Orucun hikmetleri

banner37

banner87
Orucun hikmetleri
banner90
banner99

Oğuz METİNER

   Bünyemizin sağlıklı olup olmaması, hücre faaliyetine bağlıdır. Hastalık ve yaşlılık, hücrelerin gençleşme ve yenilenme işlemlerinin yavaşlaması ile başlar. Bu yavaşlama ve ölmek üzere olan hücreler, sağlıklı hücrelerin beslenmesine ve oksijen almasına da engel olur. Hücrelerin görevlerini yerine getirebilmesi için ölmek üzere olan hücrelerin mümkün olduğu kadar en kısa bir süre içerisinde vücuttan dışarıya atılması gerekmektedir. Orucun önemi, burada ortaya çıkar ve Allah’ın emrettiği orucun tutulmasıyla insan vücudu gençleşir. Oruç sırasında ölü ve ölmekte olan hücrelerin dışarıya atılma işlemi kolaylaşır ve hızlanır. Hücreler, zehirli artıklardan da kurtulur.

   Acıkan bir insanın midesinin asit salgılamasına karşılık, oruç tutanların, oruçlu oldukları süre zarfında midelerinin asit salgılamadıkları saptanmıştır.

   Oruç tutanlarda kana geçen besin maddesi en az seviyeye indiği için böbrekler bir yıl boyunca devam ettikleri çeşitli maddeyi ayrıştırma ve süzme işleminin yorucu yükünden oruç sayesinde en az 4-5 saat uzak kalırlar.

   Oruç tutan insanda akciğer, karaciğer, böbrek ve deri gibi boşaltım organlarının temizleme görevleri de artar. Buralarda birikmiş olan artık ve toksit maddeler hızlı bir şekilde dışarıya atılır.

Meleğin ismi

   Bir zamanlar, doğmak üzere olan bir bebek, dünyaya geldiği gün Allah’a sormuş:

   “Allah’ım! Bu kadar küçük ve korunmasız olduğum halde dünyada nasıl yaşayacağım?”

   Allah:

   “Meleklerim arasından birini senin için seçtim” demiş. “O seni bekliyor olacak ve seni hep koruyacak.”

   “Ama lütfen söyle bana” demiş çocuk. “Burada, cennette hiçbir şey yapmadan güzel ezgiler söylüyor ve gülümsüyorum. Ben böyle çok mutluyum.”

   “Senin meleğin de sana güzel ezgiler söyleyecek ve sana her gün gülecek” diye cevap vermiş Allah. “Sen de o meleğin sevgisini hissedeceksin ve mutlu olacaksın.”

   Çocuk: “Peki, insanlar benimle konuştuklarında ben onları nasıl anlayacağım. Ben onların dilini bilmiyorum ki?” demiş.

   Allah:

   “Meleğin sana dünyadaki sözlerin en güzelini ve en tatlısını söyleyecek ve sana konuşmayı öğretecek” demiş.

   “Peki, seninle konuşmak istediğim zaman ne yapmam gerekecek?”

   “Meleğin ellerini göğe kaldırıp, bana dua etmeyi de sana öğretecek.”

   “Ama duydum ki, dünyada kötü insanlar varmış. Beni kim koruyacak?”

   “Merak etme. Meleğin seni ne pahasına olursa olsun koruyacak.”

   “Ama ben seni göremeyeceğim için çok mutsuz olacağım.”

   “Meleğin sürekli sana benden bahsedecek ve sana, Bana nasıl tekrar ulaşabileceğini anlatacak. Hem, sen Beni göremesen de Ben hep senin yanında olacağım.”

   Tam o sırada cennetteki huzur ortamına dünyanın homurtuları karışmaya başlamış. Dünyaya gitmek üzere olduğunu anlayan çocuk, aceleyle son sorusunu sormuş:

   “Peki Allah’ım! Şimdi gitmek üzereyim. Lütfen bana o meleğin ismini söyler misin?”

   “Meleğin asıl ismi çok önemli değil” demiş ALLAH. “Çünkü sen ona ‘Anne’ diyeceksin.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75