Nasırlı elleri üretimden koparmamak esastır!..

Koronavirüs’le (Covid-19) mücadele yetmezmiş gibi, doğal afetlerin de neden olduğu olumsuzlukları bir çırpıda ortadan kaldırabilmek mümkün değildir. Dünyanın dengesinin bozulduğu, iklimlerin birbirine karıştığı bir ortamla yüzleşiyoruz. Hele bu küçük adamızda, gün gelir dört mevsimi birden yaşıyoruz. Bazı meyve ağaçlarının çiçekleri genelde ilkbaharda açılırken, bir bakarsınız kış mevsiminde açıyor. Konu gündeme geldiğinde de bazıları ‘artık iklimler de şaşırdı’ tanımlamasını yapıyor.

İklimler değişsin ya da değişmesin, dünyanın dengesi bozulsun ya da bozulmasın; bunda insanoğlunun parmağının da olduğu gerçeği not ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) heyetinin, Koronavirüs’ün (Covid-19) ilk tespit edildiği Çin’in Vuhan kentindeki incelemeleri boşuna mıdır? Halen temaslarını sürdüren heyet, elde edebileceği bulguları değerlendirecek ve kamuoyu ile paylaşacak. Bu virüsün neden kaynaklandığı –bulunabilirse- ona göre çalışma yürütülecek.

BM ve ülkeler, Dünya Sağlık Örgütü’nün raporunu merakla bekleyedursun, kendi ülkemize dönelim ve hafta sonu meydana gelen şiddetli fırtınanın neden olduğu, daha doğrusu geride bıraktığı tabloya bir göz atalım. Kısa bir süre önce Beyarmudu’nun (Pergama) güneyinde, Larnaka bölgesinde denizde meydana gelen deprem, Ada’nın her tarafından hissedilmiş ve korku ile karışık heyecan yaratmıştı. Can ve mal kaybı olmaması en büyük tesellimiz oldu.

Geçen akşam sağanak yağışla birlikte şiddetli fırtınanın neden olduğu hasarın boyutları gündüz fark edildi. Bazı bölgelerde savaştan çıkmış gibi bir manzara vardı. Ağaçlar sökülmüş, direkler devrilmiş, çatılar uçmuş, seralar yok olmuş, bazı yerlerde hayvanlar telef olmuştu. Gaziköy’de bir mandırada bulunan ineklerden yedisi, elektrik direklerinin devrilmesi sonucu elektrik akımına kapılarak telef oldu. Başbakan Hamza Ersan Saner ile Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Kutlu Evren, fırtınanın etkili olduğu çeşitli yerlerde ekipleriyle birlikte incelemelerde bulundular. Bu arada başta Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı olmak üzere, Polis Örgütü, bazı belediyeler, Kaymakamlar ve diğer ilgililer vatandaşın yardımına koştu. Sağanak yağışın Dipkarpaz’dan Yeşilırmak’a kadar etkili olduğu belirtildi.

Doğal afetin ne zaman vuracağı belli değildir. Özellikle kış sezonunda şiddetli sağanaklarla birlikte meydana gelen fırtına, kasırga, hatta hortumların neden olduğu hasarları bir çırpıda karşılayabilmek kolay değildir. Ancak hükümetin bu konuda elini çabuk tutarak, üreticilerin zararlarını karşılaması, elinden tutması, onları hem toprağa, hem de üretime daha fazla bağlar, icabında arkasında kendini kollayan devleti olduğunu hisseder. Doğal afetlerden en fazla etkilenen çiftçidir, hayvancı, seracıdır. Özetle üreticidir. Yerine göre esnaf da, diğer meslek sahipleri de etkilenmektedir, ama en başta üreticidir. Bu bakımdan o eli nasırlı insanların yardımına koşmak, kol-kanat germek, üretimden soğutmamak, aksine tırnaklarını toprağa daha sıkı bir şekilde geçirmelerini sağlayacak imkânları sunmak, teşvik etmek devletin esas görevidir.

Bu arada nasıl ki, Koronavirüs’le yaşamayı öğrenmemiz gerektiği gibi, doğal afetlerle de yaşamayı bilmeli ve ona göre tedbiri elden bırakmamalıyız. Geçen gün şiddetli fırtına ve sağanak yağışın ülkenin muhtelif bölgelerinde yol açtığı manzaralara göz atıldığında, ‘nerde hata yapıldı’ demeyeceğiz, ancak daha sağlamını nasıl yapabiliriz diye düşünmek ve harekete geçmek de bir zorunluluktur. Nasıl ki bir deprem olasılığına karşı sağlam binalar elzemdir, çok şiddetli yağış, fırtına, hatta hortum, sel baskını gibi felaketlerden en az hasarla nasıl kurtulabileceğimizin hesabını yapmalı, ‘nasıl olsa geçti’ diyerek, ertelememeliyiz. Kısacası her türlü salgında olduğu gibi, her türlü doğal afetten de dersler çıkararak, ileride olası doğal afetlere karşı daha sıkı önlem almak, kapıya bir çivi daha çakmak gerekir diye düşünüyoruz.

Bunu yazarken, aklıma ABD’nin genelde Florida eyaletinde her yıl meydana gelen ve her birinin ayrı bir ismi olan kasırgalara, tayfunlara karşı evlerin, iş yerlerinin kapı ve pencereleri büyük ve kalın tahtalarla çivilenerek güçlendirilen görüntüsü geldi.

Doğal afetlerin kapıyı çaldıktan sonra ne yapacağı belli olmadığına göre, her zaman hazırlıklı olmak, Koronavirüs’te olduğu gibi, tedbiri elden bırakmamak gerek.

YORUM EKLE

banner111

banner75