'Rahat, olaysız ülke' özelliğimizi kaybettik

Şiddet olaylarından başka bir şey konuşmaz olduk.

Hemen her gün şiddet haberleri var.

Gün geçmiyor ki bir şiddet olayı yaşanmasın.

Şu günlerde uzmanlar tartışıyor; şiddet arttı mı, yoksa şiddete uğrayanlar cesaretlendiği için hakkını mı arıyor?

Geçmişte de şiddet vardı da bu kadar açığa mı çıkmıyordu?

Şiddet Kıbrıslı Türklerde de var mıydı?

Şiddetin ölçücüsü neydi Kıbrıslı Türklerde?

Yabancıların sebebiyet verdiği şiddet olayları daha fazla mıdır?

Kuşkusuz, “Kıbrıslı Türklerde şiddet yoktu” dersek, yalan söylemiş oluruz.

Şiddet, bu Kıbrıs’ta hiç eksik olmadı.

Savaş yıllarında da şiddet vardı, savaş olmayan dönemlerde de Kıbrıslı Türkler bir birine şiddet uyguladı, bir birini öldürdü.

Görüş ayrılıkları, siyasi duruş farklılıkları, derin anlaşmazlıklar şiddeti doğurdu.

Belki resmi tarihimizde yok ama gayrı resmi tarihi karıştıranlar bolca şiddet olayına rastlayacaktır.

Elbette insanların kendilerini geçmişe göre daha özgür hissetmesi, bir şekilde korunacağı ve kendisine sahip çıkılacağını hissetmesi daha özgür davranıp, polise gitmesine, hakkını aramasına yol açtı.

Bu güzel bir gelişmedir, şiddetin gizli saklı kalmaması önemlidir.

Tabii ki yabancıların sebebiyet verdiği fazla sayıda şiddet vakası da vardır.

Yani yukarıda sorduğumuz tüm soruların cevapları, “şiddet”le ilgili aradığımız genel cevabın içinde yer alabiliyor.

Yani şiddetin nedeni tek değildir ve bu ülkede şiddet yeni yeni görülüyor değil.

Şiddetle ilgili çok önceden çalışmalar yapılması gerekiyordu, eğitimden tutun da kadın sığınma evlerine kadar bir dizi önlem şarttı.

Toplumun bilinçlenmesi, kadına, çocuğa veya kendini koruyamayacak durumda olana yönelik şiddetin son bulması açısından çok önemlidir.

Şiddet aslında yalnızca bizim değil, dünyanın sorunudur.

Çağdaş bazı ülkelerde şiddet olayları çok daha azdır, oralarda yaşam daha rahattır.

Kuzey Kıbrıs da aslında geçmişten bazı vukuatları olsa da genelde rahat bir ülkeydi.

Kriminal olaylar bu kadar fazla değildi, Kıbrıs’ımız için “rahat ülke” ifadesi kullanılırdı.

Yani ülkemizde çok fazla şiddet olaylarına rastlanmaz, büyük şiddet olayları yaşanmazdı.

Şimdi ise ülkemiz bu özelliğini kaybetmek üzeredir.

Çok fazla polisiye olay yaşanmaktadır ve yurt dışından gelenler de fazlaca olaylara sebebiyet veriyor.

İnsanımız, şikayet etmekte ve korkmakta haksız değildir.

Özellikle kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetin artık son bulması gerekmektedir.

Uzmanlar, devletin bir sığınma evi açmadığı, şiddet önleme merkezlerini hayata geçirmediği, Alo 183 ihbar hattına bir müdahale birimi oluşturmadığı sürece şiddete uğrayan kadınları tam anlamıyla korunamayacağını belirtiyor.

Adli yardım protokolünün hayata geçmesi ve polis içerisinde kadına yönelik şiddeti önleme birimi kurulmasının önemli bir adım olduğunu söyleyen uzmanlar, daha fazla hassasiyet ve bilinç gerektiğini söylüyor.

Umarız tüm söylediklerimiz dikkate alınır.

 

 

 

 

 

YORUM EKLE