Özersay’ın katılımcı ve yapıcı yaklaşımı (2)

  “Lafta değil, her manada yapıcı muhalefet”

Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay’la yaptığımız sohbetin ilk bölümünü dün sizlerle paylaşmıştım.
Bugün kaldığım yerden devam edip, Özersay’a yönelttiğim üç ve aldığım üç yanıtı aktarıyorum.
Soru ve yanıtlara geçmeden bir vurguyu aktarayım. Özersay, arkadaşlarıyla birlikte huzurlu bir muhalefet yapıyor. Kimse “Nerede o hükümet günlerimiz” demiyor. Bu HP’nin avantajı.
İşte soru ve yanıtlar:
***
 

SORU: Cenevre'de pozitif sonuç için nasıl bir yol izlenmeli?
ÖZERSAY:
Cenevre’de çıplak göz ile bakan herkesin de görebileceği üzere müzakereler için “orta bir zemin”in ortaya çıkması pek mümkün değildir.
Öte yandan uluslararası aktörler tarafların birbirleriyle hiç konuşmamalarından, diyalog halinde olmamalarındansa ortak zemin bulmak için diyaloğa devam etmelerinden yana bir tavır koyacaktır.
Bizim Kıbrıs Türk tarafı olarak yapmamız gereken şey eğer ortak zeminde anlaşma olmamasına rağmen süreci devam ettireceklerse Kıbrıslı Türklerin de faydasına olacak konuların kapsamlı çözüm görüşmelerine paralel şekilde görüşülmesini talep etmek olmalıdır. Yani “peki kardeşim bir ortak zemin yok ve çok da umut yok ama siz devam etmemizi istiyorsunuz, benim de bu noktada bir şartım var: ekonomi, ticaret, limanlar, doğrudan uçuş ve doğal gaz kaynaklarının iki toplum arasında paylaşılması konuları da masaya gelecek ve görüşülecek. Yani kapsamlı çözümü beklemeden, çözümden önce işbirliği yapılmasını talep etmemiz gerekir.
Çünkü Kıbrıs Türküne bir nebze nefes aldıracak olan asıl hususlar da bunlardır. Kuşkusuz resmi müzakerelerin başlayabilmesi için ortak bir zemin bulunması kolay olmasa da Kıbrıs Türk tarafının yeni ve yaratıcı fikirler ortaya koymasında yarar vardır. Aynı ezberleri tekrar etmek için Cenevre görüşmesine gitmenin manası yoktur.
Örneğin Sayın Anastasiadis 50 yıllık iki bölgeli iki toplumlu federasyonu talep etmek için gideceğini söylüyor, bu bir marifet değildir. Rum tarafı orada Kıbrıs Türk tarafı federasyonu bu kadar yıllık başarısızlığa ve 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti federasyon deneyiminin başarısızlığına rağmen neden halen daha kabul etmelidir sorusuna yanıt vermek zorunda olacaktır. Kıbrıs Türk tarafı da iki devletli çözüm derken neyi kastediyor olduğunu, bu ifadelerin altını dolduracak şekilde anlatmalıdır. Bunun dışında sloganları tekrar etmek için tarafların oraya gitmesi Birleşmiş Milletlerden de tepki çeker, yapıcı ve yaratıcı olmalıyız.
 

SORU: HP olarak muhalefet anlayışınız nedir?
ÖZERSAY:
Halkın Partisi olarak bizim muhalefet anlayışımız yapıcı ve çözüm önerisi içeren bir anlayıştır. Sırf eleştirmek için eleştiri yapmayız, hükümete yapamayacağı popülist şeyler de söylemeyiz.
Aslında neredeyse üç yıl boyunca hükümette kaldığımız dönemde HP olarak belirli bir yönetim tecrübesine sahip olduk, koalisyon ortaklığının ne demek olduğunu ve ne demek olmadığını yaşayarak gördük. Şimdi muhalefette bu tecrübemize dayalı olarak hükümeti ciddi şekilde denetliyoruz ve takip edip eleştiri yanında her defasında ne yapmaları gerektiğini de öneri olarak ortaya koyuyoruz.
Örnek vermem gerekirse yurt dışında çalışan ya da okuyan gençlerimizin bedelli askerlik haklarını yitirmemeleri için somut öneri yaptık, çağrı yaptık ve sonuç da aldık. Döviz krizi konusunda kendi hükümet dönemimizde dövizle kira ve temel gıda ürünlerinde ithalatta kur sabitlemesi gibi aldığımız tedbirleri hükümete liste şeklinde verip bu konuda adım atmaya davet ettik ama hükümet bu konuda maalesef kımıldamadı.
Mazbata, taksit ve tahliye konularında biz hükümetteyken yaptığımız gibi iki üç aylık bir ertelemenin bu dönemde çok faydalı olabileceğini söyledik çağrı yaptık ama hükümet maalesef dikkate almadı ve bu liste uzayıp gider. Demeye çalıştığım şudur Hasan abi, eleştiriden ziyade şu şekilde yapın diyerek somut öneride bulunuyoruz ve bunların pek çoğu biz hükümetteyken bizim de yaptığımız şeyler.
Yani lafta değil her manada yapıcı muhalefet anlayışıyla topluma hizmet etmeye çalışıyoruz. Biz illa ki koltukta olacağız, illa ki hükümette olacağız ve Bakan olacağız diye diretmedik, gerekirse muhalefette de topluma hizmet etmek mümkündür diyerek bu dönemde bu görevi üstlendik. Ama Halk gereken mukayeseyi yapacaktır, bizim hükümet dönemimiz ile başkalarının hükümet dönemini karşılaştırıp kimin görevde olduğu döneminde memleketi düşündüğünü, kimin kendi cebini ve menfaatini düşündüğünü toplum görüp ayırabilecek durumdadır diye düşünüyorum.
 

SORU: Toplumun size yansıyan öncelikli beklentileri nelerdir?
ÖZERSAY:
Bize göre halkın önceliği güvenebileceği, hem sağlık konusunda hem de ekonomi konusunda gece gündüz Halkın yararı için kaynaklar sınırlı da olsa samimiyetle uğraşacak bir yönetimdir, bir hükümettir. İnsanlar boş tartışmalardan ve siyasi çekişmelerden çok sıkıldılar. Hükümete gelecek olanların öngörülebilir, planlı ve programlı şekilde çalışmasını, sağlığı ve ekonomiyi önceliği yapmasını ve birilerine şirin görünmek için değil ülkenin ihtiyacı olduğu için ne gerekiyorsa onu yapmasını istiyor.
               
 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75