, döviz kurlarındaki yükselişi durdurmak için son 15 günde piyasaya yaklaşık 4 milyar dolar sürdüğü uzmanlar tarafından seslendiriliyor. Fakat, bu hamleler, kurlarda geçici bir duraksama yaratsa da, döviz kurlarının yükselişini durduramıyor. Son bir yıllık süreçte, TL'nin değer kaybı yüzde 50 düzeyini geçti. Bu değer kaybının en önemli kısmı, eylül ayından sonra faiz indirimlerine başlanmasıyla oluştu.
Bu süreçte, Merkez Bankası ve Maliye Bakanlıklarında yaşanan sık değişiklikler, yüksek enflasyon oranlarına rağmen, faiz indirimlerinde ısrar edilmesi de kurlardaki yükselişin  önemli faktörler arasında. Piyasalar, bu ekonomi politikalarına olumsuz tepki veriyorlar.
Özellikle, dövizin arttığı, enerji, hammadde ve gıda fiyatlarının yükseldiği bu dönemde, enflasyonun düşmesi beklenmiyor. Bütün bunların üzerine,  MB 'nın faiz indirimine devam etmesi, piyasaların ve halkın TL' ye olan güvenini sarsmaktadır. Böylesine bir ortamda ülkenin ekonomi ve MB yönetimleri piyasalara ve halka güven aşılamalıdır.
Türkiye' de şu anda enflasyon yüzde 20 düzeylerinde iken, faizler yüzde 14 düzeyinde bulunuyor. Aralık ayı enflasyonunun da yüksek gelmesi bekleniyor.Böylece faiz ile enflasyon arasındaki makas daha da açılacak ve bu durum da, TL' den kaçışı hızlandıracak ve kurları daha da yukarıya fırlatabilecektir.
Zira, reel olarak şu anda Türkiye' de TL faiz getirileri, enflasyondan dolayı, eksi yüzde 6  olarak görülüyor. Aralık ayındaki enflasyon oranından sonra  bu farkın daha da artacağı kesin.
Öte yandan, kurların artışı, fiyatları yükseltip, enflasyonu da fırlatıyor. Tüm mal ve hizmetlerde zamlar peşi sıra geliyor. Malların büyük bir bölümü yurt dışından gelen ülkemizdeki pahalılık Türkiye' ye göre katmerli bir şekilde yaşanıyor.
Kasım sonuna kadar toplam enflasyon oranı KKTC de yüzde 26.86 'ya ulaştı. Yıl sonunda oluşacak enflasyon rakamı, yüzde 30 bandını geçip, 2018'den sonraki en yüksek oran olabilir. Şu anda, .geçen yılki 11 aylık enflasyonun, nerdeyse 2 katına yaklaşmış  durumdayız.
Halkın temel ihtiyaçları olan  özellikle gıda, sağlık, akaryakıt ve gaz alanlarındaki pahalılık, vatandaşları perişan etmektedir. Akaryakıt ve gazdaki zamlar üretim girdisi olduğu için tüm özel sektör işletmelerinin de maliyetlerini artırmakta ve bu da pahalılık olarak ortaya çıkmaktadır.
Tüm mal ve hizmetler de gerçekleşen zamlar, hayatı günden güne pahalılaştırırken,  Döviz borcu olanlar borç taksitlerini ödeyemez  duruma gelmiştir. Ülkede, geçinmek zorlaşmış, fakirleşme artmış, vatandaşların ve işletmelerin borçları günden güne büyümektedir. Kredi kartı borçları son bir yılda yüzde 45 artmış durumdadır.
Özel sektörün sıkıntılarla boğuştuğu, satın alma gücünün düştüğü,  işsizliğin arttığı, dar gelirlilerin perişan olduğu bir ortamda, ocak sonunda  çalışanlara, emeklilere ve asgari ücretlilere oluşan hayat pahalılığı mutlaka ödenmeli ve bir nebze olsun nefes almaları sağlanmalıdır.

 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104