Prim desteği ve girdi maliyetleri

Hükümetin, işverenlere, Eylül 2021 ile Şubat 2022 dönemleri arasında uyguladığı sosyal güvenlik prim desteği, 15 Şubat 2022 tarihinde sona erdi.

Bu destek, ekonomik krizden dolayı mali yapısı bozulan işletmelere, yanlarında çalışan personellerinin sosyal güvenlik prim yatırımlarına katkı olması için veriliyordu.

İşverenler, sona eren bu desteğin artarak devam etmesini bekliyor. Zira, ekonomik durumda yeteri kadar iyileşme olmadığını, ayrıca uygulamaya giren, brüt 7 bin TL yeni asgari ücreti çalışanlarına ödemekte zorlandıklarını, bu bağlamda işveren prim desteğinin devam etmesi gerektiğini vurguluyorlar.

Ülkede neredeyse her gün zamların devam etmesi, başta akaryakıt, gaz, ilaç, temel gıda, temizlik ürünleri olmak üzere, hayatın tüm alanlarındaki, mal ve hizmetlerin fiyatlarının artması, hem vatandaşları hem de işverenleri de olumsuz etkilemektedir.

Yakında gelecek elektrik zammı da, ülkedeki tüm sektörleri ve vatandaşları olumsuz etkileyecek, girdi maliyetlerinin artmasıyla, zamlar ve hayat pahalılığı da katmerlenerek büyüyecektir.

Maliyetleri artan, işleri iyi gitmeyen özellikle, küçük esnaf ve küçük işletme sahipleri de, işçi çıkarmaya başlamışlardır. İşçi çıkarmalar, işsizliği artıracak, prim girişlerini azaltacak, bu da, işsizlik ödeneği de veren sosyal sigortalar Dairesi’nin, zaten iyi olmayan mali yapısını daha da bozacaktır.

Hükümet’ in sivil toplum örgütleri ve ekonomik örgütlerle prim desteği konusunda çalışma başlattığını, ilgili örgütlerin yaptığı açıklamalardan biliyoruz. Bu çerçevede, ekonomik örgütlerin görüşleri ve önerileri de mutlaka alınmalı, çok fazla zaman geçmeden soruna bir çözüm bulunmalı ve prim desteği devam etmelidir.

İşveren prim desteği için kaynak yaratabilmek amacıyla, bazı sektörlerin kapsam dışında tutulacağını duyuyoruz. Elbette ki gelirleri artan sektörleri bu süreçte iyi analiz etmek ve ona göre kriter ve kıstas belirleyerek bu kararı almak gerekmektedir. Gelirleri artmayan, hatta azalan, giderleri artan ve kâr marjları düşen sektörleri mutlaka kapsam içinde tutmak gerekiyor.

Hükümet kanadında ise, bu konuda netleşen bir şey yok. Her zamanki gibi parasal kaynak yetersizliği olduğundan bahsediliyor ve konuya yeteri kadar odaklanılmıyor.

Öte yandan, pandemi ve döviz kurlarının yükselmesi ile birlikte, gittikçe derinleşen ekonomik krizden ötürü, ülkeden ayrılan yabancı işçiler ve işsiz kalan yerli vatandaşlarımızdan dolayı, Sigortalar Dairesi’ne prim ödeyen kişi sayısında oldukça azalmalar olmuştur.

Bu bağlamda, Sosyal Sigortalar Dairesi’nin aktüeryal dengesi bozulmuş ve sigorta emeklilerini ödeyebilmek için, yüklü miktarda borç yükü altına girmiştir. Uzun süreli borçlanmaya devam etmek, sürdürülebilir değildir ve Daire’nin mali yapısını oldukça zora sokacaktır.

Sosyal Sigortalar Dairesi verilerine göre, son 2 yılda, 15 bin kişinin sistemden çıktığını, prim ödemediğini ve Daire’nin mali kayıp yaşadığını öğrenmiş bulunuyoruz. Emekli sayısı da, son 2 yılda, yaklaşık 39 binden yaklaşık 43 bine çıkmış durumdadır.

Artan asgari ücretle birlikte, daire’nin gelirlerinde artış olmasına rağmen, bu da yeterli olmayacak ve gelirler giderleri karşılamadığı için, her ay Sigortalar Dairesi ek kaynak veya borçlanmaya ihtiyaç duyacaktır.

Ülkemizde, asgari ücrete, kamu çalışanları ve emeklileri ile sigorta emeklilerine yaklaşık yüzde 37- 40 bandında maaş zammı yapılmasına rağmen, yapılan zamlar ve yaşanan pahalılık bu artışları anlamsız hale getirmiştir.

Ocak ayı açlık sınırı, KTAMS tarafından 6,085 TL olarak açıklanmıştır. Sadece gıda harcamalarını kapsayan açlık sınırı miktarı nerdeyse yeni uygulamaya giren 6,090 TL’lik net asgari ücret düzeyine ulaşmıştır. Böylece, asgari ücretlilerin maaşı sadece gıda harcamalarına yetecek, diğer harcamalara para kalmayacaktır.

Türkiye’ de, geçen hafta içinde, hayatı ucuzlatmak için,  tüm gıda ürünlerinde yüzde 8 olan KDV, yüzde 1’e indirilmişti. Hal böyle iken, bizde de,  hayatın daha da pahalılaşmaması ve girdi maliyetlerinin çoğalmaması için, yürürlükte olan ve şubat ayı sonuna kadar bazı gıda ürünlerinde kaldırılan KDV uygulamasının, tüm gıda ürünleri dahil edilerek devam ettirilmesi gerekiyor.

Netice itibariyle, yukarıda belirttiğim bilgiler ışığında, ülkemizde işsizliğin artmaması ve Sosyal güvenlik Kurumları yatırımlarının azalmaması için, işveren prim desteği konusunun, çok zaman geçirilmeden, sektörlerin öneri ve beklentileri doğrultusunda devam ettirilmesi, yeni Hükümet’ in en öncelikli konularının başında gelmelidir.

 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104