Müzakere masasının kurulacağını, unutmasak iyi olur…

İki devletli çözüm vurgusunu anlarım.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, tüm seçim kampanyası boyunca İKİ DEVLETLİLİĞE vurgu yaptı. Seçildikten sonra Anastasiadis’le ilk buluşmasında da iki devletli çözüm politikasını seslendirdi.

Buraya kadar bir sorun yok.

Yeni dönem müzakerelerine hazırlık yapılırken BM yetkililerine, Kıbrıs sorununa ilgi duyan yabancı ülke temsilcilerine, elçilerine de iki devletlilik ağırlıklı konuşulabilir.

Ancak, müzakere masasına oturulduğu zaman, etkileşimli ortamda konuşmalar çok daha önemlidir.

***

Bizim siyasi kültürümüzde iç tribünlere oynamak çok sevilir.

Türkçe konuşulur.

Belli kesimlerin duygularına göre konuşulur.

Al sana alkış.

O söylenenlerin ne kadar hayat bulup bulmayacağı, çok da önemli değildir.

Halbuki, önemli olan söylediklerinizi uygulamanızdır.

“Toplumlar arası müzakere defteri kapanmıştır” derseniz, müzakere masasına Kıbrıs Türk Toplum Lideri olarak oturulmasına şiddetle karşı çıkacaksınız.

Sizi dinlemezler ve otururlarsa da göreviniz neyse istifa edeceksiniz.

Ya da toplumlar arası değil KKTC ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi dediğimiz Kıbrıs Cumhuriyeti arasında, devletler arası müzakerelerin başlayıp sürdürülmesini sağlayacaksanız.

***

“Federasyonu asla görüşmeyiz” diyerek, bir anlamda bugüne kadar var kabul edilen çözüm parametrelerini reddedecekseniz, masada federasyonun f’sinin telaffuzuna izin vermeyecekseniz.

“Yaa zaten federasyonun içinde de iki devletlilik var” demeyeceksiniz.

***

Kıbrıs sorunuyla ilgili müzakereler, 1968’den beri devam ediyor.

Zaman zaman kesintiye uğrasa da, müzakere masası asla kırılıp, parçalanmadı.

Kıbrıs Türk Tarafı olarak Ankara da dahil, en büyük eksikliğimiz masaya götürdüğümüz, götüreceğimiz görüşlerimizin, uluslararası pazarlamasını yapma becerimiz olmamasıdır.

Halbuki sizin çözüme katkı koyucu olacak diye, ortaya koyduğunuz görüşlerinizi, karşı tarafa nasıl satacağınızı, size sorarlar.

Sordukları zaman, “O bizim meselemiz değildir” diyemezsiniz.

Karşı tarafla, buluşma olasılığı olmayan görüşler, uluslararası toplumda, itibar görmez, işe yarar kabul edilmez.

***

Herkes bir kenara not etsin.

Kıbrıs sorunu, Biden Yönetimi’nin özel ilgi göstereceği, uluslararası sorunların ön sıralarında yer alacak.

Biden Yönetimi’nin ilgisi, çok büyük olasılıkla, uzun zamandır yüzleşmediğimiz tarzda olacak.

Washington’dan gelen ön bilgiler bu yönde.

Bu yazdıklarımla, Biden’ın ekibinin Rum tarafının politikalarının yanında olacağını söylemiyorum. Ancak, kendi dar dünyamızda yazıp, söylediklerimizle uluslararası siyaset yapılması neredeyse imkansızdır. Bunu bilmek zorundayız.

İçinden geçmekte olduğumuz günler, Lute dahil, yabancıların bizi de dinleme günleridir. Dinleyip, not etmeleri kabul edilebilir buldukları anlamında değildir.

***

BM ve öteki merkezlerin Kıbrıs sorununa ilgisi, bizim politikalarımızı da zaman zaman gözden geçirmemize neden olacaktır.

Geçmişten gelen söylemlerin haklı olduğuna ve mutlaka kabul göreceğine inananlar kısa ya da orta vadede, Ersin Tatar’ın takımında yola devam edemeyecek.

***

Müzakere masasının kurulacağını, unutmasak iyi olur…

Aksi halde bugünlerde söylenenler hatırlatılır. O zaman da bazılarının hoşuna gitmez.

YORUM EKLE

banner75