Okurlardan

Ergün Vudalı, Gazimağusa anıt ağacı cümbezle ilgili satırlarım üzerine yazdı:
   “Anıt ağaçlarımızla ilgili yeterli duyarlılık yok… Kalkanlı zeytin ağaçları Lüzinyan döneminde ekilmiş 800, 700, 500 küsur yıllık yaklaşık 2000 ağaçtı ve yangında bir çoğu yandı. Çınarlı anıt çam ağacı kurudu, Kargasuyu’ndaki anıt çam ağacının iki gövdesinden birisi çürüdü ve düşmek üzere, Viran Kilisedeki anıt servi ağacı korumasız durumda… Velhasıl olanları yok etmek üzere gereken her şey yapılıyor...”
                              ***
   Yücel Dolmacı’dan, okullarımızın sosyal dayanışmayla tamirine ilişkin yazım üzerine:
   “Ağırdağ İlkokulu Okul Aile Birliği olarak 1990’larda aşağıdaki işleri yaptık :
   Akıtan kiremitleri değiştik… Çürük tahtaları yeniledik… Kantin üstündeki paslı saçları yeniledik…
   Gerekli malzemeleri Ağırdalı Hafızoğlu Kardeşler ve Ermataş verdi. Her hafta sonu, yönetim kurulu, köylü marangoz, usta, demirciyi sıra ile çağırdık ve onlarla beraber biz de çalışarak bu işleri yaptık.
   Bakanlık boya verdi, tüm okulu boyadık. Üç tuvalet yaptık, spor alanını düzenledik… Harnup ağaçlarının altına ahşap masalar koyduk…
   Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı beton direkler yapardı. Komutan istediğimiz kadar direk verdi, bunları bahçe sınırlarına diktik...
   Arasta tüccarları kumaş verdi. Eşlerimiz dikti, tüm odalara perde taktık… Ve saire ve saire…
   Gün geldi bizim çocuklar mezun oldu. Rahmetli Ahmet Mithat Berberoğlu haber etti, ‘genel kurulu erken yapalım…’ Toplandık... Faaliyet raporunu okurum. Ahmet Bey ‘Bakalım bize ne borç bıraktınız’ dedi. Mali raporu okudum… Türk Bankası’nda 300 TL ve 50 TL kadar iki ayrı mevduat var… Berberoğlu  ‘Niye iki hesap açtınız?’ diye sordu. ’Biri vadelidir, yüksek faiz alır, diğeri günlük harcama içindir’ dedik.
   Aidat, piyango, tiyatro ve özel günlerde kantin satışlarından gelir sağladık…. TÜM BU ÇALIŞMALARIMIZDA NE SENDİKA, NE DE SENDİKACI GÖRDÜK… ZATEN GÖLGE ETMEMELERİNDEN BAŞKA İHSAN İSTEMEZDİK.”
                              ***
   Hasan Emirali’den “1960’ların 30 KL Maaş Dönemi” başlıklı yazım üzerine:
   “Bana göre bir çoğumuz, o çok acılı günleri yaşayanlar, çocuklarına şu veya bu şekilde yeterince tarihimizi anlatamadılar…  Barış uğruna Milli Eğitim Bakanlığı tarih kitapları sulandırıldı… Eksik ve yanlış eğitim uygulandı… Geçmişimizden habersiz bir nesil yetiştirdik… MİLLİ değerlerimizi yitirip, LİLLİ değerlerle kötü örnek olduk….”
                              ***
   Abdullah Üçgöz’den üniversitelerimize yeni öğrenci akını üzerine:
   “ Türkiye’den gelecek öğrenci sayısı belirlendi ve açıklandı… Diğer ülkelerden gelenlerin sayısı da çok önemli. Tüm öğrenci sayısının 150 bine yaklaştığı söyleniyor. Çoğu kaçak olarak barlarda, marketlerde, orada burada düşük maaşlarla çalıştırılıyor. Bu durum yerli halkın iş bulabilmesini de imkânsız hale getiriyor. Yapılan haberli denetimler ise göstermelik. Disiplin ve topluma uyum durumları ise maalesef çok kötü. Uyuşturucu, fuhuş, alkol dejenerasyonu ise korkunç boyutlarda. Şimdi bu sektörün bu tür meseleleri ile nasıl gurur duyuluyor çok merak ediyorum. Bu sektör Kuzey Kıbrıs’a baş edemeyeceği sorunlar da getirdi…”
                              ***
   Cihan Doğru da öğrenci sorunlarına dair yazdı:
   “Uçak bilet fiyatlarını, ev kiralarını ve hayat pahalılığını iyice inceleyebilseler bu öğrenci sayısının en az yarısı fakültelere kayıt yaptırmaktan vazgeçerek bir yıl sonra yeniden sınava girmeyi planlar. Son yıllarda K.K.T.C. üniversiteleri %100 burslu miktarlarını hemen hemen çoğu öğrenci için arttırdı… Öğrenci ve ailesi bu imkânla çok rahat mezun olunabileceği yanılgısı ile tercihini K.K.T.C. üniversiteleri lehine kullanıyor... Dar gelirli ailelerin çocuklarının tercihlerinde bu yüzden artış olduğu kanaatindeyim…”


 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110