Mesajı alamadılar…

Şampiyonluk yarışındaki Doğan Türk Birliği son haftalarda iyi oynamıyordu. Yendiği maçlarda bile oynadığı futbol çok tatmin edici değildi. Lig sonuncusu Esentepe’ye geçen hafta sahasında 3-2 yenilince bunun bir yol kazası olduğu düşünüldü. Çarşamba gün Gençlik Gücü ile oynadığı kupa maçında da 1-0 yenmesine rağmen eksik kadrolu Gençlik Gücü’nün çok net pozisyonlardan yararlanamaması yine kafalarda soru işaretleri oluşmasına neden oldu. O maçı da izlemiştim. Ve o maçtan, hatta Esentepe maçından, Doğan Türk Birliği’nin birtakım dersler çıkaracağını ve verilen bu mesajı doğru okuyacağını düşündüm, yanılmışım. 4 gün sonra aynı sahada, aynı rakiple oynadıkları maçı yine iyi oynamadıkları için kaybettiler. Bu mağlubiyetle Türk Gücü ile aralarındaki puan farkını 8’e, bugün lider Yenicami’nin kazanması durumunda 9’a çıkacağı gibi çok dramatik bir noktaya geldiler. Ve bir anlamda yarışın oldukça uzağına düştüler.


Aslında Doğan Türk Birliği’nin kötü oyununa karşın Gençlik Gücü’nün iyi oyununun hakkını da vermeliyiz. Play-out dışına çıkma mücadelesindeki GG müthiş yardımlaşarak oynadı. Tam bir takım görüntüsü verdiler. Kaleci Mustafa aynı dakikada iki tane yüzde yüzlük gol vuruşunu önleyerek takımın ayakta kalmasını sağladı. Savunma Kaygısız-Gökhan ikilisinin organizasyonunda Aşkın ve Tayfun’la rakibe nefes aldırmadan oynadı. Orta saha iyi çalıştı. İdan, Debola, Ali, Ümitcan hem hücuma, hem savunmaya katkı koyarak rakibe göz açtırmadı. Maçın yıldızı Boateng attığı iki gol yanında rakibi bunaltıcı hücumları ile nefis oynadı. Penaltı kaçırmasına rağmen Özgür oyunda olduğu bölümlerde çalışkandı. Oyunun hiçbir bölümünde rakibe boyun eğmeyen bir futbol sergileyen GG hak ettiği bir galibiyetle nefes aldı.


Doğan kötüydü, oyunun ilk bölümünde biraz Çıdamlı, biraz da Sercan gayretliydi. Kenan kötü, Eko daha kötü, Bayram yetersiz, Okofor etkisizdi. Orta sahada bütün hakimiyeti GG’ye bırakan bir takım vardı. Hücumda bilinçsizce girişimler başarılı GG savunmasına çarpıp döndü. Savunma da Serhan’ın çıkışından sonra daha dağınık bir hale geldi ve kalelerinde golleri de, kaçan golleri de bu bölümde yaşadılar. Mental olarak Doğan’ın bu kadar düşük bir noktada olduğunu görmedim. Maçı kazanabileceklerine olan inançları sanki yok gibiydi. İyi takımlar karşısında çok gol yiyen, çok gol pozisyonu veren GG karşısında bu kadar etkisiz olmaları bu mental anlayışlarının bir ürünüydü. Öyle de olunca hedefleri sadece kupa olarak kalan bir takım noktasına geldiler.

YORUM EKLE