Mimar Fatma’nın hikâyesi

Yaşlı Hakları ve Ruh Sağlığı Derneği’nden 10 Ekim Ruh Sağlığı Günü için...

Fatma Hanım, 35 yaşında şizofreni tanısı aldı. Sanat yönü oldukça gelişmiş, mesleğinin aşığı olan Fatma Hanım’ın işi mimarlık. Tanı alır almaz etiketlendi. Olmayan sesler, olmayan görüntüler, hiç olmayan insanlar gördü.

İşten çıkarıldı, dışlandı, yalnız kaldı. Eve kapandı, ilaçlarını içmedi. İçmeyince hastalığı daha da alevlendi. Fatma Hanım sürekli hastaneye yattı, çıktı. Bu bir kısır döngüydü. Her döngü ruhunda bir iz bıraktı. Halbuki ilaçlarını içseydi, hastalığı alevlenmez, psikotik belirtiler yaşamazdı. Yıllar sonra Fatma Hanım’ın annesi, babası vefat etti. Fatma Hanım gün geldi yaşlandı. Barınacak yeri yoktu, onu savunacak yasası, onu ziyaret edecek bir ruh sağlığı ekibi, ailesi, ona kucak açan, ondan korkmayan bir çevresi yoktu.

Evinde, bir başına, önünde kağıtlar, kartonlar, çizdi durdu. Bir zamanların Mimar Fatma’sı toplumda kendine bir yer bulamadı. Taciz ettiler, şiddet gösterdiler, ruhunda yaralar açtılar. Gencecik bir yaşam çürüdü, gitti.

Şimdi düşünelim. Mimar Fatma’ya ne oldu?

1. Mimar Fatma, şizofreni tanısı alır almaz damgalandı. İşinden oldu, yalnız kaldı. Ülkemizde damgalama davranışı oldukça sık görülmektedir. Halbuki bu bireyler tedavilerini aldıkları sürece kimseye zarar vermez, işlerini icra edebilirler.

2. Mimar Fatma’nın, Kuzey Kıbrıs’ta yasal olarak yaşayacağı bir merkez yok. Huzurevleri var. Huzurevi Yasası’na göre burada barınacak bireylerin ruh sağlıklarının yerinde olması gerek. Fatma Hanım ya yasaya aykırı bir şekilde huzurevine kabul edilecek, ya özel bakıcı bulacak, ya da evinde tek başına yaşamak zorunda kalacak.

3. Yalnız kalan Mimar Fatma sağlığını ihmal etti. Ülkemizde gezici bir ruh sağlığı ekibi yoktur. Gelişmiş tüm ülkelerde genellikle gezici hizmet veren, hastaları evinde ziyaret eden, toplum ruh sağlığı merkezleri var. Ülkemizde ise hastaneye yatma ihtiyacına bağlı olarak verilen “hastane temelli” hizmetler var. Yani yalnız yaşayan Mimar Fatma’nın tedavisini ihmal ettiğini görebilecek bir sistem yoktur.

4. Mimar Fatma işinden kovuldu, taciz edildi, şiddet gördü. Ülkemizde Mimar Fatmaları savunacak bir ruh sağlığı yasası yoktur. İngiliz idaresi döneminden kalan ruh sağlığı yasası vardır.

5. Ülkemizde yaşayan kaç Mimar Fatma var? Bilinmiyor. İstatistikler eksik. Damgalanmak korkusu ile hastalar yardım istemeye bile korkuyor.

Ülkemizde Mimar Fatmalar görülmeyerek, kabul edilmeyerek yaşıyor. Ruh sağlığı yasası meclisten geçer, damgalama davranışı azalır ve tedavi hastaneye yatışlarla değil toplum içerisinde gezici ekiplerle verilirse Mimar Fatmalar daha üretken ve huzurlu yaşayabilirler. Bu bireyler toplum içinde yaşarsa hastalık normalleşir ve damgalama davranışı azalır. Bugün Dünya Ruh Sağlığı Günü. Mimar Fatmaların günü kutlu olsun.

YORUM EKLE

banner96