Allah’ın ziyafet ayı Ramazan

banner37

banner87
Allah’ın ziyafet ayı Ramazan
banner90
banner8

Gelin bu Ramazan ayında “İsrafa kaçmadan ve kibre düşmeden yiyelim, sadaka verelim ve giyinelim!”

   Yeniden ilahi bir nida, can ve ruhumuzu büyük bir ziyafete çağırıp, güncel hayat sürecinde bizi güzel hakikate yöneltiyor. Bu güzel nida, mübarek ve kerametli bir ayın gelişini vaat ediyor. Ramazan ayı her zamanki gibi, rahmet ve bereketiyle birlikte gelip çattı.

   Ey insanlar gelin ve büyük manevi yarışa katılın. Bu yarışta herkes mükafatlandırılacak, emeğinin karşılığını bulacaktır. Ey kardeşler gelin, esirgeyen Rabbul Alemin’in nimet dolu sofrasına oturup, ilahî rahmetle özümüzü zenginleştirelim. Allah’ım sana şükürler olsun ki, yeniden bu kıymetli ayın varlık lezzetini bizlere tattırdın. Geçmiş zamanlara baktığımızda zamanın çabuk akıp gittiğini görüyoruz. Dönüp dolaşan zaman akışında gençliği orta yaşa, orta yaşı da ihtiyarlığa ulaştırıyoruz. Gerçekten gelip geçen günlerde neler elde ettik, hayatımızın değerli sermayesine hangi birikim ve zenginlikleri ekledik. Boş kaygılar ve hayatın endişeleri ruhumuzu azarlıyor. Fakat bu günlerde ve benzer saatlerin belirli anlarında bir parlak nur cilvesi kendini gösteriyor.

   Ramazan günlerindeki fırsatlar çok sınırlıdır. Fakat aynı halde bu günler ve anlar bizlere yeni güç ve nefes kazandıran anlardır. Çünkü ramazanın anlarında insanlık ve Allah’a kulluk değerlerini yeniden canlandırıyoruz. İslam peygamberi Hz. Muhammed (sav), Ramazan ayını, Allah’ın ayı ve sema kapılarının açıldığı ay olarak nitelendiriyor. Ramazan ayındaki ibadet, insanının vücudu ve ruhunu, en yüce ahlakî ve manevî değerlerle alıştırıp ve idmanlarla yetiştirip, takviye ediyor. Oruç, insana tatlı ve ferahlatıcı anlar yaşatıyor. Fakat bu manevî lezzetlere ulaşma, bilinçli ve faydalı bir çabayı gerektiriyor. Elbette bazı kimseler, Ramazan ayında olup bitenlerin bilincinde olmayıp, nimetlerinden de mahrum kalıyorlar.

   Resulullah (sav) şöyle buyuruyor: Ey insanlar, Allah’ın ayı olan Ramazan ayı, bereket, rahmet ve esirgeme ayıdır. Allah katında en iyi ay Ramazan ayıdır. Bu ayın gündüzleri en iyi gündüzler, geceleri de en gözde gecelerdir. Sizler bu ayda Allah’ın konuğu olup, ilahî ziyafete çağrılmışsınızdır. Sizlerin Ramazan ayındaki nefesleriniz tesbihtir. Uykularınız ibadet, amelleriniz kabul edilmiş, dualarınız da icabet edilmiştir. Pak niyetlerle Allah’ı anın, Allah’tan oruç tutma ve kitabı Kur’an-ı tilavet etme başarısını sizlere vermesini kendisinden dileyin.

   Hasar ve zarara uğrayan kimse, bu ayda ilahî rahmet ve esirgeyişten mahrum kalan kimsedir. Ramazan ayındaki açlık ve susuzluk anlarıyla kıyamet günündeki açlık ve susuzluğu anın ve düşünün. Yoksul ve yolda kalmışlara sadaka verin. Büyüklere saygılı olun ve küçüklere sevgi üzerine yaklaşın. Ey insanlar, kim ramazan ayında güzel ahlaklı olursa adımları kaydığı günde kolayca sırat köprüsünden geçip, gider. Ey insanlar, ramazan ayında cennet kapıları açılır. Bu kapıların kapanmamasını Allah’tan dileyin. Bu ayda cehennem kapıları kapanır. Bu kapıların açılmamasını da Allah’tan dileyin.

   İsrail oğulları kavmine mensup biri yıllarca Allah’a isyan edip, hakkın itaatinden sakındı. Hz. Musa (a.s) Tur dağına çıkarken o adamı gördü. Adam laf olsun diye Hz. Musa (a.s) ya şöyle dedi:

   Ey Musa Allah’a deki; ben sana muhtaç değilim ve rızkını da istemiyorum. Musa (a.s) Tur dağına çıktı. Fakat adamın mesajını Allah’a ulaştırmadı. Allah’ın Musa’ya hitaben şöyle buyurdu: Niçin kulumun mesajını bana iletmedin? Musa (a.s) şöyle karşılık verdi: Allah’ım onun ne dediğini sen iyi biliyorsun. İlahi nida Musa’ya buyurdu ki; Ey Musa, ona söyle ki eğer benim senin Allah’ın olmamı istemiyorsan, bil ki senin bana kulluğun benim için bir aşağılık sayılmaz. Sen benim rızkımı istemiyorsan yine de ben karşılıksız seni rızıklandırıyorum. Musa (a.s) Allah’ın mesajını o isyankâr Yahudi’ye ulaştırdı. Adam Musa’nın sözünü duyunca, Allah’a karşı beslediği kötü niyetinden dolayı utanarak, pişman olup ağladı. Adam daha sonra şöyle dedi: Ey Musa, Senin Allah’ın ne kadar kerim, esirgeyen ve sevgi sahibi olduğunu bilmiyordum. Fakat maalesef, ben hayatımı boşuna harcamış bulunuyorum. Senden dileğim, dinini bana anlatmandır. Allah’ın hikmetli sözünden hayrete kapılan Hz. Musa (a.s) ilahî dinini o adama anlattı. Adam da Allah’a şükredip, ömür boyu ahdine bağlı kaldı.

   Hz. Ali (as) mübarek Ramazan ayı hakkında şöyle buyuruyor:

   Ramazan size kutlu olsun. Bu ayda bol miktarda istiğfar dileyip, dua edin. Çünkü Allah’a dua ve niyazda bulunmak, belaları sizden def eder. İstiğfar ve tövbe etmek ise günahları siler.

**

Gençlerimiz

     

   Genç kardeşim!

   Çocukluk çağın, oyunla, oyuncakla geçti.

   Mükellef değildin. Ama şimdi ecdadının kılıç salladığı, fetihler yaptığı çağdasın.

   Bu güçlü çağını da eğlence ve başıboşluk uğruna elden kaçırırsan, dinin ve toplumun senden beklediği hizmeti belin büküldüğünde mi vereceksin?

   Şunu unutma ki: Bir hayat gemisinde şehvet ve eğlence kaptan olursa, o gemi, hadiseler tufanında kıyıya yanaşamaz, kaybolur gider.

   Çağımızın şımarıklığı, eğlencesi, uyuşukluğu ve yabancı kültür istilâsı kancasını atmış, acımadan kurbanlarını topluyor.

   İman ve irade gücünü kalkan yaparak, aklın ve ilmin ışığında topluma hayırlı bir hizmet vermek için hedefine yürümelisin ki kıyamet günü de yüzünün akıyla Allah huzuruna çıkabilesin.

   Bir Hadis-i Şerif’te belirtildiği gibi kişi kıyamet günü dört şeyden sorguya çekilmedikçe, Allah huzurundan yüz akıyla - ayrılamayacak: “Ömrünü ne ile tükettin? Bilginle neler yaptın? Malını nereden kazandın, nereye harcadın? Gençliğini ne ile yıprattın?”

   Değerli müminler!

   İslâm’ın istediği insanın:

   Allah’a kul olma zevkine erebilmesi için ibadeti olmalı.

   Vicdan huzuru içinde yaşayabilmesi için vatanına, kişiliğine, iman bütünlüğüne sahip çıkan insan olmalıdır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75