Sağlığın, kanayan yarası ihaleler ve ilaç sorunu

İnsanımız ilaçlarını ya hastanedeki eczane bölümlerinden ya da özel eczanelerden temin eder.

Özel eczanelerde aranılan ilaç bulunmadığı zaman, tepkinin adresi devlet olmaz. Ancak hastanede, hekimin yazdığı reçete, hastanenin eczanesinde bulunmazsa, vatandaş, ‘Hastanede ilaç yok’ diye haykırır, adeta isyan eder.

Sağlık Bakanları için, başarı kriterlerinden biri, hastanede ilaç ve sağlık malzemesi eksikliğinin yaşanmamasıdır.

Yakın sayılacak geçmişe kadar devletin ecza deposunda, birikmiş, vadesi geçmiş, imha için bekleyen kamyonlar dolusu ilaçtan haberimiz yoktu.

Daha çok duyulan, ‘Hastanede ilaç yok!!!’

İçinde bulunduğumuz günlerde devlet hastanelerinde, hem belirli ilaçların hem de cerrahi operasyonlar için gerekli olan bazı sağlık malzemelerinin yokluğu söz konusu. Bunu sağlık sistemimizin en yetkili ağızları seslendiriyor.

Bugün başlayacak yeni haftada Sağlık Bakanlığı’nda mesainin çoğunluğu ilaç ve sağlık malzemelerindeki tıkanıklık ya da olumsuz etkilenmelere ayrılacak.

Hedef hafta sonuna kadar sorunun, kalıcı olarak aşılmasına yarayacak sistemsel çare üretmek.

***

İlaç dahil sağlık konuları, toplumun duygusal duyarlılık gösterdiği alandır.

Sağlık Bakanlığı’nın ihaleleriyle ilgili zaman zaman hoş olmayan iddialar kulaklara fısıldanır. İlginçtir farklı partilerden gelen Sağlık Bakanları, genelde mevcut düzenin devamını benimsedi.

Digital teknoloji,  en basit bakkala kadar ulaşmasına rağmen ilaç dahil, sağlık malzemelerinin tüketim takibine ulaşamadı.

O sistem kurulsa ve otomasyona geçilmiş olsaydı, imha edilmek için kamyonlarca ilaç birikmezdi. Konumuzun dışı gibi sayılsa da, son kullanım tarihi yaklaşan ilaçlar, Türkiye Kızılay örgütü aracılığıyla ihtiyaçlı ülkelere gönderilirdi.

Yıllardır ilaç ve sağlık malzemesi için bütçede ayrılan paradan, fazlası harcanıyor.

Geçtiğimiz yıl bütçede ayrılan 90 milyon TL’nin neredeyse iki katı harcama yapılmış.

Bu yıl ayrılan para 120 milyon TL… Yılsonu için beklenen harcama 200 milyon TL.

KIBTEK’te olduğu gibi Sağlık Bakanlığı ihalelerine katılanların sınırlı sayıda olduğu ve zaman zaman rekabet ederek teklif atmak yerine, anlaşmalı teklif attıkları iddiadan öte bilgi olarak paylaşılıyor.

Sağlık Bakanlığı’nın ilaç ve sağlık malzemesi ihalesinin, saydam, açık ve hesap verebilirlik ilkesinden taviz vermeksizin uygulanması esas olmalıdır.

Bir yıllık ilaç tüketim ortalamaları, ihaleye çıkılacak ilaç toplamı için rehber olabilir.

Ancak ilacın bulunması kadar, muadilleri içinde doktorlar tarafından da tedavide işe yararlığıyla tercih edilmesi önemlidir. Hatta daha önemlidir.

Hastanenin eczanesindeki ilaç hekim tarafından tercih edilmez ve hastalara, ‘dışardan’ alması önerilirse, hastanedeki ilaç ne işe yarıyor?

Sağlık Bakanlığı yetkilileri, ihalelerin, iyi niyetle oluşturulan bürokrasiye takıldığını da anlatıyorlar.

Masum ve toplumcu düşünce bu noktada tepkiyi tetikler.

Bir ihalenin zamanında sonuçlanamaması, ilaç ya da sağlık malzemesinden eksiklik yaşanması demektir.

İlaç veya sağlık malzemesi eksikliği, hastaların yaşamsal tehlikesine neden olabilir.

Özellikle kanser hastalarının tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar çok pahalı ve özel eczanelerden temin edilemiyor. KIBRIS Gazetesi olarak yaptığımız araştırmalardan öğrendik. 50 kanser hastasının iki tür ilacının, yıllık toplam karşılığı 20 milyon TL.

Kanserle savaşan insanlarımıza, ‘Depomuzda ilaç bitti. İhalede de sorunlar yaşanıyor. Bekleyiniz’ denebilir mi?

Ya da denilse kabul görebilir mi?

KKTC’de, küçük gruplar değil, sağlık sistemimizin bütünü düşünülerek, gecikmeden ilaç politikasının belirlenip yaşama geçirilmesi gerekir.

Yapılacak düzenleme, ilaçla ilgili tüm beklentilere, çağdaş anlamda karşılık vermelidir. En yalın tanımlamayla niyet varsa, çare mümkündür.

YORUM EKLE

banner75