Nüfus ve nüfusun önemi-2

   Bir ülkede bulunan nüfusun yapısını, durumunu, dinamik özelliklerini nitelik ve nicelik olarak inceleyen bilime demografi (demography) denir. Türkçede nüfus bilimi olarak kullanılan demografi deyimi Yunanca demos (halk) ve graphein (yazmak) kelimelerinden gelir.

 

Demografi bilimin amacı ve konuları ?

   Doğum, ölüm, göç hareketleri, yaş, cinsiyet durumu, eğitim durumu, dini inançlar, aile yapısı, evlenme ve boşanma oranları, ekonomik durumları, işgücü miktarı, işsizlik oranları, mesleklere göre dağılım olmak üzere nüfus yapısını etkileyen pek çok konu demografinin konusunu teşkil etmektedir.

   Artık günümüzde nüfusun sadece sayısal olarak bilinmesi, bir ülkenin mevcut insan potansiyelinin belirlenmesi ve gelecekle ilgili planlamaların yapılabilmesi için yeterli değildir.

   Yakın geçmişe kadar nüfusun sadece sayısı üzerinde durulurken günümüzde nüfusun sayısal büyüklüğü yanında, niteliği de önem kazanmıştır. Böylece nüfusun çeşitli özelliklerinin ortaya konulması hedeflenmiştir.

 

Nüfusun dağılımını etkileyen faktörler

   Nüfusun yıl içinde göstermiş olduğu artış hızına, yıllık nüfus artış hızı denir. Bir toplumdaki nüfus artış hızı; eğitime, kültüre ve ekonomik gelişime bağlı olarak değişir.

   Nüfus artış hızı ve gelişmişlik arasında ters bir orantı vardır. Eğitim ve kültür düzeyinin geri olduğu, ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalı ülke ve/veya bölgelerde doğum oranları yüksektir. Keza, kırsal bölgelerdeki doğum oranı, kentlere göre daha yüksektir.

   Nüfus artışını ve nüfus artış hızını etkileyen başlıca faktörler şunlardır:

1. Doğumlar ve ölümler

2. İçten dışa / Dıştan içe olan göçler

3. Ülkelerin nüfus politikaları

4. Eğitim düzeyi

5. Sağlık ve beslenme koşulları

 

Ülkeler nüfus sayımına neden ihtiyaç duyarlar?

   Nüfus sayım olayı, öncelikle belirli bir zamanda bir ülke ya da ülkenin iyi tanımlanmış bir bölgesindeki (bu şehir, kasaba veya köy olabilir) tüm kişilere ilişkin demografik, ekonomik ve sosyal verileri toplama, birleştirme, değerlendirme, analiz etme ve yayınlama işlemlerinin bütününü kapsar.

   Nüfus sayılırken, o yerde bulunan kişilerin vatandaşlık bağı taşıması gerekmez. Sayım konusu yere göçle gelmiş kişiler de o nüfusun parçası kabul edilirler.

 

Nüfus sayımı yapılırken kullanılan sayım yöntemleri

   Dünyada sayıma dayalı nüfus tatbikatında en çok kullanılan iki sayım yöntemi bulunmaktadır. Ülkeler nüfus sayımı yaparken bu sayım yöntemlerinden birini seçebileceği gibi her ikisini de birlikte kullanabilirler.

   Ancak ikisinin de birlikte kullanılması KKTC’de olduğu gibi ciddi algı sakıncası yaratır. Her seferinde hangi sayım bilgisinin De Jure, hangi sayım bilgisinin De Facto yöntemine göre yapıldığının ilgililerce halka açıklanması gerekir. Bir süre önce ülkemizde yaşadığımız açıklamalarda olduğu gibi. Görüş sahipleri De Jure nüfusu mu yoksa De Facto nüfusumu kastetmişleridir.

   Her iki deyim de günlük hayatta sıklıkla kullanmadığımız ve alışık olmadığımız deyimler olduğu için kullanırken bilgi karmaşasına yol açmaması imkansız gibidir. Nüfus sayımının De Jure yöntemine göre mi yoksa De Facto yöntemine göre yapılmış olduğu halkı pek ilgilendirmez. Halkın bilmek istediği sadece ülke nüfusunun kaç kişi olduğudur.

   De Jure ve De Facto deyiminin her ikisi de Latin kökenlidir.

 

1. Bulunduğu Yere Göre ( De Facto )

   Nüfus sayımı gününde, kişi nerede bulunuyor ise bulunduğu yerin nüfusuna eklenmesine dayalı sayım yöntemidir. Kelime anlamı, “gerçekte olan”, “fiilen olan” anlamını taşımaktadır.

 

2.Sürekli Oturduğu Yere Göre (De Jure)

   Nüfus sayım gününde kişinin sürekli ikamet adresinin esas alınmasına dayalı olarak yapılan sayım yöntemidir. Kelime anlamı, “yasaya göre”, “hukuka göre” anlamını taşımaktadır.

 

KKTC Nüfusu (Cinsiyete Göre)

 

Yıllar  Nüfus  Erkek  Kadın

2007  265.100  143.843  121.257

2011  286.257  150.483  135.774

2017*  351.965  189.815  162.150

Kaynak: Devlet Planlama Örgütü

(*) Projeksiyon

 

   2007 yılında yapılan nüfus sayımında De Facto yöntemine göre KKTC nüfusunun 265.100 kişi olduğu tespit edilmiş iken, De Jure yöntemine göre de 256.644 kişi olduğu hesap edilmişti. Bu sayım sonucunda nüfusun 138.568’inin erkek, 118.076’sının da kadın nüfustan oluştuğu hesap edilmiştir.

   Bir ülkenin kalkınmasını eğitilmiş nüfus sağlar. Ülke zenginliklerinden faydalanma ancak insan gücüyle olmaktadır.

   Ülke nüfusunun fazla olması birtakım olumsuzluklara yol açar. Her şeyden önce ülkenin kalkınma hızını frenler. Nüfus fazlalığı işsizliğe ve göçe neden olurken beraberinde; eğitim, sağlık, beslenme, altyapı ve bunlara benzer konularda yetersizliklere yol açar.

   Bir ülkede nüfus artış hızının az olması ya da nüfusun azalması durumları da yaşanabilir. Her iki durum ülkenin gelişmesini olumsuz etkiler. Nüfus sayısı azalır, yaşlı nüfus artar. Bu durumda nüfus canlılığını yitirir. İş gücü azlığı veya sıkıntısı başlar. Ülkenin geleceği tehlikeye girer.

   Nüfus artışı (artış hızının yüksek olması) olumlu etkilere de yol açabilmektedir. Mal ve hizmetlere talep artar. Nüfus artışı yeni iş kollarının doğmasına yol açarken, vergi gelirleri artar, piyasa genişler, yeni yatırım sahaları açılır.

   Bir ülkedeki nüfus artış hızının fazla olmasının sorun haline gelmesindeki temel neden ise o ülkenin ekonomik kaynaklarının; ülkede yaşayan nüfusun beslenme, barınma, eğitim, sağlık ve çalışma gibi temel gereksinimlerini karşılayamamasıdır. Bu duruma aşırı nüfuslanma denir.

   Kıbrıs Cumhuriyeti'nde ilk genel nüfus sayımı 11 Aralık 1960 tarihinde gerçekleştirilmiş. Bu sayım 21 Aralık 1963 tarihinde meydana gelen zorunlu bölünmeden sonra adanın tamamında aynı anda yapılmış son nüfus sayımı olmuştur. Sayım sonucunda ada nüfusunun 573.566 kişi olduğu tespit edilmiştir.

 

11 Aralık 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti nüfus sayımı

 

Milliyet  Kişi Sayısı  Oran (%)

Elen  442.138  77,1

Türk  104.321  18,2

Diğer  27.107  4,7

Toplam  573.566  100,0

 

   Tarihsel gelişim içerisinde 1531-1540 yılları arasında Kıbrıs’ta 197. 000 kişilik bir nüfus bulunmakta ve bu nüfusun 70.050’si pariçi, 95.000’ni de köylülerden oluşmaktadır.

   Pariçi, köle statüsünde sayılan kişilerdi ve haftanın belli günlerinde büyük toprak sahiplerinin tarlalarında çalışmak zorundaydılar. Ayrıca elde edilen tarımsal ürünün 1/3’nü yanında çalıştığı Venedikli Feodal Beye vermekle yükümlü idiler. Venediklilerin sömürge yönetiminin devam ettiği 1570-1571 yıllarda Rum ahalisinin yarısı pariçi, yarısı da köle durumundaydı. Osmanlılar adaya hâkim olduktan sonra köylere kendileri yerleşerek köleliğe son verdiler. Tarımsal faaliyetlerin gelişmesini sağladılar. (Gazioğlu, 2000: 152).

   Lala Mustafa Paşa Kıbrıs’ın fethini tamamlayıp İstanbul’a geri dönerken Kıbrıs’ta 3.379 asker bırakmıştı.    Bunların bir kısmı sonradan ailelerini de yanlarına getirtmişlerdir. Osmanlı Devleti, Kıbrıs’ta kalmak isteyenlere her türlü kolaylığı tanımıştır.

   1777 yılında Kıbrıs’ın 17 nahiyesinde 564 köy ve bu köylerde 10.487 Rum ailesi vardı. Rum erkek nüfusu yaklaşık 12.000, Rum kadın ve çocuk nüfusu en az 25.000 olmak üzere Rum toplam nüfusu 37.000 kişi idi.

Türk erkek nüfusu 15.000, Türk kadın ve çocukların sayısı da en az 32.000 olmak üzere Türk nüfusu da toplam 47.000 kişi idi. Ada toplam nüfusu da 84.000 kişi idi.

 

Kıbrıs’ta Nüfus Gelişimi (1777-1800)

 

Yıllar  Rum Erkek  Türk Erkek  Toplam Rum Nüfus  Toplam Türk Nüfus  Ada Nüfusu

1777  12.000  15.000  37.000  47.000  84.000

1790  11.569  ---  47.500  67.000  114.000

1793  11.292  ---  46.392  67.000  118.000

1800  7.631  ---  30.524  67.000  97.524

 

Kaynak: Çevikel 2001: 220

 

   Ülkede son olarak 2011 yılında yapılan nüfus sayımının üzerinden 8 yıl geçmesine karşın henüz yeni bir sayım kararı bulunmamaktadır.

   Türkiye’de ilk resmi nüfus sayımı, 1927 yılında yapılmıştır. İkincisi ise 1935 yılında gerçekleştirilmiş ve bunda sonra 1990 yılına kadar her beş yılda bir düzenli olarak yapılmıştır. 1997 yılında ise zorunlu sayım yapılmıştır.

   Dünyada ilk modern nüfus sayımları Fransız ve İngiliz sömürgelerinde yapılmıştır.

   Dünya ülkeleriyle ilgili nüfus istatistikleri Birleşmiş Milletler tarafından toplanmakta olup, dünya nüfusunun dakika başına eriştiği miktarı nüfus sayımı yöntemiyle izlemektedir.

   Nisan 2019 itibarıyla dünya nüfusu 7.208.550.387 kişidir. Bugün dünya nüfusunun yüzde 90'ı, karaların yüzde 20'sinden daha az bir kısmında yaşamaktadır.

   Gelecek haftaya ülkemizin medeni ihtiyacı olan ve evlere hapsedilmeden nüfus sayımının yapıldığı adrese dayalı nüfus sayım sistemini yazacağım.

 

Devam edecek

 

YORUM EKLE