Pandemi döneminde iflaslar ve işsizlik patladı

   Geçtiğimiz haftaki yazımda, Lokmacı Kapısı’nın kapalı olmasından dolayı, Arasta bölgesi ve Surlariçi’ndeki esnafın ve işletmelerin çok zor durumda olduklarını, dükkanların dörtte birinin kapalı olduğunu, açık olan işyerlerinin ise çok az satış yaptığını, bazı gün siftah bile yapmadıklarına değinmiştim.
   Benzer konunun Girne, Güzelyurt, İskele ve Mağusa Surlariçi çarşıları için de geçerli olduğunu, zira bu çarşıların müşterilerinin çoğunlukla turistler, öğrenciler ve Rumlar olması nedeniyle, şu andaki satışlarının hemen hemen durduğunu belirtmiştim.
   Geçtiğimiz gün, Esnaf ve Zanaatkarlar Odası da yaptığı açıklamada benzer tespitleri yaparak, sadece Lefkoşa bölgesinde yaklaşık 700 işyerinin kapandığını ve ülke genelinde yaklaşık 30 bin kişinin işsiz kaldığını açıkladı. Bu açıklama bizim paylaştığımız bilgileri de bir anlamda teyit etmiş oldu.
   Salgın döneminin başlangıcında yaşanan kapanmadan sonra geçen 4 aylık süreçte bu işyerleri kapandı. Görüldüğü üzere, yaşanan ekonomik krizin boyutu gün geçtikçe derinleşmekte, iflaslar ve işsizlik günden güne artmaktadır.
   Geçen 4 aylık zamanda, özel sektörde işsiz kalan veya maaşı önemli oranda düşen çalışanlara sadece bir kez 1500 TL devlet katkısı yapıldı. Bu katkının daha fazla olacağı açıklanmıştı ama bir türlü gerçekleşmedi.
   Esnaf ve Zanaatkarlar Odası bilgilerine göre, pandemi sürecinde esnaf ve küçük işletmelerin iş kapasitesi yüzde 60 düzeyinde düştü. İş hacminin bu düzeyde düşmesinin, hem işsizliği hem de iflasları daha da artıracağı aşikardır.
   Buna benzer olumsuz bilgiler ülkenin her tarafından gelmektedir. Ülke genelindeki küçük işletmelerin ve esnafın feryatları günden güne büyümekte, çaresizlik artmaktadır. İnsanlar, kendilerine uzanacak yardım elini bir umutla beklemektedir.
   Bu bağlamda, ülke genelindeki küçük işletmelerin ve esnafın başta kira olmak üzere, vergi, sigorta, ihtiyat sandığı, elektrik ve kredi borçları ödemelerinde de ertelemeler mutlaka gündeme gelmeli, işletmelere hibe, çalışanlara da ücret desteği verilmelidir.
   Bu tür destekler verilmediği takdirde, özellikle hibe ve ücret desteği sağlanmazsa birçok işletme kapanmaya devam edecek ve binlerce kişi daha işsiz kalacaktır.
   Bu dönemde, krediye erişim de kolay olmamakta, süreç bir türlü hızlanmamaktadır. Aslında, zaten borçlu olan işletmeleri ve esnafı yeni borç yükleriyle ayakta tutmak mümkün görülmemektedir.
   Öte yandan, 3 hafta içinde 2 kez akaryakıta yapılan büyük oranlı zamlar, başta akaryakıt olmak üzere, zincirleme etkisi ile birçok ürünün fiyatını artıracak ve ülke gitgide pahalılaşacaktır. Bu da, gelirleri düşen dar gelirlilerin satın alma gücünü düşürecek, harcamalar azalacak ve bundan da en fazla esnaf ve küçük işletmeler olumsuz etkilenecektir.
   Aslında, bu zammı halka yansıtmamak için, fiyat istikrar fonu gelirlerinden feraget edilebilirdi. Zaten, şu anda fondaki gelir, geçen yılın 2 katından fazladır. Ama, anlaşılan bütçenin gelire ihtiyacı olmasından dolayı zam yapılması tercih edildi.
   Pandemi krizi nedeniyle, ülkede işini kaybetmiş veya maaşı çok fazla azalmış birçok kişi bulunmaktadır. Kamu çalışanları ve emekliler de gelecek belirsizliği endişesi ile harcamalarını asgari düzeyde tutmaktadır. Satın alma gücü ve talebi gerileyen toplumun büyük kesiminin piyasaya dönük mal ve hizmet talebini azaltması işletmeleri ve esnafları da olumsuz etkilemektedir. Bunun üzerine zamların da gelmesi sorunu daha da büyütmektir.
   Küçük işletmelere ve esnaflara yönelik, sosyal güvenlik borcu olmaması şartına bağlanan 4 bin TL’lik hibe katkısını birçok işletme alamayacak, alanlara ise yaraya merhem olmayacaktır. Ayrıca, bunun yanında, işlerin de kötü gitmesi işletmelerin borçlarını da artırmaktadır.
   Birçok sektörde işlerin bozulması, zincirleme etkisi ile ekonominin bütününü etkisi altına almaya başlamıştır. Bu gelişmeler, işsizlik ve iflasları artacak, fakirleşme büyüyecektir.
   Bu arada, ekonominin daralması ve talebin düşmesi de devletin vergi, fon gibi yerel gelirlerini de azaltacaktır. Bu durumda, Türkiye’den kaynak gelmesi geciktikçe, bütçenin vereceği açık büyüyecek ve Maliye’nin gelirlerinin de düşmesi ile, devletin mali yükümlülüklerini yerine getirmesi güçleşecektir. Uzun zamandır, savunma giderleri de yerel bütçeden karşılanmakta, iç borçlanmalar yoluyla ihtiyaç duyulan kaynaklar temin edilmektedir.
   Kapanmanın başladığı mart ayının ortasından itibaren söylediğimiz, işletmelere ve esnafa ücret desteği, hibe yardımlar, işsizlik fonlarına katkı ve sağlık alanına yatırım konuları maalesef bir türlü olması gereken şekilde olmamış ve korktuğumuz kötü senaryo olan, iflaslar ve yüksek işsizlik olayları çoğalarak artmaya başlamıştır.
   Halbuki zamanında dış kaynağa veya iç borçlanma yoluyla iç kaynağa ulaşılıp, bir program dahilinde planlı bir şekilde yukarıda bahsettiğim alanlara kaynak aktarılsaydı, iflaslar ve işsizlik konularındaki hasar, bugünkü boyutta olmayacaktı.
  

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104