Quō vādis; Nereye?

   30 Aralık 2019 her şeyin değişeceği bir gündü. Wuhan Jinyintan Hastanesi’nde bir hastadan alınan tetkikler

sonucunda Koronavirüs ailesinin tipik özelliklerine sahip bir virüs görüldü.

   SARS’dan (Şiddetli Akut Solunum Sendromu) 20 yıl, MERS’ten (Ortadoğu Solunum Sendromu) 10 yıl sonra görülen bu yeni solunum yolu hastalığı salgınına Covid 19 adı verildi. Dünya Sağlık Örgütü’nün 24 Mart tarihli verisine göre; Covid 19, 194 ülkeyi ve 372 bin kişiyi etkilemeye devam etmektedir.

   Covid 19’un diğer pandemik (tüm dünyayı etkileyen) salgınlara göre en önemli farkı tüm hayatımızı da aynı

anda değiştiriyor ve dönüştürüyor olmasıdır. Bilimsel verilere baktığımızda SARS’ın (%9.6), MERS’in (%34.4) ölüm oranlarına göre Covid 19’un ölüm oranı %3.4’tür. Buna rağmen insanlık şimdiye kadar görülmemiş ölçüde küresel bir kriz ve sağlık sorunuyla karşı karşıyadır. Bu kasırga günün sonunda bitecek ve biz yeni bir dünyada yaşamaya başlayacağız.

   Yeni dünya düzeninde sadece sağlık sistemlerimiz değil ekonomimiz, politikamız, eğitim sistemimiz ve kültürümüz de yeniden şekillenecek gibi gözükmektedir. Bu küresel kriz sona erdiğinde globalleşmeden ulusallaşmaya doğru bir dönüşe tanıklık edeceğiz. Bundan birkaç yıl önce iç mekanlarda hapsedilmek bile hayatı durma noktasına getirebilirdi ama şimdi çevrimiçi yaşamayı öğreniyoruz. Eğitim, iş, perakende ve finans sektörü internet üzerinden hızlı bir şekilde yeni bir dünya inşa ediyor.

   Normal zamanlarda bu tür deneyleri bile yapmaya cesaret edemeyen kurumlar çok cesur adımlar atıyorlar.

Devletler bazında üretmenin ve kendi kendine yetebilmenin önemi artacaktır. Özellikle kritik hammadde tedariklerinde devletler belirleyici olacaklardır. Ülkeler daha milliyetçi politikalara yönelecekler ve küresel sorunlarla ilgilenmekten uzaklaşacaklardır.

   Devletler pandemi ortamında edindikleri büyük güçten uzaklaşmak istemeyeceklerdir. Bu ortamın sonunda korkunç yeni bir gözetim sistemine meşruiyet verilmesi ile karşı karşıya kalabiliriz.

   Bundan sonra dünya yönetiminde bilimsel gerçekler ve pozitif bilimlerin ön plana geçeceği, doktorların söz

sahibi olacağı bir dönem olacaktır. Turizm sektöründe ise fiyattan daha çok içerikler ön plana çıkacaktır. Dünya

Seyahat ve Turizm Konseyi, SARS ve Domuz Gribi salgınlarına bakarak toparlanma süresinin 19.4 ay olacağını

öngörmektedir. Bu birçok turizm firmasının sahneden kaybolacağı anlamına gelmektedir.

   Hristiyan geleneğinde önemli bir tutan Aziz Peter çarmıha gerilmekten kaçar. Kaçtığı sırada yol boyunca kendine doğru gelen Hz. İsa ile karşılaşır. Aziz Peter, İsa’ya Latince “Quō vādis?” yani “Nereye?” der. Hz İsa ise ona “Rōmam eō iterum crucifīgī” yani “Roma’ya tekrar çarmıha gerilmek için gidiyorum” cevabını verir.  

   Bizler için de bu krizden sonra dünya eski haline dönmeyecek. Bilimin, sağlığın ve bilişimin ön plana geçtiği hızlı değişimlere şahit olacağız. Hem birey olarak hem de devletler olarak önümüzde bir tercih olacak. Peki biz nereye gideceğiz?

   Bize “Quō vādis? (Nereye?)” sorusu geldiğinde cevabımız ne olacak? 2019’un alışkanlıklarına geri mi döneceğiz yeniden kendi çarmıhlarımıza gerilmek üzere yoksa şimdi kazandığımız güzel değerleri 2020’ye mi taşıyacağız?

YORUM EKLE

banner107

banner75

banner108