Okullar sorunlarla başlamasın

Bazı sorunlarımız vardır hiç değişmez...

Her yıl aynı sorunlar yaşanır ve ertesi sene, bir sonraki sene, daha sonraki sene de aynı sorunlarla karşı karşıya kalırız.

Bekleriz ki bir sene de o sorunu yaşamayalım.

İsteriz ki birileri o sorunları çözsün de gazetelere haber olmasın...

Ancak bu isteğimiz bir türlü gerçekleşmez.

Bu şekilde çok sorunumuz var ama biz eğitimle ilgili olana değineceğiz.

Okullar açıldığında tamiratların bitmiş olmasını, öğretmen eksiğinin giderilmesini, kitap eksikliği olmamasını, derslik veya okul sorunu yaşanmamasını isteriz.

Gelin görün ki her yıl okullar açıldığında tamiratlar sürüyor, çocuklar inşaat alanları içinde oyun oynuyor, öğretmen eksikliği, kitap eksikliği, okul yetersizliği geliyor karşımıza çıkıyor.

Her yıl okullar bu haberlerle açılıyor.

“Neden koca yaz sezonunda bunları halletmiyorsunuz da gelip yeni ders sezonuna sarkıyor?” diye sorup duruyoruz.

Sorularımızın cevapları var tabii ki... “İhaleler geç tamamlanıyor...”, “Maddi yetersizlik var...” gibi mazeretler sunulabiliyor size ama sonuç değişmiyor, önemli olan bu...

Mağduriyetler yaşanıyor, yoksa mazeret ararsak buluruz.

“Neden şimdi bunları hatırlatıyoruz?” diye soracaksınız.

Bunları yazıyoruz, çünkü KTÖS, önceki gün eğitim yılı başlamadan önce sorunlara çözüm talebinde bulunmak amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylem yaptı.

Sendika yetkilileri, eksik münhal sayısı, yeni okul ihtiyacı ve kitaplarla ilgili sorunlara dikkat çekti.
KTÖS’ün iddiasına göre, 17 Eylül’de ilkokullar 80 eksik öğretmenle açılacak...

Durum böyleyse ve gerçekten bu eksikliklerle başlayacaksak, “Neden böyle oluyor?” diye sormak lazım.

Eğitim için bazı yardımların kesildiği söyleniyor, sebep bu mudur?

Sendikacılar, ilköğretimde 56 münhale ihtiyaç duyulurken, 36 münhal açıldığını, 15 olması gereken özel eğitime 5 ve rehber öğretmen, öğretmen yardımcısı ve denetmen münhali için ise hiç münhal açılmadığını vurguladı.

Sendikacılar, “Temmuz ayında belirlenen münhal yerleri için sınavın eylül ayı sonunda yapılacak olması başlı başına okulların eksik öğretmen ile açılacağının göstergesidir” dedi.
Öğretmen Nakil Tüzüğü’nün hayata geçirilemediğini, yeni okul ihtiyacı için somut adım atılmadığını söyleyen sendikacılar, tamiratların eğitim-öğretim dönemi içine sarkacağı ve kitapların okullara geç ulaşacağı endişesini taşıdıklarını belirtti.
KTÖS taleplerini şöyle sıraladı:

“Öğretmenlik sınavı 1-2 Eylül tarihlerinde yapılmalıdır. İlköğretimde münhal sayısı 56, özel eğitimde 15 olmalıdır. Hükümet eğitimde tasarruf anlayışından vazgeçmelidir. Rehber öğretmen, öğretmen yardımcısı ve denetmen için münhal açılmalıdır. Yeni okulların temeli atılmalı, özelikle Girne bölgesini rahatlatacak alternatifler yaratılmalıdır. Öğretmen yer değiştirme tüzüğü ‘Teknik Kurul’ çağrılarak bir an önce Meclis’e gönderilmelidir. Eğitimin niteliğinin artırılması için ortaya koyduğumuz önerilerin tartışılması için Eğitim Bakanlığı’nda sürekli komiteler oluşturulmalıdır. Tüm kesimlerin alım gücünü koruyacak reel politikalar hayata geçirilmelidir...”

Şimdi bunları dinleyince veya okuyunca insan endişeye kapılıyor, “yine mi aynı sorunlar?” demekten kendimizi alamıyoruz.

Neden böyle oluyor? Sıkıntılar nelerdir? Devlette tasarruf eğitimden mi başlamıştır? Türkiye’den ülkemiz eğitimine yapılan katkılar gerçekten kısıtlanmış, azaltılmış mıdır?

Bunları da bilmeye ihtiyacımız vardır. Türkiye Hükümeti de KKTC Hükümeti de “KKTC eğitimi” için tasarruf yapmamalıdır. Eğitime kısıtlama yapılmasını gerektirtecek hiçbir mazereti duymak istemiyoruz.

Eğitim önemlidir, eğitim gelecektir, eğitim sağlıklı bir toplum için olmazsa olmazdır. Eğitimden yapacağınız tasarruf, geleceğinizden yapacağınız tasarruftur ve fırsat kaçtı mı da telafisi kolay değildir.

YORUM EKLE