Pandemi ve salgın hastalıkların ekonomik boyutu (economic dimension of pandemic and epidemic diseases)

   Dünyadaki tek canlı insanlar değildir. Dünyayı başka canlılarla birlikte paylaşmaktayız. Bunlar irili ufaklı, evcil ya da vahşi hayvanlar olmasının yanı sıra; mikroskobik ölçekte insanlık tarihinden önce de var olan bakteriler, mikroplar ve virüslerdir. Bunlar arasında yediklerimizin oluşmasını sağlayan ve insanlara faydalı olanlar da bulunmasına karşın insanlığın sonunu da getirebilecek olanlar bunlardır.

Salgın (epidemic)

   Salgın; belirli bir toplumda belirli bir zaman diliminde, bir bulaşıcı hastalığa yakalanan bireylerin sayısında beklenenden fazla artış olması durumudur. Bu durum bakteri ve virüs gibi bir mikro organizmadan kaynaklanıp ciddi bir hastalığa neden olur. Bu bağlamda kişiden kişiye kolaylıkla bulaşır.

Pandemi (pandemic)

   Pandemi; dünyada birden fazla ülkede ya da kıtada, çok geniş bir alana yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalıklara verilen genel isimdir. Pandemi, Eski Yunanca kökenli bir sözcüktür. Eski Yunancada tüm anlamına gelen pan ile insanlar anlamına gelen demos sözcüklerinin birleşiminden türemiştir.

DSÖ’ye göre pandemi

   Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün (World Health Organization-WHO) tanımlamasına göre bir pandemi ancak aşağıdaki üç koşulun ortaya çıkması ile başlamış sayılır:

1. Nüfusun daha önce karşılaşmadığı bir hastalığın ortaya çıkması

2. Hastalığa neden olan etmenin insanlara bulaşması ve tehlikeli bir hastalığa yol açması

3. Hastalık etmeninin insanlar arasında kolayca ve devamlı olarak yayılması

   Pandemi genellikle dünya çapında olur ve çok daha geniş bir coğrafi alanı kapsar. Bir salgından çok daha fazla insana bulaşır. Salgın bir şehre, bölgeye ya da ülkeye özgü iken, pandemi ulusal sınırlardan çok daha ileri gider.

   Bir hastalık ya da tıbbi bir durumun sadece yaygın olması ve çok sayıda insanın ölümüne yol açması pandemi olarak nitelendirilmez. Bir hastalık ya da tıbbi durumun aynı zamanda bulaşıcı olması gerekir. Örneğin kanser, insanlarda çok sayıda ölüme neden olan bir hastalık olmasına karşın bulaşıcı olmadığı için pandemi olarak isimlendirilmez.

   Uzmanlara göre bir pandemiye genellikle yeni bir suş ya da alt tipi neden olur. Suş; bir bakteri ya da virüsün farklı alt türlerinin, aralarında genetik farklılıklar bulunan gruplarına verilen isimdir.

Pandeminin boyutu (the size of the pandemic)

   Corona virüsü ilk kez Aralık 2019’da Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıktı. Günümüzde 176 ülke ve bölgeye yayılmış olup Birleşik Krallık tescilli Diamond Princess turistik gezi vapurundaki (cruise) 700 vaka dâhil 19 Mart 2020 tarihi saat 10.30 GMT itibarıyla 221 bin 579 onaylanmış vaka saptanmıştır.

   Aynı tarih ve zaman itibarıyla corona virüsü saptananlardan 85 bin 785 kişi iyileşirken, 8 bin 999 kişinin ise hayatını kaybettiği kayıtlara geçmiştir. Corona virüsün bilimsel tanımı Covid-19 olup, 19 rakamı virüsün 19’uncu alt türünü temsil etmektedir.

   Tüm dünya ülkelerinden gelen kötü haberler bu pandeminin neden olduğu sosyal bozulma, ekonomik kayıp ve genel sıkıntı halinin yükselerek devam ettiğini göstermektedir.

Uğursuz taç corona virüs (sinister crown corona virus)

   Corona'nın anlamı taçtır. Virüs mikroskop altında taç şeklinde görüldüğü için corona virüs adı verilmiştir. Bu taç, halen dünyanın başındaki en uğursuz taçtır. Yakalanmamak için uzmanların gösterdiği önlemler alınmalı ancak panik havasına girilmemelidir.

Coronapanik olmamalı (should not be coronapanic)

   Panik (panic) sözcüğünün anlamı, birdenbire gelen güçlü korku, insanın içini ansızın kaplayan önlenemez dehşet duygusu olarak ifade edilmektedir.

   Tıp biliminin ilerlemesine bağlı olarak bulaşıcı hastalıklar ve buna bağlı ölüm riski yani mortalite azalmış olmasına karşın sağlık ve ekonomik yönlerden dünya çapında önemli bir risk olmaya devam etmektedir.

Hastalıkların ekonomik yansımaları

   Salgınlar ve buna bağlı sağlık riskleri ile bunlara eşlik eden korku ve panik çeşitli ekonomik risklerle eşleşmektedir.

1. Pandemi riski ortadan kalkıncaya değin kamusal alanda

(A). Vergi ve diğer kamusal mali yüklerde; istisna, indirim ve erteleme gibi yöntemler uygulanabilir.

(B). İstihdamla ilgili vergi ve primlerde istisna, indirim ya da erteleme uygulanabilir.

(C). Elektrik ve su faturası ödemeleri belirli bir süre ertelenebilir.

(D). Kredi kartı kullanımında ve tüketici kredilerinde kolaylaştırıcı önlemler alınabilir. Merkez Bankası bunları etkin bir şekilde düzenleyebilir.

(E). Temel gıda (staple food), çiftlik ve tarım ürünlerinin (agricultural commodities) temin ve pazarlama zincirini zayıflatacak kısıtlayıcı uygulamalardan kaçınılmalıdır.

2. Kamu ve özel sağlık sisteminde, bulaşmış ve salgın halini almış hastalıkların önlenmesinin maliyeti vardır. Dezenfekte işlemleri, karantina merkezleri, tedaviler gibi. Uzmanlar, örneğin testlerde kullanılan bir kitin maliyetinin 500 Türk lirası civarında olduğunu söylüyorlar. Kaçınılmaz olarak bir kişiye 3 ya da 4 kez test yapılacak olması durumunda sadece bir kişi için kit maliyeti 1500-2000 Türk Lirası olacaktır. Bu rakam sağlık sistemine başvuranların sayısı ile çarpıldığında yüklü bir meblağ teşkil edeceği aşikârdır. Bu bağlamda

(A). Büyük bir salgın, sağlık sistemi çalışanlarını bunaltabilir. Böylesi bir durum alışılagelmiş düzen içinde oluşan sağlık sorunları ile başa çıkmada sağlık personelinin kapasitesini sınırlayabilir ve sorunu birleştirebilir.

(B). Salgın hastalıklar sağlık sistemine yönelik alışılmışın ötesinde, hem hastaları hem de sağlık personelinin belirlenen zamanda işlerini yapamama ya da işlerinde daha az etkili olmaya zorlayarak üretkenliği düşürüyor ve bozuyor da olabilir.

3. Bulaşma korkusu; kreşler, ilk ve orta dereceli okullar, üniversiteler, ticari kuruluşlar, işletmeler, ulaşım ve kamu hizmetlerinin kapanmasına yol açabilir. Böylesi bir durum ekonomik ve sosyal açıdan faaliyetlerin düzen ve değerini bozar.

   Bu nedenle

(A). Uzaktan çalışmaya imkân sağlayacak iletişim altyapısı güçlendirilmeli ve ucuzlatılmalıdır.

(B). Krizden yoğun olarak etkilenecek firmalarda çalışanların işlerini kaybetmelerinin önüne geçilmelidir.

(C). Kısa çalışma ödeneği devreye sokulmalıdır.

(D). Bir dereceye kadar bir salgının bile yayılması konusundaki endişeler ticaretin azalmasına yol açabilir.

   Örneğin, deli dana hastalığı (mad cow disease) ile ilgili olarak Avrupa Birliği'nin İngiliz sığır eti dış satımına getirdiği yasak, Birleşik Krallıkta bu hastalığın tanımlanmasının ardından yıllarca sürmüştür.

4. Salgın kuşkusu ya da salgınlardan etkilenen yörelerde seyahat ve turizm kaçınılmaz olarak düşer. Ulaşım araçları, konaklama tesisleri ve lokantacılık hizmetleri bundan zarar görür.

5. HIV (human immunodeficiency virus/insan bağışıklık yetmezliği virüsü) ve sıtma gibi uzun süredir devam eden bazı salgın hastalıklar yerli ve yabancı yatırımı doğrudan caydırır. Can korkusu yatırımın geleceğini etkiler.

6. Dünyanın çeşitli ülkelerinde influenza pandemisine karşı eylem planları yapılmaktadır.

   Bu amaçla Washington Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışmada influenza pandemisine karşı küresen olarak alınacak önleyici önlemler için 500 milyar dolarlık bir kaynağa gereksinim duyulacağı hesap edilmiştir.

   İnfluenza (grip), influenza virüslerinin yol açtığı bir solunum yolu hastalığıdır. Her yaş grubunda görülen ve ölümlere yol açan hastalık, bazı riskli gruplarda ağır seyretmekte ve daha fazla ölümlere neden olabilmektedir. Özellikle sonbahar ve kış aylarında görülen ve mevsimsel olarak seyreden influenza zaman zaman pek çok kişinin ölümüyle sonuçlanan salgınlara yol açmaktadır.

Yol haritası (road map)

   Bu anlamda pandemi ortaya çıktığında pandeminin etkilerini önlemeye veya azaltmaya yönelik etkinliklerde bulunmak ülke yararı açısından son derece önemlidir. KKTC’nin de zaman geçirmeden bir yol haritası çalışması içine girmesi halk sağlığı için zorunludur.

7. Salgınlar ve salgınların sonuçları ekonomi genelinde eşit olarak dağılmamaktadır. Bazı sektörler bundan finansal olarak yararlanabilirken, diğer sektörler orantısız bir şekilde acı çekecektir. Bu bağlamda

(A). Salgını önlemek için gerekli aşı, antibiyotik veya diğer ürünleri üreten ilaç firmaları potansiyel faydalanıcılardır.

(B). Sağlık ve hayat sigortası şirketlerinin bir salgın durumunda ağır maliyetler taşıması olasıdır.

(C). Korunmasız nüfusun, özellikle yoksulların daha az tasarrufları olduğundan sağlık hizmetlerine erişimi daha az olabileceğinden orantısız bir şekilde acı çekmesi olasıdır.

(D). Siyaset ekonomisi yapıcıları, ticaret dengesizlikleri, döviz hareketleri ve faiz oranlarındaki değişiklikler gibi çeşitli risk türlerini yönetmeye alışkındır. Bu manada bazı işler kolaylaşmaktadır.

(E). Köken olarak ekonomik olmayan riskler de vardır. Silahlı çatışma böyle bir örneği temsil eder; doğal afetler ise riskin bir başka boyutu işaret eder.

   Aynı çizgide salgınlar ve salgınların neden olduğu ekonomik aksamaları düşünebiliriz. Diğer risk türlerinde olduğu gibi; sağlık şoklarının ekonomik riski, olasılıkları azaltan ve ülkelerde ortaya çıktıklarında hızlı bir şekilde tepki vermeye yönlendiren uygulamalarla yönetilebilir.

Göz korkutucu tehdit (intimidating threat)

   Salgın riski yönetimini çeşitli etmenler güçleştirmektedir. Hastalıklar hem ülkeler içinde hem de ülkeler arasında hızlı bir şekilde yayılabilir, bu ise ilk salgınlara zamanında yanıt verilmesi gerektiği anlamına gelir.

   Kentleşme, yakın çevrelerde daha fazla insanın yaşadığı yer anlamına gelmekte. Bu bölgelerde bulaşıcı hastalıkların bulaşa bilirliği fazladır. Hızla kentleşen yerlerde daha fazla insan, hijyen olmayan ortamlarda ve zayıf temiz su kaynaklarına erişim koşullarında yaşamaya zorlanır. Bu durum sorunu daha da büyütür.

Risk yönetimi (risk management)

   Salgın riski karmaşıktır. Siyaset yapıcılarının buna karşılık kullanabilecekleri pek çok yöntem vardır. Bazı yöntemler salgın olasılığını en aza indirir veya çoğalmalarını sınırlar. Diğerleri, önlenemeyen ya da hemen içerilemeyen salgınların sağlık üzerindeki etkisini en aza indirmeye çalışır. Bununla ekonomik etkiyi en aza indirmeyi hedefler.

(A). Güçlü sağlık sistemleri oluşturmak ve doğru beslenmeyi desteklemek, temel sağlık düzeylerinin iyi olmasını sağlayarak insanları bulaşmaya daha az duyarlı hale getirecektir.

(B). Ekonomik büyüme ve gelişme, hizmetlerin ve altyapının güçlendirilmesini kolaylaştırır.  Bütçe olanakları kısıtlı olsa bile bu alanlardaki harcamaları korumaya yönelik uygulamalar, gelişmekte olan ekonomilerde beşeri sermayeye (human capital) önemli ölçüde etki edebilecek ve ekonomik büyümeyi engelleyebilecek büyük sağlık şoklarından korumaya yardımcı olabilecektir.

   Beşeri sermaye hane halkının (household) ya da bir neslin; üretim sürecinde kullanabileceği zamanını, deneyimini, bilgisini ve becerisini ifade etmektedir.

(C). Sağlık uygulamalarını planlama, müdahale ve değerlendirme için gerekli sağlık bilgilerinin bilmesi ve ilgili kişilere zamanında bildirilmesi, bu bağlamda devamlı ve sistemli bilgi toplanması, çözümleme ve bunların yorumu gerekmektedir.

(D). Ülkeler, bir salgın meydana geldiğinde hastalığın yayılmasını sınırlamak için ilk önlemleri almaya hazır olmalıdır. Tarihsel olarak, hastalıkların yayılmasını önlemek adına geçmişte gemiler limanda karantina altına alınırdı.

(E). Çok şiddetli ve çok bulaşıcı hastalıklar söz konusu olduğunda, karantinalar yine de gerekli olabilir, ancak insan haklarıyla ilgili endişelere dikkat edilmesi gerekir.

(F). Ülkeler ilk müdahaleye ve diğer kilit personele öncelik verip vermeyeceklerine ya da çocuklar ve yaşlılar gibi savunmasız grupları yeğleyip yeğlemeyeceklerine önceden karar vermelidir. Farklı hastalıklar için farklı izlemler uygun olabilir.

Ortak çalışma (collaboration)

   Toplu salgınlara neden olma olasılığına karşı aşılar söz konusu olduğunda önemli bir piyasa başarısızlığı vardır. Bir aşının gerekme olasılığı, yüksek araştırma ve geliştirme maliyetleri göz önüne alındığında ilaç şirketleri buna yatırım yapmaktan çekinmektedir.

(A). Kâr anlayışı bu hastalıklar ortaya çıktığında riski en aza indirgeme konusundaki sosyal yararlarla uyumlu değildir. Ancak uluslararası iş birliği, böylesi pazar başarısızlığının üstesinden gelebilir.

(B). Aşısı bulunmayan salgınlara yanıt olarak araştırma ve geliştirmeyi hızlandırmak için kaynak modelleri, evrensel bir grip aşısının geliştirilmesini destekleyebilir. Önemli bir husus olarak, hükümetler risk altındaki nüfusun bunlara erişmesini sağlayamıyorsa, yeni aşılar bile daha az yararlı olacaktır.

(C). Güvenli erişim, gelişmekte olan ekonomileri aşı sürecine etkili olarak katılmayı isteklendirebilir.

(D). Uluslararası iş birliği, aşıların ve en çok gereksinim duyulan yerlerde stoklanmasını destekleyerek salgınlara hazırlığı artırabilir.

(E). Böylesi bir iş birliğinin yararları vardır. Bazı ülkelerin önlemlere gereksinim duyma olasılığının yüksek olması, küresel kamu yararı iş birliği ve maliyet paylaşımını isteklendirmelidir.

(F). Çoğu salgın hastalığın etkilerinin düşük olduğu zengin ülkeler, ekonomilerinin büyüklüğü ve dış ticarete bağımlı olmaları göz önüne alındığında onlar da büyük ekonomik kayıplara uğrayabilirler.

(G). Salgınlar ortaya çıkar ve önemli bir sağlık yükü meydana getirirse, ekonomik yıkım riskini sınırlamak için araçlar söz konusudur. Doğal afetlerde olduğu gibi sigorta, ekonomik yükün sektörlere dağıtılmasına yardımcı olacaktır.

(H). Bir salgın ortaya çıktığında önlemlerin alınması için sağlık çalışanları yanında, ordu ve sivil savunma mensupları ile kamu güvenlik çalışanları gibi personele öncelik verilmesi ekonomik kaynakların korunmasına yardımcı olacaktır.

Son söz: Hastalık dediğin şey atla gelir yaya gider.

YORUM EKLE

banner107

banner75

banner108