Sahur ve İftar

banner37

banner87
Sahur ve İftar
banner90
banner99

İslam’ın beş şartından olan oruç, imsak vaktinden iftar vaktine kadar kişinin yeme, içme ve nefsâni arzulardan kendisini uzak tutmasıdır.

Sahur yemeği, kişinin oruç tutmak niyetiyle gece kalkıp imsak vaktine kadar bir şeyler yiyip içmesidir. Ramazan ayında en önemli öğün olan sahur yemeğini, ertesi güne halsiz ve yorgun olarak uyanmak istemiyorsak atlamamalıyız. Aynı zamanda sahurda yenilen yiyeceklere de çok dikkat etmeliyiz.

Sahur yemeği yediğimiz zaman oruca güç ve kuvvet kazanmış oluruz. Peygamber efendimiz sahura çok önem vermiştir. Bir yudum su bile olsa sahurun atlanmaması gerektiğini buyurmuştur. Bizim orucumuz ile ehli kitabın orucu arasındaki en önemli farkın sahur yemeği olduğunu da belirtmiştir.( Müslim, Sıyâm 46)

Peygamberimiz ‘Sahur yemeğinde bereket vardır.’( Buhari, ‘Savm’, 20) buyurarak sahurun önemini bizlere söylemiştir. Sahur yemeği için kalktığımız vakit ise seher vaktidir. Seher vakti, duaların kabul edildiği bir vakittir. Bu vakitte kalktığımızda hem teheccüt namazını kılma hem de imsak vaktinin girmesiyle sabah namazını kılma imkânı elde etmiş oluruz.

İmsak vaktine kadar yiyip içtikten sonra artık ramazan orucumuz başlamış oluyor. Oruç tutanlar sabırsızlıkla akşam ezanın okunmasını ve topun sesini beklemektedir. Bütün gün Allah için yiyip içmekten ve her türlü kötü şeylerden uzak duran Müslümanlar iftar sevincini yaşar. İftar kelimesi, oruçlu kimsenin vakti gelince orucunu açmasıdır. Orucun açılacağı vakit güneşin battığı vakit olan akşam ezanının girmesidir. Oruç açılırken yapılan duanın kabul olunacağını peygamberimiz bildirmiştir.

İftar yemeği aile, akrabalar ve dostlar arasında manevi birlik ve bütünlüğün sağlanması için vesile olur. Aynı zamanda oruçluya iftar yemeği vermenin, oruçlunun alacağı kadar sevap aldığını peygamber efendimiz müjdelemiştir. Kişi bütün gün aç ve susuz kalarak nimetlerin kıymetini daha iyi anlar. Peygamber efendimiz de şöyle demiştir: ‘Allah Teala şöyle buyurdu: Kullarımın bana en sevgili olanı, oruç açmakta acele davranandır.’ (Tirmizi, Savm 13)

Yine peygamber efendimiz orucun hurma ile açılmasını eğer hurma yok ise su ile iftar etmesini buyurmuştur. (Ebu Davud, Savm 21)  Peygamber efendimiz bizzat buna uyarak akşam namazını kılmadan iftarını hurma ile açmıştır. İslam toplumunda müstehap (güzel bulunan, Hz. Peygamberin bazen işleyip bazen terk ettiği fiil ve davranışlar) olan uygulama önce orucun hafif yiyeceklerle açılması daha sonra akşam namazının kılınıp iftara devam edilmesi yönündedir. Hem böylece boş olan midemizi yiyeceklerle birden doldurup zorlamamış oluruz.

Hayırlı ramazanlar.

Ayşe Yıldırım

Haspolat Camii Din Görevlisi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75