Rolls Royce'un uçan kadın sembolü

Rolls Royce’un, otomobilleri için önemli bir tanıma işareti var; o da uçan kadın sembolü. Markanın en az kendisi kadar özel olan ambleminin hikayesini hiç merak ettiniz mi?
   Dünyanın en tanınmış markalarından Rolls Royce’un üzerindeki “uçan kadın” amblemi, gizli bir aşk hikayesine tanıklık ediyor. Hikaye, otomobil hareketinde öncü olan John Walter Edward Douglas-Scott-Montagu ile ona göre alt sınıftan olan Eleanor Velasco Thornton arasındaki gizli tutku ve yasak aşkı anlatıyor. Rolls Royce'un ilk otomobilleri ünlü tanıma işaretini taşımadıysa da, kısa sürede şirketin ürettiği her arabanın bir parçası oldu. Yeryüzünde bu denli özel hikayeye sahip olabilen çok az marka var; gelin bir aşk hikayesinin ölümsüzleşmesine birlikte tanık olalım.

Kendisi kadar özel bir sembol

Dünyanın ilk otomobil markalarından birisi olan Rolls Royce, kuruluşundan beri zenginlik, statü ve zarafet kavramlarının vazgeçilmezi olmayı başardı. 1906 yılında Henry Royce ve Charles Stewart Rolls tarafından kurulan bu özel markanın en az kendisi kadar özel olan, hatta sürekli çalınan bir maskotu var.

Kaput üzerinde maskotlar moda oldu

Üretilen ilk otomobiller işlevsel olması sebebiyle motor kaputunun üzerinde bir radyatör kapağı taşıyordu. 1910 yılından itibaren kaput üzerindeki logolar ve maskotlar moda olmaya başladı. Rolls Royce da bu noktada markasının lüks imajını yansıtacak özel bir maskot kullanmak zorunda hissetti kendini. Bunun üzerine Rolls Royce Genel Müdürü Claude Johnson da marka komisyonundan şık, onurlu ve zarif bir tasarım istedi.

“Rolls Royce’un ruhunu yansıtmalı”

Daha sonra, zamanının ünlü heykeltraşı Charles Sykes'e başvuran Johnson; tam olarak "Rolls Royce'un ruhunu, adını, sessiz performansını, titreşimden muaflığını ve gizemini yansıtan" bir maskot tasarlamasını istedi. Sykes, bundan bir sene önce Lord Montagu'nun Silver Ghost'u için bir maskot tasarlamıştı zaten. 1911 yılının şubat ayında Rolls Royce'a da bu maskotu sundu. İlk başlarda opsiyonel olarak sunulan bu maskot, 1920'lerin başında standart olarak sunulmaya başladı ve hiçbir zaman sıradan bir maskot olmadı. Çünkü gümüş maskotu oluşturan "uçan kadın" simgesinin bir geçmişi vardı... Asıl hikaye şimdi başlıyor...

Yasak aşk ilham oldu

Lord Montagu, bu maskotu tasarlarken heykeltraş Sykes'ı zenginlik ve ihtişamını değil, aşkını yansıtması için görevlendirmişti. Lord Montagu'nun bu aşkı beslediği kadın ise Eleanor VelascoThornton idi. Genç kadının 1902 yılında Lord Montagu'nun sekreteri olarak işe başlamasından kısa bir süre sonra ikili birbirlerine aşık olmuşlardı. Fakat Lord Montagu evliydi ve hem evlilik bağı yüzünden hem de Bayan Thornton'un düşük sosyal statüsü yüzünden bu aşk asla açıkça yaşanamadı.

Gizli aşkı maskotun modeli oldu

Her şeye rağmen ikili birbirlerinden ayrılamadı. Çünkü Bayan Thornton karnında Lord Montagu'nun bebeğini taşıyordu. Bu yüzden onun sekreteri olarak çalışmaya devam etti. Gizli aşklarını sürekli gözünün önünde tutmak isteyen Lord Montagu, Bayan Thornton'dan arabasının kaputu için tasarlanan maskota modellik yapmasını istedi. Bunun üzerine Sykes, ikilinin aşklarını sembolize etmek için Bayan Thornton'u uçuşan bir elbise içinde modelledi.

Aşkları hâlâ yaşatılıyor

Daha sonra ortaya çıkan bu maskot "The Whisper" adıyla tanıtıldı. Ama hikaye daha bitmedi; ardından 1915 yılında Lord Montagu ve Bayan Thornton çıktıkları bir iş gezisinde gemilerinin alabora olması sonucu denize düştüler. Lord Montagu, baygın haldeki Bayan Thornton'u yakalasa da bir süre sonra dalgalara dayanamayarak onu denizde kaybetti. Kazadan sağ kurtulan Lord Montagu ise bu olaydan 14 yıl sonra hayata gözlerini yumdu. Şu an günümüzde ikilinin efsanevi aşkları hala Rolls Royce maskotunda yaşatılıyor.
 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104