banner6

Akıllı telefonlar çocuklarımızın yaşamının içinde

banner37

Akıllı telefonlar çocuklarımızın yaşamının içinde
banner99

Psikolog Ayla KAHRAMAN

banner134

Covid-19 pandemisi, birkaç yıldır sürüyor ve ne zaman biteceği belli değil. Bu salgın, yaşamımızdan çekip gittiğinde bile geride izler bırakacağını biliyoruz. Pandemi öncesi doğrularımız, alışkanlıklarımız, uygulamalarımız; Pandemi süreci içinde değişti.

Pandemi öncesinde her ebeveyn için önemli olan, akıllı telefonlar ile çocukları arasındaki sağlıklı ilişki, Pandemi ile birlikte şekil değiştirdi.

Çocuklarımızın akıllı telefonlara olan düşkünlüklerini frenlemeye çalışırken, bir de baktık ki, akıllı telefonlar, eğitimin, öğrenmenin önemli bir aracı olmuş. Çocukların gelişimi için, fazla kullanımı zararlı olduğu kesinleşmiş telefonlar, uzaktan eğitimin tek çözüm olduğu dönemde gündelik hayatın parçası oluvermiş.

Şimdi, normalleşme sürecinde, yüz yüze eğitime tekrar başladık. Ancak, akıllı telefonlarına alışmış ve akıllı telefonlarından kısa bir süre için bile ayrılmak istemeyen çocuklarımızı, yeni duruma nasıl alıştıracağız? Yaşlarına göre belli saatlerini internet ortamında geçirmelerini, daha fazlasını istememelerini nasıl sağlayacağız?

Elbette, akıllı telefonların önemli bir öğrenme aracı olduğunu kabul etmeliyiz. Sadece akıllı telefonlar veya bilgisayarlar değil; eğitici televizyon programları da çocukların sağlıklı öğrenmeler yapabilmeleri için uygun araçlardır. Akıllı telefonlar ve diğer teknolojik aletler özellikle gençlerin dünyaya, olan bitene, katılım süreçlerini olumlu etkileyebilmektedir.

Bunun yanında, değişen yaşam koşulları, uzun bir gün boyunca aile üyelerinin birbirlerinden uzakta olmalarına neden oluyor. Anne baba işte, çocuklar farklı okullarda, kurslarda veya hobilerinde. Akıllı telefonlar, çocuk takip sisteminin uygulanması için, günümüzde neredeyse zorunlu hale gelen bir ihtiyaç olmuşlardır.

Ancak, çocuklar ve gençler için akıllı telefonların ve teknolojik aletlerin aşırı ve kontrolsüz kullanımı, gelişimleri açısından sakıncalıdır.

Ebeveynin bir an önce, çocuklarının teknolojik aletlerle olan hızlı danslarını yavaşlatmayı başarmaları gerekiyor.

Teknolojik aletlerin aşırı kullanımının sadece çocukları değil; yetişkinleri de olumsuz etkilediği bilinmektedir. Çocuk ve yetişkinler, en başta uyku sorunları, oturarak geçirilen zamanın yarattığı kilo ve eklem sorunları ve sosyal yaşamdan uzaklaşmadan dolayı yaşanan duygusal ve psikolojik sorunlarla karşı karşıyadır.

Bazı aileler, çocuklarının belli bir yaşa ulaşmadan, akıllı telefon sahibi olmalarını engellemeye çalışırlar. Çocuğun akranlarının akıllı telefonu varsa, bu çocuk için büyük bir yoksunluk olur ve kendini sosyal yaşamı içinde değersiz, yalnız, güvensiz hissetmesine neden olur. Çocuğun, sosyal yaşamın dışında kalmaması için, ebeveyn, akıllı telefona geçit vermek zorunda kalır fakat sosyal destek amacıyla çocuğun yaşamına giren akıllı telefon, çocuğun yalnızlaşmasına neden olabilir.

Elbette zarar bununla kalmaz. Araştırmacılar, teknolojik aletlerle fazla zaman geçirmenin, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğunu tetikleyebileceğini veya artırabileceğini söylüyorlar.

Elbette ciddi bir tehlike de akıllı telefonlar ve internet aracılığı ile ulaşılan sosyal medyanın; çocuk ve gencin kendilik algısı üzerindeki etkisidir. Hepimizin bildiği gibi, gençler için benlik değerinin esas kaynağı akran ilişkilerindeki yeridir. İşte gençlerin sosyal medyadaki yerleri, gördükleri ilgi onların duygusal bütünlükve ruh sağlığı açısından ölçüleri olmaktadır. Kendilerine güvenleri, değer duyguları; sosyal medya aracılığıyla düşmekte veya yükselmektedir.

Ebeveynin, akıllı telefonların kullanımını sınırlama çabalarının başarılı olması için, çocuk ve gençlere çekici ve etkili yenilikler sunması gereklidir. Aile ve arkadaşlar ile geçirilen hoş zaman dilimleri ve çekici etkinlikler alışkanlık halini almalıdır.

Ve elbette, çocuğumuzdan beklediğimizi önce biz yapmalıyız.

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104