Önce çözüm, sonra doğal zenginlikler

Kıbrıs’ın çevresindeki doğal zenginlikler, Kıbrıslılara mutluluk vermedi, tam aksine gerginlik getirdi.

Doğalgaz aramaları konusunda Rum yönetiminin tek yanlı tutumu, bölgede tansiyonun yükselmesine neden oluyor.

Türkiye, Rum yönetiminin tek yanlı Münhasır Ekonomik Bölge ilan ettiği deniz bölgesinde, 3’ncü parselde İtalyan ENI şirketinin sondaj yapmasını engelledi.

Rum yönetimi bu duruma tepki gösterirken, Avrupa Konseyi’nden de Rum yönetimine destek geldi.

Birçok uzman, uluslararası ilişkiler uzmanı, yazarlar, gazeteciler, “Deniz savaşlarından” söz etmeye başladı.

Sondaj çalışmaları nedeniyle bir deniz savaşı olur mu?

Kimisine göre, bu gerginlik sunidir ve kısa süre sonra müzakerelerin başlaması için önce “araların bozulduğu” izlenimi veriliyor.

Kimisine göre ise müzakereleri başlatmak ve mesafe kat etmek için bir deniz savaşı bile çıkarılabilir.

İkisi de bize mantıklı gelmiyor, müzakerelerin başlaması için gerginliği yükseltmek, hatta savaş çıkarmak, biraz maliyetli bir girişim değil mi?

Türkiye’nin sert uyarısı var ama bize göre, bir deniz savaşı da çıkmayacak.

Ancak bölgede bir huzursuzluk, mutsuzluk olacağını söylemeliyiz.

Kıbrıs’ta bir çözüme ulaşmadan bölgede istikrar ve huzur bekleyemeyiz.

AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, doğal kaynaklardan faydalanmanın yolunun, Kıbrıs sorununun çözümünden geçtiğini söyledi.

Kiprianu, doğal zenginlikler için çözümün şart olduğunu görebiliyor.

AKEL Genel Sekreteri, üstelik bu durumu göremediğini söylediği Rum yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’i de eleştiriyor.

İyi, güzel de bu gerçekleri Güney Kıbrıs’ta kaç kişi görebiliyor?

Görenler de ne kadar etkili olabiliyor?

Elbette ki önce müzakereler gündeme alınsa, doğalgaz arama çalışmaları daha sonra yapılsa çok daha iyi olurdu.

Ancak Anastasiadis, ısrarla bundan kaçınıyor.

Gerginlik pahasına doğalgaz arama çalışmalarına devam etmek istiyor.

Türkiye’nin engellemesi ile İtalyan ENİ gemisi Kıbrıs’tan ayrıldı ama Rumlar yeni formüller bulma peşinde.

Rumlar, “Biz yasal ülkeyiz, bizim her yaptığımız tamamadır” mantalitesinden vazgeçmeli ve doğal zenginlikleri paylaşmayı bilmeli/ denemelidir.

Anastasiadis’in bir “imaj” ve “Türkiye’ye baskı” amaçlı doğalgaz aramaları bizleri ateşe yanaştırmaktadır. Umarız, Rum yönetimi akıl yolunu bulur.

Avrupa Birliği ülkeleri Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yasallığını ön plana çıkarıyor, tamam da bu ülkede Kıbrıslı Türklerin de olduğu ve zenginliklerde payı bulunduğu gerçeğini unutmamalıdır.

Umarız Rum yönetimi bu tehlikeli oyuna bir son verir…

YORUM EKLE