Öngörü

Dünyada ticaretin geçmişi çok gerilere dayansa da, tarihte,  birinci dünya savaşı sonrası oluşan ülke yapıları, yakın dünya ticaret tarihinde, ulusal çizgiye geçişte bir milat kabul edilir.

Ülkeler için daha fazla ihracat, daha az ithalat, ulusal ekonominin idamesinde, ticaretin temel prensibi olarak kabul edildi.

Bugün aynı prensibin farklı biçimde devam ettiğini söylemek mümkün.

Birinci Dünya Savaşı üzerinden yüz yıldan fazla süre geçti.

Gerek endüstri, gerekse teknoloji bu dönem sonrasında çok hızlı bir gelişim ivmesi yakaladı.

Doksanlar ile birlikte, daha yaygın olarak hayatımızın içine giren bilgisayarların, çok daha gelişmişi olan cep telefonlarını, artık cebimizde taşıyoruz.

Yakın bir geçmiş sayılabilecek zamanda saatler süren işlem ve bağlantılar için, bugün saniyeler yeterli olabiliyor.

Hayatımız ile ilgili birçok işlem, bir tık uzakta.

Gün içinde attığımız adımdan, kalp atış hızımıza, fatura ödemelerinden, alış verişe, oyundan, bilgiye, dünyanın öteki ucuyla anlık mesajlaşmadan, rezervasyona ve alışverişe kadar teknoloji elimizin altında. Bir akıllı telefonun yapabileceklerini sıralamaya bu sayfanın, hatta sayfaların yetmeyeceği kesin.

Forbes’un her yıl geleneksel olarak açıkladığı, dünyanın en zenginleri listesinin ilk onunun, sekizi servetini teknolojiden yapmış.

Listenin başındaki Jeff Bezos ise, dünyanın en fazla e-ticaret yapan sayfalarından olan Amazon’un sahibi.

Kaba bir benzetme ile bugünün dünyasında, işlek bir caddedeki bir mağaza ile internet ortamında fazla ziyaret edilen bir sayfayı benzetmek mümkün.

Avantajlarının kıyasını yapmaya başlasak, bilinmiş, global bir web sayfasının, cadde üzerindeki bir mağazaya ezici üstünlükleri olacağından şüphem yok.

İsterseniz birkaçını düşünün; bir web sayfasının maliyeti ile bir mağazanın fiziki maliyetini ya da kirasını veya mülkiyet edinme bedelini. İstediği kadar cadde üstünde olsun, bir mağazanın tanıtımı, ne kadar iyi yapılsa da, o mağazadan alış veriş için, fiziki olarak orada olmanız gerekliliği kaçınılmaz. Diğer tarafta  ise, havada mesafe sınırı olmadan hizmet verebilme olanağı. Mağazanın potansiyel müşterisinin lokal, web sayfasının ise global. Bu sebep bile tek başına tercih sebebi sayılabilir.

Dünyada e-ticaret 2000’li yıllar ile birlikte çok hızlı bir yükselişe geçti.

Ev, araba, oyuncak, kıyafet, gıda gibi, bitmiş üründen, hizmet sektörüne kadar neredeyse her şeyin internet üzerinden alınıp satılması, ya uygulama ya da web sayfaları üzerinden artık çok kolaylaştı.

Bu yazının konusu olmamakla birlikte,  Android ve Ios işlemcileri üzerinden geçen, uygulama gelirlerinin son beş yılda geldiği noktayı görmenizi isterim.

Yıl                           Gelir

2016       $43.5 milyar dolar

2017                       $58.1 milyar dolar                           

2018                      $71.3 milyar dolar

2019                       $89 milyar dolar

2020                        $111 milyar dolar

Sizin de görebileceğiniz gibi, uygulama pazarının büyüme rakamları, beş yılda yüzde yüzün üzerinde.

EMarketer 2017 yılından bugüne, e-ticaretin geldiği nokta ile ilgili yaptığı araştırma ve projeksiyon sonuçları aşağıdaki gibidir.

                      

Tablodan da anlaşılabileceği gibi, her ne kadar pandemi sebebi ile piyasalar daralma eğiliminde olsa da, e-ticaretin ivmesi yukarı yönde ve toplam global ticaretin yaklaşık yüzde 22’si e-ticaret olarak gerçekleşiyor.

Dijitalleşme ve teknoloji hızla gelişirken hayatımızdaki payı sürekli yükseliyor.

Kıbrıs tarih buyunca stratejik öneme sahip oldu. Bu gerçeklik bugün için de geçerli. Adamızın, doğusu Asya, güneyi Afrika, Batısı Avrupa.

Her ne kadar e-ticarette sınırlar daha belirsiz olsa da, lojistik açısından bulunduğunuz konum da önemli. Bu açıdan ana kara ile bağımız olmasa da nokta olarak iyi bir noktada olduğumuzu söyleyebilirim.

Siyasetin yarattığı izole yapının dezavantajlarını yaşadığımız gerçekliğinden yola çıkarak e-ticaretin farklı bakış açıları ile düşük maliyetlerle çok ciddi kazanımlar getireceğine inananlardanım.

Ülkemizde e-ticaret sadece yüzeysel ve pay olarak çok küçük oranda yapılmakta.

Bugünkü gerek siyasi anlayış, gerekse mevcut uygulamadaki gerek gümrük, gerek vergi, gerekse idari yapı ülkede global ticaretin önünde engel olmamalıdır.

Ben, karada ve denizde siyaset bize sınırlar çizse de e-ticaret ile bu sınırların aşılabilir olduğuna inanıyorum. Bu yönde teşviklerin çoğaltılması ise elzemdir.

Başka alanlarda iplerin tümü elimizde olmasa da, bu konuda hassas davranılması gerekliliğine inanıyorum.

Unutmayalım ki, kendi ipimizi, kendimiz tuttuğumuz oranda özgürüz.

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75