Anksiyete bozuklukları

banner37

Anksiyete bozuklukları
banner8

Psikolog Ayla KAHRAMAN
 

banner134

Kaygılanmak, korkmak, endişelenmek hepimizin yaşadığı duygulardır. Ancak aramızdaki bazı kişiler, kaygıyı, endişeyi gündelik yaşamlarını bozacak derecede aşırı yaşarlar. Bu durumda Anksiyete Bozuklukları söz konusudur.

Gerçekte, toplum içinde, neredeyse on kişiden ikisinde Anksiyete bozukluklarının bir türü görülebilmektedir. Toplumsal değişimin hızlandığı dönemlerde, bu oran artabilmektedir.

Anksiyete bozuklukları, normal insanlarda görülür. Kaygı ve endişe kökenli aşırı tepkiler kişinin yaşamının kalitesini olumsuz etkiler. Yapabilecekleri konusunda engelleyici rol oynar. İlişkileri bozar.

Anksiyete bozukluklarının bazıları şunlardır

Yaygın Anksiyete Bozukluğu: Kişi, sürekli ve aşırı bir endişe durumu içindedir. Bu aşırılık, kişinin gününü olması gerektiği gibi geçirmesini engeller. Sıradan faaliyetlerini bile yapamaz hale gelir. Birden fazla neden, tetikleyici olabilir.

Obsesif-Kompülsif Bozukluk: Kişi, kontrol edemediği düşüncelerin istilasına uğramış gibidir. Bu durumun etkisi ile sıklıkla tekrarlanan davranışları yapmak zorunda hisseder. Böylece kısa bir süreliğine dahi olsa, yoğun kaygı veren düşüncelerinden uzaklaşabilir.

Fobiler: belirli bir nesne veya duruma karşı gösterilen, mantıksız görünen şiddetli korkulardır. Bunların yanında, açık-kapalı alan fobileri de vardır. Kişiler açık veya kapalı alanların tehlikeli olduğunu düşünerek, bu alanlardan uzak dururlar. Fobiler kişilerin normal yaşamlarını sürdürmelerini engelleyecek güçte korkulardır.

Panik Bozukluğu: Kişinin kalp krizi geçirdiğini düşündürtecek kadar güçlü, acı verici ataklardır. Panik atak, beklenmedik zamanlarda gerçekleşir. Bu nedenle kişide, her an Panik atak yaşayacağı korkusu vardır. Bu da stres ve endişe yaratır.

Sosyal Anksiyete Bozukluğu: Sosyal yaşamın gerektirdiği ilişkilerden ve etkinliklerden kaçınmaya neden olabilecek derecede güçlü bir korkudur. Kişi, çok başarılı olsa da başkalarının önünde performans gösteremez. Bütün gözlerin üzerinde olduğu korkusu ile çok heyecanlanır. Eli ayağı titrer ve kaçma arzusu duyar. Eleştirilmekten, onaylanmamaktan, dışlanmaktan korkar. Sosyal ilişki kurmaktan utanır.

Ayrılık Kaygısı Bozukluğu: Kişinin kendini yakın hissettiği kişiden ayrılmakta zorlanmasıdır. Hem çocuklarda hem de yetişkinlerde görülebilir. Okula, işe gitmek başlı başına acı yüklü bir deneyimdir. Çünkü annesinden veya çocuğundan, bağ kurduğu kimse, ondan uzaklaşamaz. Uzaklaşmak zorunda kaldığında yoğun bir bunaltı ve korku duygusu yaşanır.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu: Ağır, yıpratıcı, ıstırap verici deneyimlerin yol açtığı bir anksiyete durumudur. Korku ve çaresizlik duyguları; olay bittikten çok sonra bile devam edebilir. Fiziksel, cinsel şiddete maruz kalma gibi durumların yanında deprem, sel gibi doğal felaketler, savaş da kişilerde travma yaratabilir.

Anksiyete bozukluklarının tamamında kişilerin gündelik yaşamları olumsuz etki altındadır. Yaşam kaliteleri düşmüştür. Yaşadıkları yoğun kaygı, davranışlarının doğasını bozmakta ve derin ıstırap duymalarına neden olmaktadır. Anksiyete Bozukluğu kişinin yaşamını ele geçirmiş gibidir.

Anksiyete Bozukluklarının tedavisi iki yönde gelişmiştir: Psikoterapi -özellikle bilişsel davranışçı terapi- ve psikiyatrik tedavi. Tedavinin nasıl olacağı, anksiyete bozukluğunun türüne göre belirlenir. Bunun yanında kişinin anksiyete ile baş etme yollarını öğrenmesi iyi sonuç vermektedir.

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88