Nerede bu Hal Yasası?

Hantallık, işleri zamanında halledememe, bu ülkenin en büyük sorunlarındandır.

Uzay çağındayız, teknolojinin geldiği nokta hayret edilecek noktalardadır ama KKTC’de halen bürokrasi sıkıntısı var…

KKTC halen mevzuatlar, prosedürler arasına sıkışmış kalmış.

Bürokrasinin yanı sıra bir de merkeziyetçilik var, ne yapıyor ne de yaptırıyoruz.

İşlerin kolaylaştırılarak yapılması gerekiyor ama bizde hep karmaşık, hep zor çözülüyor.

Örneğin bir “Kamu Reformu” yasası bir türlü bitip de karşımıza gelemiyor.

Gerçi birçok kişi bu kamu reformu çalışmasına rağmen bir şeyin değişeceğine inanmıyor ama, biz yine de artık bitip yasallaşmasını istiyoruz.

Bir geciken yasa daha var ki, belki de olsa bugün yaşadığımız birçok sıkıntıyı yaşamayacaktık.

Ülkede sebze ve meyve fiyatlarını düşürmek için patates ve domates gibi ürünlerin ithal edilmesine izin verilirken, fiyatlara denge getirip, üretim planlamasını sağlayacak Hâl Yasası, hâlâ hazırlanıp, yasalaşmadı.

En azından bu türlü hayati yasaları olsun gecikmeden geçirmeliyiz.    

Ülkede sebze ve meyve fiyatlarına bir düzenleme getirip, üretim planlamasını sağlayacak Hâl Yasası hâlâ hazırlanmazken, fiyatlara denge getirilebilmesi için patates, domates gibi ürünlerin ithal edilmesine izin verilmesine bazı kesimlerce eleştiri yapılıyor.

Bu eleştiriler haksız değildir.

Bir yasa neden bu kadar geciksin, neden tamamlanmasın, neden yürürlüğe girmesin?

Bir bakıyorsunuz bir ürün piyasadan kayboluyor, bir bakıyorsunuz bir ürünün fiyatı fahiş rakamlara yükseliyor, bir bakıyorsunuz ülkemizde de üretilen ürün için ithalat izni verilmiş.

İthalat ise yerli üretimin ciddi bir darbe almasına neden oluyor.

Sorunları çözecek olan Hâl Yasası, hemen hemen her kurulan hükümet döneminde gündeme geliyor.

Her hükümet eden bu yasayı ciddiye aldığını, önemsediğini söylüyor.

Ancak, biz bunu pratikte göremiyoruz.

Bu yasa çalışması bir türlü tamamlanıp, yasalaşamadı.

Yerli üreticiler de dört gözle bu yasayı bekliyor; ama ses seda yok.

Üreticiler, ürettikleri ürünleri aracılara satarken, onlar da bu ürünleri ciddi kârlarla pazarlıyor.

Yani tarlardan çıkan ürünün fiyatına kâr eklendikçe ekleniyor ve fiyatı artıyor.

Yani hem üretici hem de tüketici zararlı çıkıyor.

Buna bir düzenleme getirecek Hâl Yasası’yla ilgili çalışmalarsa bir türlü tam anlamıyla başlayıp, sonuçlandırılamıyor.

Hep üzerinde çalışıldığı söyleniyor.

Öte yandan, sivil toplum örgütleri de son derece önemli böyle bir yasanın çalışması için kendilerinin de görüşüne başvurulması gerektiğini vurguluyor.

Onlara da hak vermemek elde değil.

Umarız bu çalışmalar kısa sürede biter ve çok şeyleri düzelteceğini beklediğimiz Hal Yasası geçer.

Umarız kısa sürede yapılabilecek işler, böyle yılan hikayesine döndürülmez.

YORUM EKLE