Petrol fiyatlarında tarihi düşüş ve Türkiye deki akaryakıt fiyatlarının KKTC’den düşük seviyeye gelmesi

   Hafta başında petrol fiyatları, salgın nedeniyle petrole olan talebin çok azalması, piyasada bol petrol olması ve dünya genelinde tam doluluk seviyesine ulaşan depolama kapasitesi nedeniyle tarihinin en sert günlük düşüşünü yaşadı. Bu nedenle, tarihi fiyatlamaların görüldüğü Batı Teksas Petrolü (WTI) mayıs vadelileri yüzde 300'ün üzerinde düşüşle -40,32 dolara kadar düştü.

   Bu, 1946’da başlayan resmi verilerinin düşük seviyesi. Brent petrol ise (haziran vadelileri) o saatlerde 20 doların altına düştü. Fiyatların negatife düşmesi, aslında depolama kapasiteniz yetersizse, elinizdeki petrolü alması için müşteriye para teklif ediyorsunuz şeklinde yorumlanabilir. Virüs salgını nedeniyle yaşanan belirsizlik ortamında kimse kısa dönemde petrol almak istemiyor.

***

   Batı Teksas Petrolü (WTI) mayıs vadeli kontratını elinden çıkarmayan yatırımcıların mayıs ayı başında kontrat üzerinde yazan petrolü teslim alması gerekiyordu. Uzun süredir düşük seyreden fiyatlar, petrol stoklarını artırdığı için depolama sorunu yaşanıyor. Petrol depolamak için yer bulamayacak olan yatırımcılar, 2 hafta içinde bu petrolü teslim almamak için elindeki kontratı para karşılığında değil, üzerine para vermeyi göze alarak elinden çıkarmaya çalıştı. Bu vade değişimi ise piyasayı alt üst etti.

***

   Petrol tarihinde ilk kez görülen bu düzeyde düşüş, ABD’de halk arasında 'benzin alırken üste para mı verecekler' tartışmalarını ve esprisini gündeme getirdi. Elbette ki, benzin istasyonlarında üste para verilmeyeceği aşikârdır.

***

   Analistler, petroldeki fiyatları bir alım fırsatı olarak görüyor ve salgın önlemlerinin gevşetilmesine paralel olarak, fiyatın yükseleceğini varsayıyor. Diğer taraftan, depolama kapasitesindeki yetersizlik, petrol fiyatlarının kısa vadede hızlı bir yükseliş yapmasını mümkün kılmıyor.

   Dünya da, birçok alanda üretim durmuş durumda. Fakat böylesine bir talep yetersizliği karşısında tarihin en büyük petrol üretim kısıntısı dahi, fiyatlardaki düşüşü engelleyemiyor. Maalesef, düşük petrol fiyatı, ekonomilerin nerdeyse durduğu bu ortamda pek işe yaramıyor.

   Ham petrol kontrat fiyatlarında yaşanan sert düşüşün, benzin fiyatlarına indirim olarak yansıyacağı biliniyor. Fakat söz konusu indirimin petroldeki düşüşle aynı oranda olması mümkün değil. Petrolün geçirmiş olduğu taşıma, depolama ve işleme evrelerinin maliyetinden dolayı benzin fiyatlarında ham petrol kadar çok aşırı düşüşler beklenmiyor.

   Global durgunluk ve karantinalar sebebiyle talebin bir müddet daha düşük olacağı öngörülüyor. Bu süreçte, petrol fiyatlarının düşük seyredeceği bekleniyor. Bununla beraber, talep düşüklüğü sebebiyle önümüzdeki günlerde petrol üretimi daha da azalacak. Bunun neticesinde petrolünü satamayacak, ekonomisi petrole dayanan ülkeler büyük zarara uğrayacaklar. Bu süreç böyle devam ederse, ham petrolde yaşananların benzerinin Brent tipi petrolde de yaşanması ve aşırı düşüşlerin görülmesi beklenebilir.

***

   Yazımı yazdığım saatlerde, Petrol piyasalarında hafta boyu devam eden düşüş, yerini bir miktar yükselişe bıraktı. Brent petrolün varili 21dolar düzeylerinde. ABD ham petrolü ise,16 dolar düzeyinde işlem görüyor. Ama yukarıda saydığım nedenlerden dolayı, petrolde çok fazla yükselişlerin olması yakın gelecekte beklenmiyor.

   Petroldeki düşüşü, Türkiye uzun zamandır pompa fiyatlarına yansıtıyor. Nitekim son yaşanan düşüşü de önemli oranda yansıttı. Şu anda, Türkiye’ deki akaryakıt fiyatları uzun yıllardan sonra KKTC’deki fiyatların altına düştü. Bir ara Türkiye de akaryakıt fiyatları bizden nerdeyse yüzde 50 pahalıydı. Bizde ise petrol fiyatlarındaki düşüş, uzun zamandır akaryakıt fiyatlarına yansıtılmadı. En son indirim bizde Ağustos 2019 da yapılmıştı. O tarihten bu yana, yapılması gereken indirim miktarı, Fiyat İstikrar Fonu’na gelir olarak aktarıldı. Böyle yapılmasının temel amacı, kamu maliyesinin gelirlerini artırarak, bütçe açıklarının azaltılması içindir.

   KKTC’de, virüsün yarattığı olumsuz ekonomik koşullar ve etkilerinin yaşandığı bu dönemde, devletin oluşan her gelir artışına fazlasıyla ihtiyacı vardır ve gerçekleşen bu petrol fiyatları düşüşü ve oluşan gelir, bu dönemde büyük bir avantajdır. Zaten, sektörlerin ve halkın akaryakıt tüketiminin oldukça düştüğü bu dönemde, tüketiciler ve muhalefet de akaryakıt fiyatlarını düşürün diye ısrar etmiyor. Bu da, hükümetin şansı olsa gerek.

   Aslında, şu anki konjonktür, deposu ve parası olan için petrol almanın tam zamanıdır. Petrol ithalatçısı olan Türkiye ve KKTC için düşük petrol avantajından yararlanma için uygun zaman. Biraz kaynak yaratıp, rezervleri böyle dönemlerde güçlendirmek gerekiyor. Dünyada karantina önlemleri sürdükçe, petrol almak isteyen ülkelere böylesine fırsatlar çıkacaktır. Böylece, bizim gibi ülkelerde ülkenin döviz giderleri azalacak, enflasyon düşecek ve devlet bütçesi giderleri azalacaktır.

   Ayrıca, petroldeki bu ucuz dönemde, KIB-TEK’in depolarını ucuz akaryakıtla doldurması ve önümüzdeki yaz aylarında elektrik fiyatlarında indirime gitmesi ile hane halklarına, işletmelere ve üretici sektörlere yaşanan bu ekonomik krizde bir nebze olsun katkı sağlaması gerekmektedir.

Madalyonun öbür yüzünde ise, salgın bittikten sonra, küresel ekonomiye ve artacak üretime yetecek petrol üretiminin sağlanamaması durumunda ise, petrol fiyatlarının hızla yükselişe geçeceği, yüksek bir olasılık olarak değerlendiriliyor.

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104