Oktoberfest Turizm etkinliği

Ülkemizin burada yaşayan yabancıları da dâhil, yerli halkları ve yüz yirmi ülkeden fazla adamızda okuyan öğrencilerinin oluşturduğu çok uluslu mozaik yapısı içerisine gerçekten özenle hazırlanmış etkinlikler de var olmaya devam ediyor. Kaya Palazzo Girne yönetimi tarafından bir süredir hazırlıkları yapılan Oktoberfest de bunlara eklenen son halka odu. Başta Kaya Palazzo Otel Girne Genel Müdürü Sn Hakan Demirçeken ve emeği geçen herkesi kutlamak isterim çünkü onların sayesinde ülkemiz harika bir turizm etkinliğini daha portföyüne eklemiş oldu. Detaylara geçmeden önce Türkiye’mizin içerisinde olduğu “Barış Pınarı” sürecine de kısaca değinmeden edemeyeceğim.

Barış Pınarı’na nasıl gelindi?

Anavatan Türkiye, uluslararası hukuktan kaynaklanan 151. maddeye göre meşru savunma hakkını kullanarak kendi sınırlarını terörden korumak maksadı ile Suriye’nin Kuzeyi’ne, yani bu kez Fırat’ın doğusuna girdi. Bütün dünyaya haykırarak bir gece ansızın gelebilirim diyerek bölgede yaşam süren yerli halka ve terörist uzantılara da hazır olun dedi. Şimdi çok enteresan bazı gerçekleri belirtmekte fayda var. Amerika’da yıllardır besledikleri ve Obama döneminde de zirveye çıkan PKK işbirliği şimdiki başkan Donald Trump tarafından da en yüksek ses tonu ile dillendirildi. On iki bin km öteden yaptıkları tam altmış bin TIR ve kamyon dolusu askeri mühimmat, ağır silah yardımları ile sözde DAEŞ (IŞİD) savaşçılarına karşı besledikleri YPG PYD yani PKK uzantılarına Suriye’nin dörtte birini almalarına göz yumdular. Amaç tabiî ki İsrail yönetiminde Siyonist bir uydu devlet kurarak buraya hâkim kılarak Ortadoğu’da yeni bir serüven yaratmak idi ama oyunlarını büyük Türk Devleti bozdu…

Kimin yanında olmaları gerekiyordu aslında? Bin yıllık bir devlet geleneği ve NATO ülkesi olan Türkiye’nin tabii ki. Teröristlerin değil. Ne tuhaftır ki, bu teröristlerin çoğu AB vatandaşı ve kendi ülkeleri bile onları geri almak istemiyor. Anadolu hoşgörüsü ve toprakları içerisinde yüzyıllardır yaşayan Ermeni ve Süryaniler TC’nin bu haklı davasının yanında olduklarını ifade ederken, yapılan bu harekatı işgal gibi göstermeye çalışan Fransa, Almanya ve BM’nin beş daimi temsilcilerinden Amerika ve Rusya’dan aleyhte çıkacak karar için veto… Türkiye’nin amacı sayıları dört milyonu aşan ve evlerinden olan Suriyelileri tekrardan bu alana taşıyarak tekrardan ülkelerine geri göndererek insanları hem kendi topraklarına göndermek, hem de sınır hattında oluşan terör yapılanmasını tarihe gömmek. Eninde sonunda böyle olacak, Türkiye’nin haklı davasına işgal diyenlere de İsmet İnönü tabiri ile “Hadi canım sende”, demenin tam zamanı…

Oktoberfest nedir?

Sevgili dostum, başarıları ile her zaman kendisinden özel bahsettiğim Kaya Palazzo Genel Müdürümüz Hakan Demirçeken Bey ile festival alanında buluşmak için önceden sözleşmiştik. Hakan Bey kendisi ile daha Kaya Palazzo açılmadan önce şahsımın turizm bakanlığı müsteşarlığı döneminde ne kadar turizm aşığı ve başarılı bir otelci olduğunu tanıma fırsatı bulmuştum. Hakan Bey yıllardır yurt dışında üst düzey otelcilik yapmış çok güzel bir insan. Kariyerine İstanbul’dan sonra yurt dışında Almata ve Amerika’da da devam etmiş. Biz turizmi okurken çalışarak öğrendik diyor. Gerçekten bu kelimeleri gerçek bir turizmci için en önemli ayrıcalık. Özellikle, benimle çok iyi derecede farklı içki türleri ile ilgili ender konuşabilecek kültür ve bilgiye sahip. Geçtiğimiz aylarda çok güzel bir İtalyan Prosecco muhabbeti yaparken bize uzaylı imiş gibi bakan yüzleri hatırlıyorum. Çok keyifli idi. Prosecco için İtalya seyahatimden bahsederken Bottega şaraplarının kalitesinden bile farkında olduğunu öğrenmek bana çok mutluluk vermişti. Kendisi ile sohbetim sırasında etkinlik hakkında nasıl hazırlandıklarını, neler yaptıklarını, ileriye dönük planlamalarının neler olduğunu öğrenmek çok farklı bir duygu oldu. Çünkü Oktoberfest hakkındaki bilgilerim genelde sınırlı idi.

Oktoberfest aslında Almanya’nın Bavyera eyaletinde her yıl geleneksel olarak kutlanan ve eylül ayının son günlerinin ekim ayını karşılamak için düzenlenen bir festival. Bildiğim kadarı ile Oktoberfest ekim ayının ilk pazar gününü de içerisine alacak şekilde on altı gün boyunca etkinlerle kutlanan bir festival. Bu Festival genellikle Almanlarca kısaca “d’Wiesn” ya da d Waasn diye de söylenerek THERESİENWIESE’de yapılıyor.

Festivalin en önemli özelliği şüphesiz ki başrol oyuncusu biradır. Etkinlik her sene Münih Belediye Başkanı’nın büyük bir bira fıçısına çeşme takması ile başlar ve bu olaya da “O’zapft is “ yani Bavyera lisanında çeşme açıldı ve kullanılmaya hazır demektir. Böylesine önem verilen bir dünya etkinliği anlayacağınız.

Tüm bir yıl boyunca hazırlanan ve geleneksel olarak tadı ve mayalanması yıllara göre değişkenlik gösteren bu mayalanmış bira “Mass” denen bir litrelik özel bardaklarda misafirlere sunulmaktadır.

Bardaklar birbirine tokuşturulurken Eins, Zwei, drei, G’suppaaa yani bir, iki, üç, fondip kafaya dik demektir. Daha sakin olanlar ise herkesin bildiği gibi prost yani şerefe diyerek biralarını yudumlarlar.

Farklı çadırlarda sunulan lezzetler, geleneksel kıyafetler içerisinde yapılan danslar hepsi bu güzel gecenin bir parçası.

Etkinliğin hazırlanması…

Öncelikle belirtmek isterim ki; GM Hakan Bey etkinliğin düzenlendiği gecelerde oda doluluğu anlamında ful çekmiş. Keşke 150-200 odam daha olsa hepsini de doldururdum diye de ekliyor. Düşünün uzaklardan, Güney Kıbrıs'ta Limasol, Baf’ta yaşayan Almanlar rezervasyon yaparak etkinliğe katılmak istemiş ama oda bulamamış. Bu kelimeleri söylerken birden ister istemez kafamı otelin en üst tepesine kaldırdım. Otelin yapım aşamasında ortalığı ayağa kaldıran kararını Kıbrıs Türk turizmine yaptıkları kötülüğü bir kez daha yaşadım. Gerçekten haklı bir durum olunsa idi ilk karşı çıkanlardan biri ben olurdum ama gerçekten otelin bırakın bir kat daha yükselmesini, bu bölgede Girne şehrinin dışında iki kat bile yükselmesinin hiç bir sakıncası yoktu. Siz
Girne’nin merkezine apartman yapımı için yok eski alınmış izin, yok yeni emirname 10 kat bina izni vereceksiniz dağ ve deniz manzarası bozulmayacak, şehrin dışında bir turizm tesisine de ülkeye fazla turist getirmesin diye izin vermeyeceksiniz. Müthiş bir tezat var anlayacağınız. Halkımız eminim otele gelince aynısını düşünmekte. Bir katın yıkıldığı dönemde de karşı çıkmıştım, yine de turizm adına çıkmaya devam ederim. Hele otelin kot farkının da önem arz ettiği bir yerden bu resme bakarsanız anlarsınız.
   Neyse konumuza dönelim, Bavyera eyaletindeki eğlencelerden hiç bir farkı yoktu yapılan eventin. Servis ve PR’da çalışan elemanlarının kıyafetleri orijinalinden aynı, servis edilen yiyecek ve içecekler ise tamamı ile Alman kültürünü yansıtan cinsten kıyafetleri oradan getirilmiş. Yemeklere gelecek olursak, bütün baharatlar, soslar Güney Kıbrıs ve Almanya'dan getirilmiş. Özellikle Oktoberfest'in olmaz ise olmazı sosislerin de hazırlanması için Lapta köyündeki bir kasap ile anlaşılmış. Ana sponsorlar, Efes Bira, ulaşım sponsoru Akgünler ve Kıbrıs'ta bir Bavyera'lı olan BMW Çangar.
   Bu arada sahnede gece saat 8 ile 11.30 arası etkinliğin olağanüstü bir şekilde geçmesini sağlayan Alman müzisyenleri de kutlamak isterim çünkü harika bir performans sergilediler. Olduğum bistroda organizasyonun gerçekleşmesi ve PR katkısı olan yıllardır tanıdığım Ahmet Subas ve eşi Yasemin Subas gecenin yumuşak ve sorunsuz geçmesi için canla başla çalıştılar. Masamızda Segafredo Zanetti kahvelerinin Kıbrıs distribütörü Levent Özerdağ ve kıymetli eşi ve ayrıca diğer dostlarımız da vardı. Sahne ve gece GM Hakan Demirçeken tarafından geleneksel büyük bir bira fıçısını sahnede temsili olarak balta ile açmasından sonra başladı. Müthiş bir Show başladı. Geleneksel Alman Shlagger dansları ve müzikleri eşliğinde söylenen şarkılardan sonra farklı farklı eğlenceler, bütün eğlence alanını dolduran herkesin de katılmalarını sağlayarak devam etti. Güzel bir mutluluk ve gülümseme herkesin yüzünde hissediliyordu. Ben otelden ayrılırken dolunay ve denize yansıyan yakamoz bile ışıl ışıldı ve mutluluğunu ifade ediyordu. Gelecek yıl daha geniş bir katılım ile Girne halkını ve üniversitelerin turizm okullarını da içerisine alacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini Hakan Bey’e ifade ederek, bana mutlaka öyle olacak hocam derken başaracağını anladım.

YORUM EKLE

banner75