Değerli hissetmek

banner37

Değerli hissetmek
banner90
banner8

Psk. Ayla KAHRAMAN


Kişinin kendini onaylaması, benimsemesi, kendinden hoşnut olması, kendini değerli ve sevilmeye değer bulması; “Benlik Saygısı” dediğimiz kavram ile ilgilidir.

Değerli hissetmek, her şeyden önce duygusal bir ihtiyaçtır. Değerli hisseden kişi, kendinden memnundur, kendini iyi hissetmektedir.

Kendini değersiz hisseden kişi, kendinden memnun değildir. Sevilmeye layık olmadığını düşünmektedir. Hayattan zevk almamaktadır. Bu durumda kişinin benlik saygısının düşük olduğundan söz edilir.

Kişinin diğerleriyle olan ilişkisi benlik kavramının olumlu gelişiminde büyük önem taşımaktadır. Çocukluk yıllarından itibaren önce aile ile sonra çevre ile kurulan ilişkiler, kişinin kendini nasıl algılayacağı konusunda etki yapar. Çocukluğunda çatışmalı ortamlarda büyümek zorunda kalan, örseleyici yaşantılarla karşılaşan kişilerin, benlik saygılarını geliştirmeleri çok daha zordur. Bazı evlerde, çiftin ilişkisindeki sorunlar veya aile yapısındaki ekonomik-kültürel yetersizlikler; ebeveynin çocuklarına yeterli ilgi ve sevgi göstermelerini engelleyebilir. Bu eksiklik, çocukların kendilerini olumlu algılamalarını engelleyen bir durumdur.

Zamanımızda, çocuklar çok küçük yaşlardan itibaren okullu oluyorlar. Kreş, anaokulu, ilkokul, orta, lise derken, çocukların zamanlarının çoğu sosyal ortamda geçiyor. Bu durumda sosyal çevre değer duygusunun oluşumunda en önemli faktör oluveriyor.

Sosyal çekiciliği olan, arkadaşlık ilişkilerine sahip kişiler, kendilerini değerli hissedeceklerdir. Ergenlik döneminden itibaren, karşı cinsin ilgisini çekmek, karşı cinsle iletişim içinde olmak da ergenin benlik değerini besleyecektir.

banner134

Ergenlik dönemi, değer duygusunun ciddi sarsıntılar geçirebildiği bir süreci içerir. Ergen “diğerleriyle” olan ilişkisine göre kendini değerli ve doğru yerde hisseder. “Diğerleri” sosyal çevresi ve ailesidir. Benlik saygısı gelişmiş bir ergen, çevresi ile ilişkilerinde seçici olabilecektir. Aile içinde çatışmalar yaşayan, sosyal hayatı yetersiz olan ergenin, seçici davranması çok zordur. Kendisine ilgi gösteren herhangi birine ya da gruba koşulsuz sarılacaktır. Kişilerle veya grupla ilişkisi bozulduğunda benlik saygısı düşük olacaktır. Kendini değersiz hissedebilecektir.

Değersizlik duygusu, birey için ciddi bir eksikliktir. Bu eksikliği yaşayan insanlar, çevrelerindeki kişilerden sürekli olarak onay almak zorunda hissederler. İlişkileri bozulduğunda, yetersizlik duyguları yaşarlar ve kendilerini suçlarlar. Kendilerini iyi ve değerli hissetmek için başkalarına duyulan ihtiyaç o kadar fazladır ki, “ben” duyguları yerlerde sürünmektedir. Başkalarının bakışı, başkalarının ona değer vermesi, başkalarının takdir etmesi beklentisi; değerli hissetmek için öz kaynaklarının farkında olmamalarına neden olur.

Değerli hissetmek; dünyaya gelindiği anda oluşmaya başlayan bir duygu durumdur. Çocuk, ebeveynine kim olduğunu, nasıl özelliklerle dünyaya geldiğini, ihtiyaçlarının neler olduğunu gösterir. Ebeveyn hayalindeki çocuk imgesiyle değil de elindeki çocuğunu anlayarak, gözleyerek tanır ve ihtiyaçlarını yerine getirirse, şüphesiz o çocuk kendini değerli ve doğru yerde hissedecektir.

Takip eden gelişim dönemlerinde de çocuk veya yetişkin; sadece kendi olduğu için kabul edildiğini, sevildiğini kavradığında kendini değerli hissedecektir.

Değerli hissetmek; dış dünya ile etkileşimden etkilenen ancak esas kaynağı kişinin varoluş değerleri olan bir duygu durumdur.

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75