Özersay, Cumhurbaşkanı olmak için her şeye razı olmaz…

   Yazımın başlığının, biraz fazla iddialı olduğunun farkındayım.
   Hatta, bir anlamda Özersay’a kefil olmak içeriğini de taşır.
   Ancak bu satırları yazarken kendi kendime sorular sordum. Kendi kendimle konuştum ve sonuçta şu an için değerlendirmem bu başlığı yazdırdı.
   ***
   Halkın Partisi Genel Başkanı, Başbakan ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay,  siyaseti oldukça temiz ideallerle yapıyor.
   Bir şehit çocuğudur… Babasız büyüdü…
   Hayatında yeri asla doldurulmayacak, duygusal boşluklarla büyüdü.
   Kudret Özersay, merkeze kendine dönük hedeflerini koyarak siyaset yapmıyor.
   Dürüstlüğüne ve toplumcu bir düşünceyle hareket ettiğine inanıyorum.
   Siyasi duruşunda ya da Ankara ilişkilerinde, takıldığım, katılmadığım yaklaşımlar olmuyor mu?
   Oluyor elbette.
   Türkiye ile ilişkilere özen gösterilmesinden yanayım. Ancak, Kudret Özersay’ın Ankara’nın işaretinden medet ummasını istemem.
   Kudret Özersay’ın isteyeceğini düşünmek bile istemem.
   ***
   Kudret Özersay, cumhurbaşkanı seçilmek, cumhurbaşkanı olmak istiyor mu?
   Tek kelimeyle yanıt vereyim. İSTİYOR.
   Peki, Özersay, Cumhurbaşkanı olmak için her şeye razı olur mu?
   İşte bu sorunun yanıtında Kudret Özersay’ın alışılmış siyasetçilerden ayrıldığına inanırım. İnandığım için de, Özersay, Cumhurbaşkanı olmak için her şeye razı olmaz, derim.
   ***
   Kudret Özersay’ın şahsi ve partisinden gelen oyları, cumhurbaşkanlığına yetmez.
   Ciddi adayların yarışacağı, çok adaylı bir seçimde ikinci tura kalması bile zor olabilir.
   Şu an 2020 Cumhurbaşkanlığı için, isimleri konuşulanların hiçbirinin, çekirdek oyu kazanmaya yetmez.
   Birinci tercihi farklı olan seçmenden de, dayanışma yaklaşımıyla oy alanın şansı yüksek olur.
   ***
   UBP’de bir kesim, UBP’nin hükümette olmamasının faturasını Kudret Özersay’a kesmeye devam ediyor.
   Genel seçim sonrası Hüseyin Özgürgün’ün liderliğindeki UBP ile nezaketen bile görüşmemesi bazılarını göre siyasi acemilikti. Bana sorarsanız öteki siyasilere göre farkını ortaya koyan ilkeli bir duruştu.
   ***
   Kudret Özersay, çok önem verdiği siyasi yolsuzluklara karşı mücadelede istenilen mesafeyi henüz alamadı. Alamamasının suçlusu kendisi ve partisi değil.
   Ne kadar de ilginçtir, bazı ‘ dansöz zekalılar’, Özersay’ın duyarlılık gösterdiği konuları sorgulama yerine, partisiyle birlikte Özersay’ın alamadığı mesafeyi konuşuyor.
   ***
   Özersay, mevcut koalisyon hükümetinden memnun olmayabilir. Ancak benim bildiğim Özersay, ciddi nedenden yoksun bir kararla dörtlü koalisyondan ayrılmaz.
   Ankara’nın bir emriyle hükümetten ayrılıp, UBP ile nikah masasına oturmaz.
   Şu anki haliyle UBP, HP’nin tercihi olamaz.
   Hiç kuşkum yok, bu hassasiyet Türkiye yetkililerine de söylenmiştir.
   ***
   Özersay, hükümetle alakalı çok net görüşler ortaya koyuyor.
   Önceki akşam saatlerinde sosyal medya üzerinden paylaştığı şu metin, kısa ama çok şey anlatıyor:
   ‘Biz görevimizin başındayız, son 14 aydır olduğu gibi.
   Telkinlere, tavsiyelere göre hareket eden bir siyasi parti olmuş olsaydık bu hükümete daha en baştan girmezdik zaten.
   Pek çok talihsizliğe ve ciddi mali sorunların varlığına karşın sözümüzde durduk ve durmaya devam ediyoruz.
   Hükümet bağlamında kimi rahatsızlıklarımızı en baştan itibaren şeffaf şekilde kamuoyu ile de paylaştık geçmişte, gizlemedik, ortaklarımıza da kamuoyuna da söyledik.
   Gizli saklı alengirli işlerle işimiz olmaz bizim. Namık Kemal Kıbrıs’ta dedikodu konusunda yine haklı çıkıyor ama başta da dediğim gibi hükümet görevinin başındadır.’
   ***
   Özersay, bu açıklamalarla telkin ve ricalara kapıyı kapatıp, baskılara karşısında bile manevra alanını daraltmak ister gibi.
   Bu satırları yazmadan Özersay’a ulaşıp, güncel bilgi sahibi olabilirdim. Tercih etmedim.
 

YORUM EKLE