banner6

Çocuklarımız ve elektronik çağın getirdikleri-götürdükleri

banner37

Çocuklarımız ve elektronik çağın getirdikleri-götürdükleri
banner151 banner143

Psk. Ayla KAHRAMAN

Araştırmalara göre, bilgisayar önünde vakit geçiren, akıllı telefonunu elinden bırakmak istemeyen çocuklar; geçmişteki çocuklara göre daha kırılgan ve güçsüz.

Bilgi ve teknoloji çağında yaşıyoruz. Elektronik dünya,-özellikle bilgisayarlar ve akıllı telefonlar söz konusu olduğunda- çocuklarımızın hüküm sürdüğü bir dünyadır, artık. 

Bu yeni çağda bizim yani anne baba veya öğretmeninin öğretici ve yol gösterici rolü eskisi gibi değil. Parmak ucu imparatorluğunun kralları olan çocuklar, öğrenme hedeflerini de kendileri belirliyorlar. Acı ama artık biz onlardan öğrenecek duruma geldik. 21nci yüzyılda an be an oluşan değişimleri anlamak için, çocuklarımızı takip eder olduk.

Hal böyleyken, çocukları sokakta top oynarken artık göremiyoruz. Lingiri (çelik çomak), Pirili (bilye) oynaması gereken çocuklar, evlerinde bilgisayarın başındalar. Eskiden bir evin yanından geçerken, o evde çocukların olup olmadığını anlardık. Tebeşirle çizilmiş birayak oyunu, köşede duran bir top, bisiklet orada çocukların yaşadığını anlatırdı. Ellerinde bir dilim yağlı ekmekle sokağa fırlayan, üstte başta sahiden yaşanmış bir günün bütün izleriyle eve dönen ve her günün sonunda yeni keşifler, heyecanlar ve öğrenmelerle gözlerini kapayan çocuklardı bunlar.

Bu çocuklar, artık bilim ve teknoloji çağının krallarıdır. Daha anne karnında iken en gelişmiş insan yetiştirme, eğitme programları ile tanışıyorlar. En teknolojik ayrıcalıklara sahipler. En akıllı, en başarılı, en iyi çocuğu yetiştirmenin mümkün olduğu programların bolluğunda yaşıyoruz.

Hiçbir çocuk, olağan koşullarda büyümüyor artık. Her şey programlı ve bilgisayar olmadan eksik. Annelik babalık da değişti. Teknolojik çağın gerisinde kalan anne babalar; çocuğun gelişimini ve eğitimini bir süre sonra çocuğa ve bilgisayara teslim etmek zorunda kalabiliyorlar. Eğlence, ders, sosyal yaşam… ne ararsan hepsi bilgisayarda. Çocuğun yaşamından doğal olan her şey son sürat çıkıyor. Onların yerine bilgisayar geliyor. Oyun, arkadaş, ders; gerçek hayattan bu sanal âleme geçiyor. Bu yaşamı yönetmek ve buna uyum sağlamak gerçek hayata göre daha kolay. Neden derseniz, iplerin tamamı çocuğun elinde görünüyor çünkü. Her şey parmak ucunda ve tek kişilik bir dünyada yaşanıyor. Doğal olarak, bu tek kişilik dünyadan gerçek dünyaya geçildiğinde, çocuk uyum sağlayamıyor. Gerçek dünyada tek bir tuşa basarak, fareciği azıcık sola hareket ettirerek yürümüyor işler. Tekrar baştan başlama şansı da yok. Çocuklarımızın kırılgan, güçsüz ve sorunlarla baş edebilmede yetersiz görünmelerinin nedeni, bu. Düşünün ki, utangaçlığa eğilimli bir çocuk, sosyal ortamın doğal hareketliliğinde bunu içselleştirmeden benlik değerini güçlendirerek yenebilecektir. Aynı çocuk, bilgisayar başında, dünyaya –ama tek kişilik bir dünyaya- hükmetmektedir ve sosyal yaşama karışması gerektiğinde karşısına baş etmesi zor olan duygusal ve sosyal sorunlar çıkacaktır. Baş edebilmesi çok zor çünkü gerçek dünyada sadece parmağınızı oynatmanız yetmez ve bu dünya tek kişilik değildir.

Bunların yanında, bilgisayarla gereğinden fazla zaman geçiren çocuğun uyku bozuklukları yaşama riski altında olduğunu da unutmayalım. Duygusal zekâda düşüşlerin olabileceğini de hesaba katalım.

Sorunu görmezden gelirsek; bilgisayarın çocuğun dünyasındaki yerinin giderek artacağını, ona egemen olacağını kestirmek zor değildir. Bu; çocuğun beden ve ruh sağlığı açısından bir çıkmazdır.


 

Güncelleme Tarihi: 20 Şubat 2021, 15:59
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104