Muhalefetsiz Meclis nereye kadar?

   Muhalefet, demokrasinin, iktidardan daha önemli parçasıdır. Muhalefeti olmayan iktidarın, anayasayı, yasaları çiğnemek dahil, pek çok yanlışı yapma olasılığı yüksektir. Farklı ya da karşı düşüncesi olmayan düşünce, gelişemez. Gelişme için, pozitif anlamda dürtüye gereksinim var.
   23 Ocak 2022 Erken Genel Seçimlerin öncesinde başlayan siyasi dalgalanma, seçimlerden sonra durulmadı. Tam tersi dalgalar daha da şiddetlendi. Beş siyasi partinin temsil edildiği Cumhuriyet Meclisi’nde, iki muhalefet partisi CTP ve HP, Ünal Üstel’in Başbakanlığındaki UBP –DP-YDP’ye karşı bir anlamda kontrolü boykot uyguluyor. Hükümet listesi, ardından hükümet programının okunmasında, devamında hükümet programının görüşülmesinde Meclis’te olmadılar.
   Bugünki güven oylamasında HP Meclis’te olacağını ancak ‘ret’ oyu vereceğini açıkladı, CTP ise eylem yapacağını duyurdu.

   Hükümet kanadı, demokrasi kriterleriyle örtüşmeyen yaşananları sineye çekerken, CTP ve HP sineye çekmiyor, çekemiyor…
   Onlar da sineye çekebilmiş olsalardı, bu durum ortaya çıkmazdı. Demokrasi, tek bir bireyden başlayarak, siyasi partiler dahil, tüm kurumsal yapılar için, hava, su gibi yaşamsal bir gereksinimdir. Sadece doğrudan politika için değil, demokrasi, günlük hayatın akışında her alanda olması gerekendir.
   Bizim derdimiz demokrasinin, özellikle aktif siyasetin bazı unsurları tarafından sağlıklı ve doğru okunmaması, bilinmemesidir. Uygulamadan yoksun bilgi, değerli değildir.
   Bazıları, demokrasiyi de, en temel ilkelerini de bilmesine biliyor da, sıra uygulamaya geldiği zaman, yan çiziyor. UBP ve küçük ortakları, muhalefetsiz Meclisi, ilk bakışta tercih eder görünebilir.

   İşte gördük. Hükümet programının görüşülmesi oturumu, birkaç dakika sürdü. Muhalefet olsa ve programla ilgili konuşsa, eminiz, hükümet ortağı partilerin milletvekilleri de konuşacaktı. Muhalefet olmayınca, muhalefet konuşmayınca, koalisyon ortaklarından da kürsüye çıkan olmadı. Bu durum sürdürülebilir değildir…
   Sancılı bir süreçten geçiyoruz. Görünen o ki, önümüzdeki günler, sıkıntıların azaldığı değil, tam tersi arttığı bir dönem olacak. Hükümet kanadının reform diye takdim etmeye çalıştıklarının içinde, ekonomik sıkıntılara çareden ziyade, kemer sıkma adı altında, tepkiye davetiye çıkaracak niyetler var.
   Pahalılık aldı başını, kontrolsüz bir şekilde gidiyor. Pahalılığa çare bulamayan hükümet, kaybedilen eşeğin bulunması anlamına gelen hayat pahalılığı ödeneğini dondurmaya kalkarsa, vahametin nereye gideceğini tahmin etmek hiç de zor değil. Meclis’te adam yerine konmayan muhalefet, sokaktaki muhalefetle birleşme noktasına gelirse, kaos ivme kazanacak.

   Son zamanlarda yazılarımızda, sık sık “GİDİŞAT İYİ DEĞİL” diye yazıyoruz. Bugün de yazacağız. “GİDİŞAT İYİ DEĞİL.”
   Muhalefetle iktidarın iletişim hattı çok zayıf, neredeyse kopmak üzere. Halkın genelde siyasete, özelde hükümete güveni kalmadı. “Gemisini kurtaran, kaptan” diye bir söz var. Durum o kadar kötüye gidiyor ki, bireysel kurtuluş da zorlaşıyor. Gerçek anlamda çare üretilmezse işimiz çok zor.

 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104