Çocuklarda ve ergenlerde yeme bozuklukları

Kilo endişesi, çocuk ve gençlerde yeme bozukluklarının başlamasına neden olabilir. Sert önlemler alarak zayıflamaya ve zayıfladıkça önlemlerin sertliğini artırmaya yönelik davranışlar gösterebilirler

Çocuklarda ve ergenlerde yeme bozuklukları
  • 27 Mayıs 2018, Pazar 11:33

Ayla KAHRAMAN (Psikolog)

Günümüzde, çocuklar daha ince görünmek istiyorlar. TV’de, bilgisayar oyunlarında ve dergilerdeki bedenlerin benzerine sahip olmak istiyorlar.

Pek çok çocuk ve genç, kilolarını kontrol amacıyla giriştikleri kilo verme çabasında Anoreksiya Nervoza, Bulimiya gibi ciddi hastalıklar yaşıyor. Az yeme, hiç yememe, yediğini kusma veya boşaltma gibi davranışsal ifadelerle, endişeleriyle baş etmeye çalışıyorlar.

Yapılan araştırmalarda kilolu çocuklar, başkalarının onlarla alay ettiğini bu nedenle kötü hissettiklerini ve diyet yaptıklarını söylemişler.

Yeme bozuklukları kızlarda daha yaygındır ama erkek çocuklarda görülme sıklığında da artış var.

Özellikle kız çocuklarının, daha 6 yaşlarında bedenlerinin başkalarına göre görünüşü ile ilgilendikleri biliniyor. Çok küçük yaşlardan itibaren, nasıl göründüğü ile ilgili olarak, kendini başkalarıyla kıyaslayarak taşıyamayacağı düzeyde kaygı geliştiren çocuklar var.

Depresif çocukların yeme bozukluğu geliştirme olasılıkları da yüksek.

Mükemmeliyetçi, uysal, utangaç çocukların anoreksiya denilen yeme bozukluğuna daha çok yakalandıkları araştırmalarda gözlenmiş. Bu çocukların obsesif (takıntılı, huzursuz edici, tekrarlayan) kişilik özellikleri gösterme olasılıkları da yüksek çıkmış.

Yaşına göre, aşırı stres altında kalan çocuklarda yeme bozukluğu gösterme oranları da yüksek çıkmış.

Endişeli ve mükemmeliyetçi çocuk ve gençlerin olumlu beden algısı düşüktür ve araştırmalar ve klinik gözlemler, bu çocukların yeme bozuklukları geliştirmeye daha yatkın oldukları göstermektedir.

Çocukların maruz kaldığı örseleyici yaşantılar, taciz ve her türlü istismar; bedenleri üzerindeki kontrol ihtiyaçlarını güçlendirebilir. Yeme bozukluklarının oluşmasında, bu kontrol arzusu önemli bir tetikleyici nedendir.

Yıllardan beri yapılan araştırmalar da şişman çocukların, arkadaş olarak tercih edilmelerindeki oranın diğerlerine göre düşük olduğunu gösteriyor. Kilolu olmak; çok uzun süredir, çocuklar arasında “dalga” geçilecek, alay edilecek konulardan biridir.

Ebeveyn, çocuğun kilosu ile ilgili endişelerini, çocuğa yansıtabilir. “Sağlıklı kalmak için” yaptıklarını, çocuklarını da içine alarak, uygulamaya kalkışabilir.

Anne babanın kendi kilolarına gösterdiği dikkat ve aldıkları önlem, çocuğun bu konudaki davranışlarına etki yapabilir. Egzersiz ve diyeti ebeveynleri gibi uygulamaya çalışan çocuk; farkında olmadan yeme bozukluğu yaşamaya başlayabilir.

Ailenin çocuğun yetiştirilmesi, korunması, bakılması ve doğru sevilmesi gibi konulardaki işlevselliği deyeme bozukluklarının gelişiminde etkilidir. Ebeveyn kavgaları, maddi sıkıntılar, aile içi huzursuzluk gibi durumların çocuklar üzerindeki olumsuz etkisi bilinmektedir.

Toplumsal bakış açımız “fazla kilolu” kavramına hoşgörü göstermiyor. Fazla kiloyu; hastalık belirtisi gibi algılıyoruz. Estetik kaygılarımızı da buna göre belirliyoruz. Fazla kilo, çirkindir. Güzel olmak; az kilolu olmakla ilişkilidir.

Beslenme ve Diyetetik Uzmanları; sağlıklı yaşama konusunda, doğru beslenmenin sırlarını bizlerle paylaşıyorlar. Kişinin sağlıklı beslenmesindeki bilimsel yöntemleri uyguluyorlar. Yetişkin ve çocuklar için; akılcı, sağlıklı beslenme programları hazırlıyorlar. Çocuk ve gençlerin sağlıklı beslenmesi söz konusu olduğunda, bu bilim insanlarının önerilerini dinlemek gerekmektedir.

Çocuk ve ergenlere yaklaşırken, kilo fazlalığı ile olumsuz beden algısı arasındaki ilişkiyi unutmamak gerekmektedir. Çünkü çocuk ve gençler, olumsuz beden algısını doğrudan düşük benlik değerine indirgemektedirler. Bunun için de beden sağlığına gösterilmesi gereken önemin aynısını; çocuk ve gençlerin duygusal, ruhsal yapılarına da göstermek gerekmektedir.

Bu da etkili bir aile yaklaşımına, sosyokültürel bakışa duyduğumuz ihtiyacı gündeme getirmektedir.

Çocuk ve gençlerin, fazla kilolarının altında yatan ruhsal, duygusal veya çevresel nedenlerin anlaşılması gerekmektedir.

Çocuk ve gençlerin, hızlı kilo alma ve verme süreçleri geç kalmadan fark edilmeli ve bu durumun olası psikolojik veya psikiyatrik sonuçları engellenmelidir.

Kilolu olmak veya kilo endişesinin; okul çağının başlamasıyla ortaya çıkan bir sorun olduğu ortadadır. Okul-aile iş birliğine ihtiyaç vardır. Çocuk kilosu veya beden algısı açısından kendini kötü, dışlanmış, değersiz hissetmemelidir.

Bu tip sorunlar, çocuğun dikkati dışında, ebeveyn- Beslenme Uzmanı işbirliği ile çözülmeli ve çocuk için kilo konusu başarması gereken önemli bir konu haline getirilmemelidir.

Çocuk; bedeni ile ilgili herhangi bir sorunu, bütünlüğüne yaymaya eğilimlidir. Doğru yaklaşımla bu engellenmelidir.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık