Mülteciler için yapabileceklerimiz vardır

Bir taraftan kendi sorunlarımızla uğraşırken, diğer taraftan da dünyadaki bazı ciddi sıkıntılara üzülüyoruz.

Dünyanın birçok yerinde savaşlar, kıtlık, açlık, soykırım hüküm sürüyor.

Ülkesindeki savaştan ya da yöneticilerinin baskıcı yönetim tarzından kaçan mülteciler ya da kaçak göçmenlerin yaşadığı dramlar da bizleri çok üzüyor.

İşin en kötü tarafı ise, onlar için bir şey yapamamaktır.

Daha iyi yaşama ulaşabilmek için biriktirdiği parayı insan tacirlerine kaptıran mülteciler, en kötü şartlarda yola koyulurken, maalesef çoğu kez hedefe varamadan canından oluyor.

Zaten insanların paralarını alan insafsız insan tacirleri, ya onları varmak istedikleri yerden çok daha farklı yere bırakıyor ya da ölüme terk ediyor.

Akdeniz, daha iyi bir yaşam arzu edip yola çıkanların mezarlığı haline geldi. Akdeniz, cana doymuyor...

Kıyılarımız ve topraklarımız da birçok mülteci dramına sahne oldu, olmaya da devam ediyor.

Birçok mülteci, İtalya’ya veya Avrupa’nın başka ülkelerine götürülüyor diye kandırılıp ülkemize getiriliyor.

Ya da Güney Kıbrıs yerine KKTC’ye getirilen mülteciler, ülkemiz mahkemeleri ve hapishanelerinde perişan oluyor.

İşte en son olarak dün, Yenierenköy sahili ve Türkiye’nin Silifke bölgesindeki İncekum sahili arasında 150 Suriyeli mülteciyi taşıyan tekne battı.

Deniz ortasındaki can pazarında 19 kişi boğularak yaşamını yitirdi, 27 kişi kayboldu...

104 kişi ise büyük uğraşlarla kurtarıldı...

“Artık bunlar yaşanmasın” dedikçe yenileri yaşanıyor...

Göç dalgasına bir şey yapamayız, bunu engellemek elimizde değil ama ülkemize yolu düşen mülteciler, kaçak göçmenler için insani bir yasa hazırlayabiliriz.

Zulümden kaçan insanları, yasalarımız öyle emrediyor diye yine aynı ateşe geri göndermek hiç de insani değildir.

Ayrıca yakın denizlerde batma tehlikesi geçiren, batan teknelerdeki insanları kurtarabilmek için daha donanımlı olmalıyız.

Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın olanakları artırılmalı ki daha fazla insanı zorlanmadan kurtarabilelim.

Dışişleri Bakanı Kudret Özersay da, bu yönde güzel açıklamalar yaparak, Kıbrıslı Türklerin denizlerdeki kapasitesini geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Özersay, mültecilerin can güvenliğinin sağlanmasının, onlara yardımcı olunmasının insancıl hukukun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın da bu gibi insani operasyonlar konusundaki kapasitesini artırmak durumunda olduğunu kaydetti.

Madem ki, hükümet bu eksikliğin farkındadır ve bunu Dışişleri Bakanı dile getiriyor, dileriz ki gereğini de yaparlar.

Evet, göçü durdurmak elimizde değil ama bizim de insani katkılarımız olabilir, en azından bunun için hazırlıklı olalım, yasalarımızı güncelleyelim, denizlerimizdeki kapasitemizi güçlendirelim.

Bunları yapmak, hiçbir şey yapmamaktan çok daha iyidir... Hatta bunları yapmak çok şeydir, çünkü can kurtarmak çok insani, çok güzel bir davranıştır...

YORUM EKLE