Notre Dame trajedisi

Temeli 1163’te atılan ve tamamlanması 182 yıl süren Notre Dame Katedrali'nde çıkan yangın kültürel bir felaketti. Katedral hem Fransa’nın, hem de Avrupa’nın ve dünyanın kültürel miraslarından biridir. İnsanlığın ortak malıdır. 850 yıllık katedral Paris’in sembolüdür. Her yıl milyonlarca turist bu katedrali ziyaret eder. Paris’e gitmeyen ama Victor Hugo'nun “Notre Dame'ın Kamburu’nu okuyan herkes katedrali bilir. Katedralin bazı bölümleri restore ediliyordu. Pazartesi akşam saatlerinde çıkan yangın uzun süre (8.5 saat) söndürülemedi ve tarihi binaya büyük zarar verdi. İtfaiye ekipleri zorlu bir mücadele verdiler. Katedralin çatısı ve kulesi çöktü. Basında çıkan fotoğraflar binadaki zararın boyutunu gösteriyor. Yangının görüntüleri dünyayı üzüntüye boğdu. Sosyal medyada bu üzüntüyü görmek mümkündü. Paris halkı yangını gözyaşları ile izledi. Teselli verici olan katedraldeki bazı değerli eserlerin kurtarılmasıdır. Tabii bazı eserler kurtarılamadı. Zarar ziyan bilançosu giderek daha net bir şekilde ortaya çıkacak. Avrupa önemli bir kültür eserini kaybedebilirdi. İtfaiye ekiplerinin kararlı mücadelesi sonucu bina tamamen tahrip olmaktan kurtuldu. Restore edilebilir.
   Yangın konusunda soruşturma başlatıldı. Uzun ve karmaşık bir soruşturma olacak. Umarız soruşturmanın sonuçları felakete daha fazla ışık tutar. Paris savcılığı yangının kaza sonucu çıktığını açıkladı. Kundaklama işaretleri olmadığı belirtildi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, katedrali yeniden inşa etme sözü verdi. Beş yılda bu çalışmanın tamamlanacağını söyledi. Bu konuda tüm dünyadan destek geliyor. Zengin bazı kişiler maddi katkı yapacaklarını açıkladılar. 700 milyon Euro’dan fazla bağış toplandı. Bu rakamın artacağı muhakkak. UNESCO da yardımcı olacağını açıkladı. Tabii restorasyon sadece para gerektirmez. Katedralin yeniden inşa edileceğine kuşku yok. Norte-Dame tarihi bir eser, bir kültür mirası olarak varlığını sürdürecek. Geçmişte de bazı felaketler yaşamış ama varlığını sürdürmüştü.
   Şimdi bu korkunç olaydan gerekli dersleri çıkarmamız gerekiyor. Bu yangın bize tarihi eserleri korumanın önemini hatırlattı. Benzeri felaketler başka tarihi eserlerde de yaşanabilir. Notre Dame yangını bu konuda tüm ülkeleri uyarmalıdır. Her ülke kendi tarihi eserlerini korumakla yükümlüdür. Felaketler yaşanmadan gerekli önlemler alınmalıdır. Yangın ve benzeri felaketler her zaman olasıdır. Bu olasılıklara karşı güçlü tedbirler alınması şarttır. Geçmişte başka tarihi eserlerin yok olduğunu gördük. Artık bu tür felaketlere karşı daha  hazırlıklı olmamız mümkün ve gereklidir. Bir kez kaybettiğimiz eserleri geri getiremeyiz. Tüm kültür mirasları değerlidir ve iyi korunmalıdır. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Notre Dame katedrali konusunda “Notre Dame yangını tarihimizin hiçbir zaman bitmediğini gösteriyor. Her zaman üstesinde gelmemiz gereken sınavlar olacak” dedi. Bu doğru tespit dünyadaki tüm tarihi eserler için geçerlidir. Bu konuda önümüzde hep sınavlar olacak.
   Aydın Çubukçu, Evrensel’de “Gerçekten bu tür tarihsel yapılar, başlangıçta düşünülen işlevlerini aşarak, bütün bir insanlık tarihinin, dinlerin ve inançların olduğu kadar siyasetin, sanatın tarihin de birer tanığı, sözcüsü, belgesi olarak önem kazanırlar” diye yazdı. Bu görüşe katılmamak mümkün değil. Yangın sonrasında abuk sabuk yorum yapanlarda da oldu ama bunları dikkate almamak gerek. Çok isabetli, doğru mesajlar ağırlıktaydı. Türkiye’den iki mesajla yazıyı tamamlayalım. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu “Paris'teki Notre Dame Katedrali'ndeki yangını büyük üzüntüyle izliyoruz. Dünya Mirası'na ait bu mimari şaheserin tahrip olması tüm insanlık için büyük bir felaket” diye yazdı. İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı’nı kazanan Ekrem İmamoğlu’nun Paris Belediye Başkanı’na mesajı da önemli ve anlamlıydı: “Sevgili Bayan Anne Hidalgo, Notre Dame'i tahrip eden ateş, yalnızca Fransızların değil, bir bütün olarak insanlığın acısıdır. İstanbul halkı ile bağlantılı olarak, bu korkunç günde kalplerine acı dokunan tüm Parislilerin üzüntülerini paylaşıyorum.” Çavuşoğlu ve İmamoğlu’nun ifade ettiği görüşler bizim de görüşlerimiz.
   Geçmiş olsun Paris. Yaralar yavaş yavaş sarılacak. İnsanlığın ortak kültürel miraslarına sahip çıkmak hepimizin görevidir.

 

YORUM EKLE