Polis örgütü, ülkenin en saygın kurumlarındandır!

   Osmanlı’nın adayı fethettiği 1571’den 1878 tarihine kadar Kıbrıs’ta ‘Zabıta Teşkilatı’ vardı. Daha sonra İngiliz idaresi başlamış ve 1960 ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşuna kadar, polis teşkilatında kurallar, ona göre değiştirilmişti… Ortaklık cumhuriyeti döneminde Türklerden de polis vardı, Rumlardan da! Hatta ‘Kıbrıs Ordusu’nda yüzde 60-40 oranı uygulanmaktaydı. Polis örgütünde Genel Müdür Kıbrıslı Rum, yardımcısı ise Kıbrıslı Türk idi. Jandarma Genel Müdürü Türk, yardımcısı ise Rum idi.

   Allah rahmet eylesin Jandarmanın Genel Müdürü Niyazi Efendi idi. Poliste kendisine ‘Gara Niyazi’ ya da ‘Niyazi Gumandan’ derlerdi. İngiliz disiplini ile yetişmiş, otoriter bir kişiydi. Türk olsun, Rum olsun; o dönemin yüksek rütbeli polis müdürleri çoğunlukla İngiliz sömürge döneminden kalmaydı. Polis örgütü de ünlü EOKA’cılardan İçişleri Bakanı Polikarpos Yorgacis’in idaresindeydi.

   21 Aralık 1963’te Kıbrıs Rum tarafının Enosis hedefiyle hareket etmesi nedeniyle ortaklık devleti yıkılmış, söz konusu tarihten önce Türk polisleri silahtan arındırılmış ve silahsız olarak kendi bölgelerine gönderilmişlerdi.   Nihayet toparlanan Türk polisleri 30 Haziran 1964’te kendi örgütlerini kurmuşlardı. 20 Temmuz 1974’e kadar geçen süreçte Türk polisi, mücahidin yanında varoluş mücadelesine katılarak, vatan savunmasında önemli görevler üstlenmişti…

   Bir süre önce Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 56’ıncı yıldönümü nedeniyle yapılan konuşmalarda, başta asayiş olmak üzere; uyuşturucu, trafik ve benzeri suçların önlenmesinde polisin, boş kadroların henüz doldurulmamış olmasına rağmen gösterdiği hassasiyet ve çabadan övgüyle söz edilmişti. Eski Genel Müdür Süleyman Manavoğlu, “Polisin başarıları saymakla bitmez. Vatandaş, polisin varlığını hissetmektedir” demişti.

   Konuşmalarda, Yeni Genel Müdür Ahmet Soyalan’ın, Lefkoşa Polis Müdürlüğü döneminde kazandığı bilgi birikimi ve edindiği deneyimleriyle, bu arada 1’inci Yardımcı Eybil Efendi ve 2’nci Yardımcısı Hüseyin Sağıroğlu ile birlikte bugünkü yerinden çok daha ilerilere taşıyacaklarından kimsenin kuşkusu olmadığı vurgulanmıştı. Soyalan, gerekli reform çalışmalarına devam edeceğini, ‘toplum destekli polis anlayışıyla’ suçun işlenmeden önlenmesi ilkesiyle hareket edeceğini ifade etmiş, suç gruplarının üzerine kararlılıkla gitmenin görevleri olduğunu kaydetmişti…

   Bunları yorumlayan vatandaşlar, verilen mesajlardan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, şu veya bu çevrelerin ya da odakların değil, fakat halkın yanında yer alan polis örgütünün, bazı çıkar çevrelerinin yersiz eleştiri ve laf kalabalığına, ahkâm kesmesine kulak asmadan, doğru bildiği yolda kararlılıkla yürümesini istediklerini dile getiriyorlar. Poliste taşların yerine oturduğunu vurgulayan vatandaşlar, her zaman olduğu gibi, elbette memnun olmayanların da bulunduğunu, bunun da doğal olduğunu belirtmektedirler.

   Tayin ve terfilerde bazılarının beklentileri şu veya bu nedenlerle yerine getirilmemiş olabilir. Malum ‘Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar’ derler ya… Ancak son yapılanmada ince elenip sık dokunulduğu da bilinmektedir. Önemli olan, hak edene hakkının teslim edilmesi ve Genel Müdür Ahmet Soyalan’ın da vurguladığı gibi, genelde ‘Toplum destekli polis anlayışıyla’ hareket edilerek, polisin halkı kucaklamasıdır.       Önemli olan yine ifade edildiği gibi, suçun işlenmeden önlenmesi yoluna gidilmesidir. Her geçen gün çağdaş donanımla güç kazanan Kıbrıs Türk polis örgütünün, yukarıda da ifade etmeye çalıştığımız gibi, başta topumun asayişi olmak üzere; suç unsurlarının üzerine cesaretle yürümesi ve toplumun huzurunu bozmak isteyenlere, ‘Bunu yapmaya hakkınız yoktur, haddinize de değildir’ demesini bilmesidir. Bu kadro bunları yapabilecek yetenektedir.

                                                                                   ***

Özgey’siz Lefke’nin boynu bükük

   Lefke’nin tanınmış, değerli ve sevilen insanlarından Osman Adil Özgey’in yaşamını yitirmesi Lefke halkını derinden üzdü. Bir diğer deyişle Lefke’nin boynu bükük kaldı. Özgey, dün Lefke Kabristanlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı.

   Değerli eşi Aliye Hanım ile oğulları ve gelinleri Sami-Ebru Özgey, Adil-İmren Özgey, Osman Özgey, Osman Adil Özgey ve Ulusay Özgey, “Tüm sevenlerine üzüntü ile duyurulur. Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun” dediler. Yüksel Alpcan ve Oğulları İnşaat Ltd adına yayınlanan taziye mesajında, çok değerli arkadaşları Adil Özgey’in kıymetli babası Osman Adil Özgey’e Allah’tan rahmet, tüm ailesine başsağlığı ve sabır dileğinde bulunuldu.

   Bu arada aslen Tarsuslu olup, uzun yıllardan beri Gemikonağı’nda ikamet eden, bölgenin sevilen simalarından, iyi insan Bünyamin Teke de geçen cuma günü Lefke’de defnedildi. Sevgili eşi Perihan Hanım, evlatları ve eşleri Ebru-Gürhan Ömerpaşa, Rasime-Hasan Murat İslamoğlu, torunları Yapış ve Yağmur Ömerpaşa, Ahmet ve Bünyamin İslamoğlu, üzüntülerini dile getirerek, ‘Yattığın yer nur, mekânın cennet olsun’ temennisinde bulundular.  

Nay, Teke ve Kunduracı Özgürsel

   Aslen Baf’ın Antroliku köyünden olup, Gazimağusa’da yaşayan iyi insan Ayşe Nay geçen 7 Ağustos’ta Mağusa’da toprağa verildi. Ali Nay’ın ‘Canım eşim’ dediği Ayşe Nay’ın evlatları Memiş-Ebru Nay, Osman-Nezafet Nay, Fatoş-Özgür Kıralp, torunları Ali, Figen,  Ali Doğan Nay, Berk Nay, Ayşem ve Kaya Kıralp, acılarının sonsuz olduğunu ifadeyle, ‘Yattığı yer nur, mekânı cennet olun’ dediler.

   Muhaceret Dairesi Müdür ve personeli de, çalışma arkadaşları Fatoş Kıralp’ın sevgili annesi Ayşe Nay’a Tanrı’dan rahmet, yaslı ailesine başsağlığı diledi.

   Diğer yandan Cihangir’in sevilen ve bölgenin tanınmış kişilerinden Osman Özgürsel, namı diğer ‘Cihangirli Kunduracı Osman’ geçen cuma günü kendi köyünde son yolculuğa uğurlandı. Sevgili eşi Fatma Hanım, kızı ve oğlu Ayşe ile Cemal Özgürsel, gelini Funda Cambaz, torunları Kutay Alicik, Deniz-Hannah Özgürsel, Fatoş-Çağdaş Polili, torun çocukları Cemal Sonat, Osman, Ayla Meral ve Evren, Osman Özgürsel’in acısına hiçbir zaman alışamayacaklarını belirterek, nur içinde yatmasını, mekânının cennet olmasını dilediler.

   K. T. Öğretmenler Sendikası ise, Caner ve Aliye Kızılörs ile Arzu Cankoy’un kıymetli babaları Mehmet Kızılörs’e, Cemal ve Ayşe Özgürsel’in kıymetli babaları Osman Özgürsel’e Allah’tah rahmet, tüm ailesine başsağlığı diledi. Ayrıca üyeleri Cemal Çamlıca’nın kıymetli kardeşi Hüseyin Çamlıca’ya da Tanrı’dan rahmet, ailesine başsağlığı temennisinde bulundu.

YORUM EKLE

banner75