Neden Kıbrıslı Türk işçi değil de yabancı işçi revaçta

Yıllardır gençlerimizin tümünün üniversite mezunu olmak istediğini ve ara eleman bulamadığımızı tartışıyoruz. Yetkililerin bu konuyla ilgili bazı çalışmalar yaptığını biliyoruz ama henüz bir sonuca ulaşılmış değil. KKTC’de liseyi bitiren gençlerin ezici bir çoğunluğu üniversiteye gitmeyi tercih ederken, ülkede oluşan ara eleman açığı ise yurt dışından getirilen işçilerle kapatılmaya çalışılıyor.

Ara elemanları yurt dışından karşılama isteği ise ülkede başka sorunlara yol açıyor. KKTC’de yıllardır mesleki eğitim okullarına yeterince önem verilmiyor. Ne devlet anlayabildi mesleki eğitim okullarının önemini ne de öğrenci velileri… Bu okullardan mezun olan gençlere de pek sahip çıkılmıyor, kendi işlerini kurabilmeleri için devlet tarafından yeterince destek verilmiyor. Meslek okullarından mezun olanlar, bunun faydasını göremediği için herkes üniversite okumayı tercih ediyor.

Hiçbir şey elde edemeyecek olsa da en azından “üniversite mezunu olmak” kişilere cazip geliyor. Örneğin 2018 yılında liseyi bitiren gençlerin yüzde 75’i üniversiteye gitmeyi tercih etti. Üniversiteyi bitirmek gençlere iş kapılarını açmaya yetmediği gibi, üniversite mezunlarına yönelik olumsuz bir bakış açısı oluşmasına da neden oluyor.

Birçok üniversite mezununun yoğun olarak aynı bölümleri seçmesi, bazı mesleklerde şişkinliğe, ihtiyaç fazlası elemana yol açıyor. Bazı mezunların ise belli alanlarda başarısız olması “üniversiteli” payesine son yıllarda hiç olmadığı kadar olumsuzluk, itibarsızlık kattı. Bu hiç istemediğimiz ve mutlaka düzeltmemiz gereken bir durum. Üniversite mezunları, doğal olarak üniversite bitirdiği için ağırlıklı olarak masa başı işleri tercih ediyor ve ülkede “teknik” eleman açığı ortaya çıkıyor. Tabii ki ara eleman açığı da yurt dışından getirilen işçilerle kapatılıyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan alınan bilgiye göre, ülkede, 51 bin 700 civarında çalışma izinli işçi bulunuyor. Mesela 2017’de kayıtlı 7 bin 453 işsize karşı (ki bu rakam resmi kayıtlardır, bu rakamın içinde bulunmayan daha birçok işsiz var) çalışma izni ile KKTC’de 44 bin 121 yabancı işçi çalışıyordu. Yani işsizlerin kat kat üzerinde bir rakamla yabancı işçi çalışıyor ülkemizde.

Yabancı işçilerle ilgili birçok sıkıntı yaşanıyor; onları “ucuz işçi” olarak gören bazı işverenlerin sömürmesi, maaş, özlük hakkı, barınma gibi bazı haklarıyla ilgili “insan hakkı ihlallerinin” olması, mağdur edilen kişilerin suça karışması, suça karışanlardan dolayı yerli halkın yabancılara karşı önyargılara kapılıp, ırkçı yaklaşımda bulunması ülkenin ciddi sorunlarındandır. Üstelik yabancı işçilerin, kazandıkları parayı yurt dışına göndermesi de paranın ülke dışına çıkmasına, bunun da ekonomik bazı olumsuzluklar ortaya çıkarmasına neden oluyor.

Bu nedenle ciddi anlamda ara eleman açığı olan KKTC’de bu sorunun üzerine gidilmeli ve KKTC halkı için “meslek edindirme” çalışmalarına ağırlık verilmeli. Yabancı işçi getirilmesinin azalması isteniyorsa, “teknisyen” denilebilecek iş gücünü yetiştirmek, sayısını artırmak gerekiyor. Doğal olarak yerli ara eleman bulamayan işverenler, yurt dışından işçi getirmek zorunda kalıyor.

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Odası, ara eleman sorununu çözmek için “Çıraklık Eğitim Merkezi”ni kurdu. Bu çalışmalar elbette meyvesini veriyor, verecek de ama bu kez de ortaya “ücret sorunu” çıkıyor. Yabancı işçiler, başka ülkeden gelip de bir gün geri döneceği için para biriktirmektedir, lojmanlarda ya da çok ucuz, eski, bakımsız evlerde birkaç aile barınabiliyor, karın tokluğuna da yaşayabiliyor, o nedenle düşük ücrete de çalışabiliyor ama yerli halk için durum aynı değildir.

Bu ülkenin insanı, pahalı olan ülkemizde yaşamak, ev kurmak, araba almak, evlenmek için yabancıların aldığı düşük ücretle çalışamaz. Yabancıların aldığı düşük ücretle bir Kıbrıslı Türkün yaşaması mümkün değildir. İnsanca yaşamak, aç kalmamak ve ev kurmak için bu kadar düşük maaşa karşı çıkan Kıbrıslı Türklere “tembel” ve “iş beğenmiyor” yakıştırması da yapılıyor. Evet, yaratılan tüketim toplumu sisteminde insanlar, çok çeşitli nedenlerden dolayı devlet kadrolarını tercih ediyor ama özel sektördeki sorunlar da onları buna yöneltiyor. Kıbrıslı Türklerin özel sektöre yönelmesi için önce ara eleman sorunu, sonra da “ücret ve özlük hakları” ile ilgili sorunlar çözülmelidir.

Önce sektör, içinde bulunduğu sorunlardan arındırılmazsa, insanların kamuya yönelmesi de durmayacaktır. Yani yapılacak çok fazla iş vardır.

YORUM EKLE