Namık Kemal müzesi için bir mektup (1957)

Bir müze ve kitaplık kurmak bugün dahi kolayca bir iş değilken, maddi ve manevi şartların daha zor olduğu eski yıllarda bu işin daha da güç olduğu aşikardır. Müzeler bir ülkenin yaşayan, soluk alıp veren canlı tarihidir aslında. Müze, müzecilik ve kütüphane kuruculuğu özel bir eğitim isterken, bu alanda bugün dahi yeterli ve yetkin uzmanın adada bulunmayışı veya istihdam edilemeyişi,  tarih bilinci ve kültür tarihi bakımlarından KKTC’nin eksiklerinden biridir. Tarihi-mimari yapıt restorasyonunun, müzecilik düzenlemelerinin milliyeti, rengi olmaması gerekirken bazen ilgili ve yetkili kişilerin takım tutar gibi taraflı davranması da rahatsızlık vericidir.

Tarihi-mimari yapıtların veya müze düzenlemelerinin yapılırken Kıbrıs adasının ve Kıbrıs Türklüğünün Osmanlı-Türk evresine ve ürünlerine bir Lüzinyan, Venedik yapıt ve ürünleri kadar özen gösterilmediği inancındayım. Bütüncül bir anlayış içinde bir ülkenin önce kendi ulusal kimliğinin değerlerini, onların yanısıra peşinden de diğerlerini ele alması gerektiği anlayışı Kıbrıs’ta sanki tersten işliyor.

Magosa ve Kıbrıs Türkleriyle özdeşleşen, çoğunluğun bildiği bir isimdir Namık Kemal. Magosa’ya sürgün edilişi, kaldığı zindanın üstüne oda inşası, 1950’lerde Namık Kemal Müzesi’nin düzenlenmesi malum bilgiler. Namık Kemal, Magosa sürgünü-zindanı  Kıbrıs Türkleri için birkaç noktada anlam taşıyor:

-1873 sürgününden günümüze Kıbrıs-Magosa’yı Türkiye kültür ve turizm gündeminde tutuyor.

-Namık Kemal, Magosalı Hasan Nef’i başta olmak üzere divan şiirinden farklı yeni edebiyat meraklısı Kıbrıs Türk gençlerini bu çevrede yetiştiriyor.

-1908’de Lala Mustafa Paşa camiindeki Rum baskını ardından galeyana gelen halk Namık Kemal’in Vatan yahut Silistire piyesini liman ambarında oynuyor ve Namık Kemal Kıbrıs Türk milliyetçiliğinin sembolü oluyor.

-Namık Kemal Büstü, Namık Kemal Lisesi ve Namık Kemal Lisesi Dergisi bu zindan ve müzeyle birlikte bir bütün meydana getiriyor.

Daha önce bu köşemdeki, “Namık Kemal Müzesi”ni Kim Kurdu?” adlı yazımda, o kurucu kişinin 1956-1960 yılları arasında Mağusa Namık Kemal Lisesi’nde Türkçe-Edebiyat öğretmenliği yapan ve Türkiye’den gelen Yusuf Ziya Beyzadeoğlu olduğunu yazmıştım. Ailesi tarafıma resim ve belgeler göndermişti. Yusuf Ziya Bey, İsmail Bozkurt başta olmak üzere pek çok Kıbrıs Türk gencine edebiyat hocalığı yapmış, korolar kurmuş, Namık Kemal Lisesi dergisinin oluşumuna katkıda bulunmuş, çalışkan vatansever bir hoca imiş. 1956-1957 döneminde Namık Kemal Müzesi’nin kurulması, kütüphane şekline sokulması işini arkadaşlarıyla birlikte üstlenmiş ve açılışında büyük mutluluk yaşamış.

Namık Kemal Müzesi ve kitaplığı için 1956-57’li yılların zor koşulları altında bol bol Türkçe kitap temini tabii ki kolay ve hemen olacak bir iş değildi. Bu noktada dönemin Namık Kemal Lisesi müdürü Şakir Soykal’ın bir girişimi, tesadüfen bir internetten satın aldığım mektupla karşıma çıktı. Müdür Şakir Soykal, dönemin Türkiye’sinde hükümet olan Demokrat Parti (DP)’ nin ateşli hatiplerinden Afyon milletvekili Kemal Özçoban (1908-2004)’a bir mektup yazar ve hem Namık Kemal Müzesi, hem de Namık Kemal Lisesi için kitap bağışında bulunulması yardımını ister. Kemal Özçoban’nın Kıbrıs’la bir bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum ama dönemin Menderes Hükümeti’nin tanınmış milletvekili ve hatibi olması Şakir Soykal’ın mektubunu belki ona yazmasını sağlamıştır diye düşünüyorum. Mağusa Lisesi Müdürü mektubunda şöyle diyor:

“Sn. Kemal Özçoban

19.4.1957

Büyük vatan şairi Namık Kemal’in Mağusa’daki zindanının bir odasını Namık Kemal Kitaplığı haline getirmiş bulunuyoruz. Kitaplıkta yalnız Namık Kemal’in kendi eserleriyle onun hakkında yazılmış eserler yer alacaktır. Kitaplığı zenginleştirmek için her bakımdan vatan hizmetinde çalışan çok muhterem mebuslarımızın da yardımseverliklerine müracaat etmeği uygun bulduk. Kullanılmış olsun veya olmasın kitaplığa bir adet kitap hediye ederek lisemiz müdürlüğüne gönderilmesini lisemiz ve Mağusa halkı adına en derin saygılarımızla arz ederim.”

Namık kemal Lisesi Müdürü

Şakir Soykal

Not: Ayrıca çok fakir durumda bulunan lisemiz kitaplığına da hangi mevzuda olursa olsun ilmi bir kitap lutf edilmesi öğrencilerimizi çok sevindirecektir.”

Kitapların gelip gelmediğini bilmiyoruz. Belki de Namık Kemal Müzesi’ndeki eski tarihli bir takım Namık Kemal ile ilgili yazılmış kitaplar o dönemden kalma. Namık Kemal Müzesi ve kitaplığı için emek veren, kültür uğrunda ter döken Yusuf Ziya Beyzadeoğlu ve Şakir Soykal gibi insanlar veya hatırları önünde hürmetle eğilmek gerek.

YORUM EKLE

banner107

banner75

banner108