Rekabet edebilirlik raporlarını takan yok

   Geçtiğimiz haftalarda Kıbrıs Türk Ticaret Odası tarafından Kuzey Kıbrıs Rekabet Edebilirlik Raporu’nun on ikincisi açıklandı. Raporu iki değerli akademisyen hazırladı. Lefke Avrupa Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Fehiman Eminer ve Doğu Akdeniz Üniversitesi’nden Dr. Yenal Süreç raporu kaleme aldı.

   Rapor sonucundan anlaşıldığı gibi kendi yerimizde saymak bir yana geriye de gitmişiz. Bu da göstermektedir ki, geçmiş raporların sonuçlarını dikkate alarak rekabet edebilirliğimizi ilerletmek için gelmiş geçmiş tüm hükümet edenler herhangi bir plan ve program uygulamamışlardır. Şöyle ki, 12 raporun neredeyse tamamında benzer yapısal sorunların varlığı göze çarpmaktadır. Durum böyle olmasına rağmen, ülkeyi bir şekilde yöneten siyasiler bunu unuturcasına raporların lansmanlarında yaptıkları açıklamalar ile raporun önemi ve faydası üzerinde durmaktadırlar. Ancak, hükümette bulundukları süreç rekabet edebilirlik raporlarının gereğini yapmamalarından ötürü yüzleri dahi kızarmamaktadır.

Rekabet edebilirlikte en fazla gerileyen ülkeyiz

   12. Kuzey Kıbrıs Rekabet Edebilirlik Raporu’na göre maalesef hem kendimizle hem de dünya ile yarışımızda geriye gittik. Yukarıda da altına çizdiğim gibi bu kötüleşmenin sorumluluğunu üstlenen birileri olmadığı sürece ileriye gitme ihtimalimiz de pek yoktur.

   KKTC’nin geçen yıl 100 üzerinden 55.2 olan rekabet edebilirlik puanı bu yıl 51.8 olarak hesaplanmıştır. Buna göre geçen yıl 89. sırada yer alırken bu yıl 141 ülke arasında 107. sıraya gerilemiştir. Eminer ve Süreç’in sunumuna göre rekabet edebilirlikte en fazla gerileyen ülke %18 ile Kuzey Kıbrıs olmuştur. Rekabet edebilirliği en fazla yükselen ülke ise %11 ile Azerbaycan ilk sırada yer almıştır.

En kötü küçük ada ekonomisine sahibiz

   Küçük ada ekonomileri içinde en düşük puanı alan ülke maalesef 51.8 ile Kuzey Kıbrıs olmuştur. Öte yandan küçük ada ekonomileri arasında en yüksek puanı alan Malta 68.5 ile birinci, 66.4 ile Güney Kıbrıs ikinci sırada yer almıştır.

Kırk yıllık yapısal sorunlarımız devam etmektedir

   Maalesef gerek TC-KKTC protokollerini gerek kendi hazırladıkları plan ve programları gerekse rekabet edebilirlik raporlarını hiçe sayan gelmiş geçmiş hükümetler sayesinde kırk yıllık yapısal sorunlarımız devam etmektedir. Bunların başında kamudaki verimsizlik ve vatandaş odaklı olmayan yapısıdır. Yatırımcıyı ve iş insanını perişan eden bürokratik rezalet diğer bir yapısal sorumuzdur. Emek piyasasındaki arz-talep dengesizliği, buna göre insan kaynaklarını planlamadaki başarısızlığımız ve ara eleman yetersizliği bir diğer yapısal sorunumuzdur. Hele bir yapısal sorunumuz vardır ki, kayıt dışı ekonomi ile etkin mücadele, vergi adaleti gibi hedeflere varmayı zorlaştırmaktadır. Bu da ekonomide realize olan kazançların raporlanmasına imkan verebilecek etkin ve özerk bir muhasebe/murakabe sisteminin kurulmamış olmasıdır. Yıllardır maalesef Muhasebe Meslek Yasası Cumhuriyet Meclisi’nde bilinçli olarak bekletilmektedir. Bunun sonucu olarak da dünyada muhasebe/murakabe lisansını çağ dışı olarak siyasi otoritenin verdiği ender ülkelerden biri olmaya devam etmekteyiz. Üstüne üstlük, dünyada bu alanda acı deneyim yaşatan Enron Skandalı’ndan dahi ders almış değiliz.

   12. Kuzey Kıbrıs Rekabet Edebilirlik Raporu’na göre KKTC’nin en zayıf olduğu alanlar sırasıyla enflasyon, mesleki eğitim kalitesi, finansal denetim ve raporlama standartlarının gücü, tarife dışı engeller ve hizmetlerde rekabettir.

   Yukarıdaki zayıflıklara paralel ‘kamu sektörü performansı’, ‘kurumsal yönetişim’, ‘devletin gelecekteki yönelimi’, ‘ulaşım altyapısı’, ‘finansal sistem istikrarı’, ‘şirket kurma maliyeti’, ‘şirket kurmak için gerekli süre gün’, ‘girişimcilik kültürü’ ve ‘ticarileştirme’ açısından KKTC adeta dökülmektedir.

Kuzey Kıbrıs teşvik sistemi özetle saçma sapan

   12. Kuzey Kıbrıs Rekabet Edebilirlik Raporu’nu hazırlayan Yrd. Doç. Dr. Fehiman Eminer ve Dr. Yenal Süreç’in seçilen temaya ilişkin saptamaları hiç de şaşırtıcı olmamıştır. Herkesin bildiği gerçek bilimsel olarak ortaya konmuştur. İki akademisyenin analizini bir cümle ile özetleyecek olursak KKTC’de yıllardır uygulanan sözde teşvik ve destek sistemi saçma sapan olarak nitelendirilebilir. Gelecek haftaki yazımda adı geçen akademisyenlerin analizi ışığında KKTC’deki teşvik ve destek sistemi tartışılacaktır.

YORUM EKLE

banner75