Acının zor hali: Endişe bozukluğu

banner37

Acının zor hali: Endişe bozukluğu
banner90
banner8

Psk. Ayla KAHRAMAN
 

Endişelerimiz bizden kuvvetli olduğunda, en derin acılar bize eşlik etmeye başlar. Bunlar elimizde olmadan, durduramadığımız ruhsal acılardır.

Kaygılı, endişeli yapı ya aileden gelen bir mirasın ya da yaşam yolunda zorlayıcı, örseleyici yaşantıların oluşturduğu bir yaradır.

Endişe bozukluğu yaşayan kişiler belirsizliğe, bilinmeyene karşı hassastır. Bir yere gitmek için yola çıkmak, uçakla seyahat etmek, hastalanmak ve daha nice gündelik olaylara karşı kendileri ve yakınları için endişelenirler. Söz konusu hedef neyse, gerçekleşene kadar, kendilerinin veya yakınlarının başına bir şey geleceği korkusunu yaşarlar. Eşi eve zamanında gelmediyse, başına kötü bir şey geldiğinin korkusu ve acısı kişiyi etkisi altına alır. Çocuğu gece arkadaşlarıyla çıktıysa, olabilecek en kötüyü düşünmekten kendini alamaz. Ya, alkol alıp kaza yaparlarsa? Ya gittikleri yerde kavga çıkar ve oğluna bir şey olursa? Küçük kızı için doğru doktoru seçmek için titizlikle çalışır. Buna rağmen, çocuğu hastalandığında, doktorun doğru ilaçları verip vermediğinin endişesini yaşamaktan kendini alamaz. Telefon, elektrik, su faturaları gibi ödeme yapması gereken konularda da kaygıları vardır. Geç kalmamak, cezaya girmemek için, sorumluluklarını yorucu bir dikkat ve titizlikle yerine getirir.

Endişe bozukluğu, kendini, gerçekleşme olasılığı yüksek olan durum ve olaylarda göstermez. Örneğin, eve gelişi geciken eşin, trafiğe yakalandığı değil, kaza yapmış olabileceğinin acısı yaşanır. Hastalanan çocuğunun, doktorun tedavisi ile bir süre sonra iyileşeceği değil; çocuğun hala iyileşemediği ve yanlış ilaçlarla daha kötü olabileceği korkusu duyulur.

Yani kişi, olasılığı düşük acı verici sonuçların derin endişesini yaşar. Bir şey vuku bulmadan önce endişelenmek, tehlikeli bir sonuca odaklanmak; kaygılı kişiyi yıpratır. Bu yorucu ve acı verici deneyimden kurtulmak için çareler arar.

banner134

Kaygılı bir kişiliğe sahip olmak, çok zor bir tecrübedir. Bir taraftan olabilecek aksilikleri engellemek için uğraşmak -ki bu olayları, durumları denetim altında tutmaya yarar- diğer taraftan ise aşırı bir gerginlik, acı çekme ve endişe vardır. Tehlikelerle dolu bir dünyada yaşanıldığını ve dikkat edilmezse başa kötü şeylerin gelebileceğini düşünen bir kişiyi çoğunlukla doğru buluruz. Ancak bu akılcı inanç, kaygılı kişilerin acı çekmesini engellemez. Korkulanın gerçekleşmemesi ile kişi geçici bir süre rahatlar ancak hemen ardından, kaygılanacak başka bir konu ortaya çıkar.

Kaygılı kişiler, acı verici endişeli düşüncelerin dışında; gerçek bir kriz anında genelde soğukkanlıdırlar. Düşüncede yaşanılan acı; olaylar vuku bulduğunda, akılcı ve sakin bir şekilde davranmaya dönüşür. Bununla beraber, olma ihtimali olan şeyler, tehlike geçene kadar kişiye acı vermeye devam eder.

Endişeli kişiler, duygusal tedirginlik ve acı çekmenin yanında; bedensel tepkiler de yaşarlar. Çarpıntı, terleme, sıcak basması, idrara sık çıkma, kaslarda gerilime bağlı olarak sırtta, omuzda, kolda, çenede ağrı, sinirlilik, uyku bozukluğu gibi tepkiler; gündelik hayatlarını olumsuz etkiler.

Günümüzde, endişe bozukluğunun tedavisinde iyileştirici yöntemler vardır. Psikoterapi ve ilaç tedavisi; bu bozukluğa yönelik olarak uygulanmaktadır.

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75